2

Eşinizi, Erkek Arkadaşınızı Sevmiyorsanız Bir Önerim Var


  • Oluşturulma Tarihi : 24.05.2017 07:30
  • Güncelleme Tarihi :

DENİZ ARSLAN

Henüz havalar ‘yazlık’ moduna gelmemiş olsa da biz ‘yazlık bir şeyler alalım’ diye alışverişe gittik.

‘Ülkede kriz var’ diyor herkes ama gittiğimiz alışveriş merkezinde iğne atsan yere düşmüyor. Mağazalar işgal kuvvetleri tarafından işgale uğramış da talan ediliyor gibi görünüyor. Önce ‘bindirilmiş’ sonra da ‘%50, %60 indirilmiş’, ‘bir alana iki bedava’ tarzı kampanyalarla cilalanan ürünler, adeta kapanın elinde kalıyor.

Yazlık pantolon almak için tezgâhtar kıza yaklaştım.

‘Pantolon alacaktım’ dedim.

‘Nasıl bir şey bakıyorsunuz?’ diye sordu.

‘Valla giymelik bir şey işte’ dedim sorduğu sorunun maksadını anlamadığım için. Neticede pantolon satılan bölüme gidip ‘Bir havlu alacaktım’ diye sormamıştım.

‘Siz modayı takip eder misiniz mesela yoksa rahat şeyler mi tercih edersiniz?’ dedi.

‘Üstüme rahat bir şeyleri tercih ederim’ desem kız ‘Bana asılıyor, sapık!’ diye düşünebilirdi. Neticede Türk kızlarından öyle bir algı var ne yazık ki. Misal, iş yerinde beraber çalıştığınız birine ‘Günaydın, nasılsınız?’ dersiniz ‘Bu adam bana selam verdi, kesin asılıyor’ diye düşünebiliyorlar.

Ayrıca ünlü ve çok takipçisi olan bir yazar olarak ‘demode’ olmak istemiyordum.

‘Tabii ki günümüz modasından bir şeyler olursa…’ dedim.

‘Bedeniniz kaç?’ dedi.

‘Valla bilmiyorum. Uzun zamandır ölçtürmedim’ dedim.

Göz kararı ‘Şu beden olabilirsiniz’ deyip tezgâhın üstüne farklı renklerde çeşitli şeyler sıraladı. ‘Bu sene bunlar moda’ dedi.

Onları aldım ve kabinlere doğru gittim. Kabinlerin önü iftar yemeği dağıtılan belediye çadırı gibiydi. Her kabinde birkaç kişi sırada bekliyordu. Kabinden çıkanlar eşine sevgilisine giydiklerini ‘Nasıl oldu canım?’ diye gösteriyor, onlarda ‘Sanki biraz dar oldu’, ‘Tam üstüne oturdu’, ‘Bunun başka rengine bakalım’ diye bir şeyler söylüyorlardı.

Uzatmayalım, sıra bana geldiğinde sevinçle kabine girdim. Üstümdekini çıkartıp tezgâhtarın verdiği pantolonu giymeye çalıştım. Pantolon değil tayt vermişti adeta. Tüm bacaklarımı, bedenimi sarıp, paçası ayak bileğimin üstüne kadar çıkıyordu.

Kabindeki aynadan kendime baktığımda beş yaş küçük kardeşimin pantolonunu giymeye çalışan ağabey modundaydım. Mabat kısmı ayrı ön taraf ayrı sıkıyordu.

Kendimi ‘farklı’ hissettim. Utancımdan dışarı çıkıp birine soramadım bile.

Diğer pantolonlara baktım aynı modeldi hepsi.

Kendi pantolonumu giydim ‘ohh’ diye rahat bir nefes aldım. Tezgâhtar kızın yanına geldim. ‘Sanırım küçük beden verdiniz, bunlar çok sıkıyor, ayrıca paçası ayak bileğimin üstüne kadar çıktı’ dedim.

‘Paçalar bu sene böyle. Beli mi sıktı?’ diye sordu.

‘Sadece beli değil, her tarafı’ dedim.

‘Beyefendi moda dediniz. Bu sene bunlar moda. Bakın dedi’ etrafta daracık pantolon giymiş dolaşan diğer erkekleri gösterdi.

‘Ben en iyisi bildiğimden şaşmayayım’ deyip giydiğim pantolonun klasik modelinden istedim, aldım ve çıktım.

‘Algıda seçicilik’ diyorlar ya, dışarı çıktığımda etraftaki erkeklere baktım. Özellikle genç nesil bu yeni moda daracık pantolonlara çok rağbet göstermişti. Bence bu modayı ‘erkek düşmanı’ birileri başlattı. Çünkü genital bölgeye kan akışını tamamen durduran bu giyim tarzı, erkeğin cinsel bölgesini yok etmek için birebir. Bir silah yapmaya kalksan bundan iyisi olmaz.

İddia ediyorum bu pantolonları giyenler bir süre sonra ‘iktidar’ sorunu yaşayacaklar.

Sevgili erkekler; sağlığınızı düşünüyorsanız, Sevgili bayanlar erkek arkadaşınızın, eşinizin sağlığını düşünüyorsanız bu pantolonları giydirmeyin. Ha onu sevmiyorsanız ‘biz kardeş kardeş yaşarız’ diyorsanız o da sizin tercihiniz.

Eşinizi, Erkek Arkadaşınızı Sevmiyorsanız Bir Önerim Var
Dr. Deniz Arslan
Yazarımız Kim ?

Dr. Deniz Arslan