2

Yazının Adı ‘Güzel Başlıklı Yazı’ Olsun


  • Oluşturulma Tarihi : 29.12.2015 08:05
  • Güncelleme Tarihi :

Bundan sonra birkaç satır yazıp bırakacağım.

Kimse uzun yazı okumuyormuş. Herkes aynı şeyi söylüyor. ‘Abi yazıların çok uzun ya. Biraz daha kısa olsa’ diyorlar.

Bu gün sekreterim ‘Hocam, bir yazınız beni çok etkiledi’ dedi.

Normalde ‘aaa öylemi, çok sevindim, beni mutlu ettin’ falan derim. Ama o gün nedense yazıyı gerçekten okuyup okumadığını merak ettim.

‘Hangi yazım?’ diye sordum.

‘Aşkla ilgili bir şeydi. Ama şimdi tam hatırlayamadım’ dedi.

‘İyide ben hemen her gün aşka ilgili yazıyorum. Aşk olmazsa hayatın ne anlamı kalır ki’ dedim.

‘Hocam öyle de aşk hiç iyi bir şey de değil’ dedi.

‘Neden?’ dedim.

‘Aşk acı veriyor, üzüyor, sonunda da insanlar olan inancını kaybediyorsun’ dedi.

‘Aşk kötü bitse de bana yazma ve üretme isteği veriyor.’

‘Size yazma isteği verdiğini gayet iyi görüyoruz. Maşallah bir yazıyorsunuz yazının sonu görünmüyor’ dedi.

‘Nasıl yani?’ dedim.

‘Hocam yazılarınız çok uzun. Bir de bende migren var. Çok bakamıyorum ekrana’ dedi.

‘Oysa ben seni ne zaman görsem telefonun ekranına gözünü kırpmadan bakıyor görüyorum’ dedim.

‘Hocam İnstagram, facebook, twitter sayfama şöyle hızlı hızlı bakıyorum. Aynı noktaya uzun süre, sabit şekilde bakamıyorum. Bakınca başım ağrıyor’ dedi.

‘Benim yazılarımı nasıl okuyorsun peki? ‘dedim.

‘Hocam valla hepsine zaten bakamıyorum. Yazılar uzun, başlıkları ilgimi çektiğinde de satırlara öyle göz gezdiriyorum. İlgimi çeken paragrafları okuyorum. Ama özellikle aşk yazılarını okuyorum’ dedi.

‘Teşekkür ederim ama en azından doğruyu söylüyorsun. Yalandan, ‘hepsini okuyorum’ demenden iyidir’ dedim.

‘Hocam keşke yalan hayatın hiçbir alanında olmasa. Herkes içinden geçeni, gerçek fikrini, düşüncesini söylese ne güzel olurdu. Belki bir dönem üzülürsün, kırılırsın ama sonra sana gerçeği söylediği için o insanın senin için ayrı, özel bir değeri bile olabilir. Mesela sizin bir yazınızda da vardı. Sanırım ‘Kadınlar ve Aşk’ yazısıydı. Oradaki kız bir türlü aklımdan çıkmadı’ dedi.

‘Nesi aklından çıkmadı’ dedim.

‘Hocam arkadaşı ile ayrılmasını üzerinden aylar geçmiş olmasına rağmen hala bir umutla onun kendisine dönemsini bekliyormuş. Neden biliyor musunuz? Çocuk ondan ayrılırken ona sarılıp ‘seni seviyorum’ dediği için. Ama bence ona yalan söylüyordu, sırf onu kırmamak için. Eğer gerçekten onu sevmiş olsa, ona dürüst olurdu. ‘Sen artık kendine yeni bir yol çiz, ben seni artık sevmiyorum, bunda sonra da hayatında olmayacağım’ dese çok daha dürüst olurdu.’

‘Ama bazen insan değer verdiği bir insana doğruyu söyleyemeyebilir. ‘Üzerimdeki kıyafet nasıl olmuş, çok yakıştı değil mi?’ diye gözünün içine onaylar gibi bakan birine ‘Hayır seni çok şişman göstermiş, göbeğin kocaman görünüyor’ diyemeyebilirsin bazen’ dedim.

‘Hocam keşke söyleyebilseniz. Belki onu başka insanlar tarafından alaya alınmaktan kurtarmış olursunuz’ dedi.

Baktım ki onunla baş edemeyeceğim.

‘Neyse konu daha fazla uzamadan ben gidip bunu yazayım, belki okursun’ dedim.

‘Başlığa bakarım hocam, güzel bir başlık koyun, okurum’ dedi.

Yazının Adı ‘Güzel Başlıklı Yazı’ Olsun
Dr. Deniz Arslan
Yazarımız Kim ?

Dr. Deniz Arslan