Tüm dünya ülkelerinde, çeşitli toplumsal faktörlerden etkilenerek artan stres, kaygı ve depresyon seviyeleri bildirilmekte ve stresin, son yıllarda giderek artan önemli bir küresel sağlık sorunu haline geldiği gözlenmektedir. Stresin neden olduğu psikolojik, zihinsel ve fiziksel sorunlarla bilimsel yöntemlerle başa çıkmak için, potansiyel olumsuz koşullar karşısında stresi etkili bir şekilde yönetmek önemlidir. Stres kontrolü için en etkili yöntemler arasında yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme; günlük fiziksel aktiviteyi bir yaşam tarzı olarak benimsenmesi ve düzenli bir uyku alışkanlığının kazanılması büyük önem taşımaktadır. Bireysel çabalara ek olarak, gerektiğinde bu alanla ilgili uzmanlardan psikolojik destek almak, duygusal, davranışsal ve bilişsel sağlık yönetimi için tıbbi bir destek sürecinin de son derece faydalı olacağı da gözden uzak tutulmamalıdır.
Fiziksel aktivite, iskelet kasları tarafından üretilen ve enerji harcamasına yol açan her türlü bedensel hareketi kapsarken, egzersiz ise özellikle fiziksel uygunluğu iyileştirmeyi amaçlayan planlı, yapılandırılmış aktiviteleri ifade etmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalarda, aerobik antrenmanlar, direnç antrenmanları ve zihin-beden uygulamaları (yoga ve tai chi gibi) dâhil olmak üzere çeşitli yöntemlerin stres kontrolüne katkıda bulunduğunun altını çizilmektedir. Mevcut kanıtlar, haftada en az 4 gün 150 dakika orta yoğunlukta aerobik aktivitenin haftada iki gün direnç antrenmanı ile desteklenmesinin pratik bir egzersiz programı olacağı belirtilmektedir. Özellikle, kısa süreli fiziksel aktivite seanslarının (10-20 dakika) bile psikolojik (ruh hali) sağlığın korunmasında için önemli sağlık katkıları sağlayabileceği vurgulanmaktadır. Bu nedenle, bireysel ve toplumsal düzeyde planlanacak olan sağlık stratejilerinde fiziksel aktiviteye yönelik yatırımların arttırılması (sağlıklı yaşam için spor alanları ve toplumsal egzersiz programları oluşturmak gibi) ve fizik aktiviteye katılım oranlarını arttırabilmek için danışmanlık desteği sağlayabilecek birinci basamak sağlık hizmetlerinde başvuru noktalarının arttırılmasına odaklanılması önem taşımaktadır.
Egzersizin, olumsuz duyguları hafifletmede ve bilişsel kontrolü geliştirmede önemli roller oynayan serotonin, norepinefrin ve dopamin dâhil olmak üzere merkezi monoaminleri önemli oranlarda arttırıyor olması stres kontrolünde olumlu bir etki ortaya çıkarmaktadır. Uzun süreli fiziksel aktivitenin de beyin kaynaklı nörotrofik faktörü (BDNF) arttırması da stres seviyelerini ve buna bağlı gelişebilecek olan korku tepkilerinin ortadan kaldırılması için önemli katkılar sağladığı belirtilmektedir. Bu nedenle düzenli fiziksel aktivitenin anksiyete (endişe, kaygı) ve depresyon bulgularını önemli ölçüde azalttığını ve yaşam içinde karşılaşılabilecek olan stres faktörlerine karşı fizyolojik tepkiyi azaltabileceği de kapsamlı bir şekilde gösterilmektedir. Bu olumlu etkilerin sağlanabilmesi için hem aerobik hem de direnç antrenmanı fayda sağlayabildiği ve her ikisin birlikte uygulanması durumunda etki düzeyini arttırabileceği öngörülmektedir.
Toplum sağlığı açısından, fiziksel aktivitenin teşvik edilmesiyle sadece psikolojik risklerin azaltılması değil ama aynı zamanda geniş kapsamlı metabolik sağlık katkıların (kardiyovasküler, metabolik ve kas-iskelet sistemi) sağlanması mümkün olacaktır. Fiziksel aktivite müdahalelerinin stres kontrolü açısından sağlayacağı faydalarının kalıcılığını ve ideal sürdürme stratejilerini açıklığa kavuşturmak için egzersiz önerilerinin her bireyin temel fiziksel uygunluk düzeyine ve eşlik eden hastalıklarına göre uyarlanmış tür, yoğunluk, sıklığın dikkate alınmasıyla, bireysel antrenman programlarının uygulanmasının stres kontrolünde çok daha olumlu sonuçları ortaya çıkaracağı da özellikle vurgulanmaktadır.
Sonuç olarak, düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı, stres tepkisinin altında yatan biyolojik alt yapılar ve psikolojik süreçler üzerinde çok yönlü olumlu sağlık etkileri göstermektedir. Düzenli egzersiz alışkanlığı stres kontrolü için hem önleyici hem de tedavi edici bir yöntem olarak önerilmekle birlikte bazı araştırmalarda fiziksel aktivitenin bilişsel sağlık üzerinde de önemli etkilerinin olduğunun altını çizmektedir. Bu açıdan bakıldığında, düzenli fiziksel aktivite, klinik ve toplumsal sağlık anlamda, stresle ilişkili bozuklukların bireysel ve toplumsal yükünü hafifletebilecek etkin bir tedavi yöntemi olarak değerlendirilmektedir.