Sayfa Yükleniyor...
15 Temmuz FETÖ darbe girişimi, ülkemize yönelik yapılan en kötü ve en büyük hainlik girişimi olarak tarihteki yerini almıştır. 15 Temmuz; aynı zamanda vatanını, milletini, bayrağını ve ezanını korumak için insanımızın meydanlara indiği ve milli iradeye sahip çıktığı gün olarak da tarihteki yerini almıştır. İkinci yılına giren hain kalkışma girişimi başarısız olmasına rağmen şüphesiz ülkemize, milletimize ve inancımıza büyük bir zarar vermiştir. Tarihimizin en karanlık günlerinden birine şahit olduğumuz, ülkemizin birliğine ve dirliğine yönelik yapılan bu hain kalkışma, vicdanlarımızda unutmayacağımız maddi ve manevi ağır yaralar açmıştır. Zihinlerde bıraktığı tahribatı onarmak ise ülkemizin ve milletimizin yıllarını alacaktır. Bu tahribatın hasar tespitini kurumlar yapmıştır ya da yapıyordur. Ancak toplum olarak bu hain darbe girişiminden almamız gereken ya da çıkarmamız gereken dersler vardır. Veya bir başka ifade ile bu ihanet eksiklerimizi ve yanlışlarımızı görme imkanı verdi.
1. Eğitim sistemimizi gözden geçirme
Bir milletin geleceği eğitime verdiği öneme bağlıdır. Zira toplumlar eğitim toluyla irfan ordusu yetiştirmektedir. Aynı şekilde eğitim, toplumların gelişmesinde ve ilerlemesinde en önemli role sahiptir. Ancak üzülerek ifade edelim ki eğitim sistemimiz on yıllardır sorunlu. Bu alanda devlet okulları yeterli olamayınca dershaneler ortaya çıktı. FETÖ de dershaneler ve okullar yolu ile bu alanı iyi kullandı. Çocuklarımızı, gençlerimizi elimizden aldı ve geleceğimizi kararttı. Onun için bu şerden bir ders çıkarmalıyız. Eğitim sistemimizi daha ciddi anlamda ele alıp çocuklarımız başka yapı ve gurupların kucağına düşmeden devletin şefkatli kollarında eğitimini almasını sağlamalıyız.
2. Din eğitimini ilkokuldan itibaren çocuklarımıza vermeliyiz
Din, toplumların en hassas olduğu konulardan biridir. Müslüman kimse, inancını öğrenme, çocuklarına öğretme sorumluğunu yerine getirmek ister. Yıllarca bu istek ya da sorumluluk devlet eli ile verilmediğinden insanlar bir arayış içerisine girdiler. Bu arayış neticesinde hepsini aynı kefeye koymak doğru olmamakla birlikte bazı gurupların eline düştüler. Netice maalesef 15 Temmuz darbe ihaneti. O halde bu şerden de bir ders almalı ve din eğitimini ilkokuldan itibaren çocuklarımıza hem Diyanet İşleri Başkanlığı hem de Milli Eğitim Bakanlığı kanalı ile devlet vermelidir. Ancak bu eğitim geçiştirilerek, boş saatler doldurularak verilmemelidir. Bilakis bir ciddiyetle verilmelidir.
3. Üniversite öğrencileri için yurt yapılmalı
Üniversitesiz şehrimiz hamd olsun kalmadı. Hatta ilçelerimizde bile üniversiteler, fakülteler, yüksekokullar bulunmaktadır. Ancak öğrenci yurtlarımız yeterli kapasiteye sahip değildir. Yurtlar yeterli olmadığından üniversiteyi kazanan öğrenciye devlet yurdu çıkmadıysa, kendine ev tutma imkanı da yoksa eğitimine devam edebilmek için istemese de farklı gurup ve ideolojilerin evlerinde kalmak zorunda kalmaktadır. Bunun sonucunda da gelecek kuşaklarımız farklı gurup ve ideolojilerin eline düşmektedir. Onun için bunun önüne geçme adına yurtlarımızın kapasitesini acilen artırılmalı, özel yurtlarda devlet tarafından denetlenmelidir.
4- Görev ve atamalarda hakkaniyeti göz önünde bulundurmak
İhanet şerrinden almamız gereken bir başka ders hakkaniyettir. Yani görev ve atamalarda kişinin rengi, ırkı, inancı ya da düşüncesi değil, ehliyet ve liyakat dikkate alınmalıdır.
5- Herkesin işini yapması
Yani siyasiler siyasetini, asker askerliğini, cemaatler irşat ve tebliğini yapmalıdır. Kimse diğerinin alanına el atmamalı, göz dikmemelidir. Yoksa netice ülke ve millet için büyük bir hüsran olmaktadır. 15 Temmuz hain darbe girişimi bunun bir örneğidir.
6- Diyanet İşleri Başkanlığının önemi
İhanetin ve darbenin bize verdiği bir başka ders, diyanetin bu ülke için vazgeçilmez bir kurum olduğudur. Bunu da, akla ve çağa uygun fetvaları, İslam’ı doğru anlamak için Kur’an’a ve Sünnete olan hassasiyeti, bilimsel çalışmaları, sağduyusu, milletimizin dini ve manevi hayatını ayakta tutmak için verdiği gayret ve hizmetlerden dolayı söylemek isterim. Yıllarca diyanete gerekli önem verilmediği için FETÖ ve benzeri guruplar neşet etti ve de güçlendi. Umarım ki bundan sonra diyanet daha fazla dikkate alınır.
7- Mürşidi sorgulamayı
O karanlık gecenin bize verdiği bir başka ders, ‘hocamız’ ‘şeyhimiz’ diyerek “Akıl etmez misiniz, düşünmez misiniz?” gibi ilahi hitapları bir kenara bırakarak, birtakım insanlara veya organizasyonlara körü körüne bağlanmamaktır. Tabi işin ehli, gönül insanlarını bundan tenzih ediyorum. Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy, “Tarihi ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?” diyor. Biz de toplum olarak bu hain darbe girişiminden gerekli dersleri alıp kutlu yolumuza ve yolculuğuma birlik ve beraberlik içerinde devam etmeliyiz ki bir daha bu tarz ihanet bu topraklarda yaşanmasın. Son olarak 15 Temmuzda yaşanan hain darbe girişiminde şehit olan vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, gazilerimize şifa, ailelerine de sabır diliyorum. Allah, İslam’ın son kalesi olan bu güzel ülke Türkiye’ye ve aziz milletimize bir daha böyle bir ihaneti yaşatmasın.
Selam ve dua ile…