Alkolü içmek bütün mezheplerde haramdır. Ama onunla temizlik yapma hususu ise mezhepler arasında tartışmalıdır. Elbiseye dökülen ya da yüze sürülen kolonya konusu da bunlardan biridir. Hanefi mezhebine göre kolonya ve benzeri temizlik maddelerini içmek, içki içmek gibi yasak ve haramdır. Çünkü içinde alkol vardır. Ama bunları temizlikte kullanmak caizdir. (Tıraştan sonra yüze kolonya sürmek, kolonyalı ıslak mendil kullanmak gibi). Aynı şekilde ele yüze sürülen veya elbiseye dökülen kolonya veya sürülen parfümle namaz kılmak caizdir. Çünkü necis ve pis sayılmaz. Namaz kılınması halinde de bu namaz geçerlidir. Şafii mezhebine göre ise kolonya ve benzeri maddeler içinde alkol barındırdığından necistir. Yani pistir. Kolonya ve benzeri maddeler necis olduklarından onları içmek haram olduğu gibi onları temizlik ya da başka bir gaye için de olsa kullanmak caiz değildir. Dolayısıyla Şafii mezhebine göre ele yüze ya da elbiseye dökülen kolonya, parfüm ve benzeri maddeler ile namaz kılmak caiz değildir. Kılınması halinde namaz geçersizdir. Bu namazı yeniden kılmak gerekir.
Vakit girdi diye vakit girmeden yanlışlıkla kılınan namaz geçerli olur mu?
Namaz kılmada esas olan ezanın okunması değil namaz vaktinin girmiş olmasıdır. Yani bir namaz vakti girmişse ezan okunmamış olsa dahi o namaz kılınabilir. Aynı şekilde bir namaz vakti girmemişse ezan okunsa dahi kılınmaz. Mesela hoca yanlışlıkla sabah namazı vakti girdi diye ezan okursa ve vakit girmemişse velev ki ezan okunmuş olsa dahi namaz kılınmaz kılınsa da geçersizdir. Çünkü vakit girmemiştir. Aynı şekilde namaz vakti girmişse ama gerek elektrik olmayışından, gerekse imamın herhangi bir maruzatından dolayı ezan okunmamışsa bile namaz vakti girmiştir. Kişi namazını kılabilir
İslam’da ölen kişi için yas tutmak var mıdır?
Ölen bir dost ya da akraba için yas tutmak, üzülmek, hüzünlenmek dinen caizdir. Hatta kişinin acısını açığa vurup ağlaması ve gözyaşı dökmesi de caizdir. Nitekim Hz. Peygamber de oğlu İbrahim ölünce ağlamış, yine can çekişmekte olan kızının oğlu kendisine arz edilince, gözlerinden yaşlar boşanmıştır. Sebebi sorulunca da “Bu Allah’ın rahmetidir, onu kullarının kalplerine koymuştur. Allah ancak merhametli olan kullarına merhamet eder.” Buyurmuştur. (Buhari, “Cenaiz” 43.) Ölünün arkasından ağlamak ve yas tutmak caiz olmakla beraber Allah’ın takdirine karşı çıkmak ve cahiliye döneminde olduğu gibi yaka-paça yırtarak ağlamak, isyan içeren sözler sarf etmek caiz değildir.
Kazaya kalan namazları kaza etmek dışında ödeme şekli var mı?
Herhangi bir sebeple vaktinde kılınmayan ve böylece yükümlünün zimmetine borç olarak geçmiş bulunan namazların bir tek ödeme yolu vardır, o da kılamadığımız namazları kılmaktır. Yani kaza etmektir. Bundan başka namazın zimmetten düşürülmesi için bir yol yoktur. Dolayısıyla hangi sebeple kazaya kalmış olursa olsun vaktinde kılınmamış bir namazın borcundan kurtulmak için illaki onu kaza etmek gerekir. Fidye veya para vermek ya da başkasına kıldırmak şekli ile bu namaz borcu ödenmez. Günün Ayeti
“O halde yetime zulüm etme. Dilenciyi de azarlama. Sadece Rabbinin nimetini (hatırla ve) anlat. “
Duha, 93/9-11.
Günün Hadisi
“Şüphesiz ki bu Din kolaylıktır. Her kim, (kolay olan) bu dini zorlaştırırsa altında kalır. Onun için orta bir yol tutun ve Dini en uygun bir biçimde uygulayın.”
(Buhârî, “İman”, 29.)
Günün Sözü
Günün sonunda mazeretler değil sonuçlar önemlidir.
Günün Duası
Allah’ım ömrümün geri kalanını geçmiş ömrümden hayırlı ve bereketli eyle.
Bunları biliyor muyuz?
Hadîs-i Mürsel Nedir?
Sahâbe-i kirâmın ismi söylenmeyip, Tâbiîn’den birinin, doğruca Resûl-i ekrem buyurdu ki dediği hadîs-i şerîflerdir.
Günün Nüktesi
Melekler amin der...
Ümmü Seleme şöyle demiştir:
Hz. Peygamber vefat eden Ebu Seleme’nin yanına girdi. Ebu Seleme’nin gözleri açık kalmıştı. Peygamberimiz gözlerini kapadı, sonra:
“Şüphesiz ruh alındığı zaman, göz onun arkasından baka kalır.” buyurdu.
Ailesinden bazıları çığlık attılar.
Bunun üzerine Peygamberimiz:
“Kendinize ancak hayır dua edin. Çünkü melekler söylediklerinize âmin derler.” buyurdu, sonra da şu duayı yaptı:
“Allah’ım, Ebu Seleme’yi affet, derecesini hidayete erenlere yükselt, arkasında kalanlarını sen koru. Bizi de, onu da bağışla. Ey Alemlerin Rabbi, bu ölünün kabrini genişlet ve kendisine orada bir ışık yarat.”
Müslim, “Cenâiz,” 4.