Afetler karşısında tedbirli davranmak kadere aykırı mı?

Doç. Dr. Zeki Uyanık
Doç. Dr. Zeki Uyanık

Tedbirin alınması takdire aykırı bir iş değildir. Eğer bir husustaki takdir-i ilahi, Levh-i Mahfuz'da takdir ve tespit edilmiş ise, onda değişiklik olmaz. Ama biz hayatımızı kurallara ve emredilene göre yaşamak zorundayız. Başımıza gelecekleri ya da kavuşacağımız nimetleri ve güzellikleri biz bilemeyiz. Zira biz gayb ilmine sahip değiliz. Dolayısıyla hayatımızı yaşarken nasıl rızkı veren Allah olduğu halde rızık temini için çalışıyorsak aynı şekilde başımıza gelmesi muhtemel kaza ve tehlikeleri bertaraf etmek için de tedbir almak zorundayız. Ama aldığımız bu tedbir asla kadere muhalif değildir. Bilakis bu tedbiri almamak tıpkı rızkı aramamak ve sebeplere sarılmamak gibi yanlıştır.

 

Güzellik için büyük burnu küçültmek caiz mi?

İslam dini, insanın yaratılıştan var olan güzelliklerini daha belirli hale getiren, takı takma, saçları tarama, meşru ölçüde süslenme, güzel giyinme... gibi davranışları mubah kılmıştır. Ancak, fıtraten yani yaratılıştan verilmiş özellik ve şekillerin değiştirilmesini yasaklamıştır.

Buna göre, Allah'ın yarattığı şekli beğenmeyerek, ameliyatla bazı uzuvların şekillerini değiştirmek, tabiî güzelliğin fevkinde güzellik aramak dinen caiz değildir. Kur'an-ı Kerim, şeytanın 'Şüphesiz onlara emredeceğim de Allah'ın yaratılışını değiştirecekler.' (Nisa, 4/119) dediğini naklederek, bu tür davranışları şeytanî işler olarak nitelemektedir.

Dolayısıyla güzellik için büyük olan burnu estetik için küçültmek dinen uygun değildir.

 

Hayattayken bağışlanan mal kişinin vefatından sonra mirasa dahil edilir mi?

Vefat eden kimse daha hayattayken birilerine bir malını hibe etmişse ve bu mal teslim alınmışsa artık o mal vefat eden kişinin malı olmaktan çıkmıştır.

Böyle olunca da bu kimse vefat ettiğinde hibe ettiği bu mal onun mirasına dahil edilmez. Örneğin, baba hayattayken bir evladına ya da bir başkasına bir mal vermiş ise ve bu mal teslim alınmış ise artık bu mal kalacak olan mirasa dahil olmaz.

 

İmsakten hemen sonra sabah namazı kılınabilir mi?

İmsak vaktinin girmesi ile yatsı vakti çıkmış, sabah namazı vakti girmiş olur. Bu itibarla imsak vakti girince sabah namazı kılınabilir. Çünkü artık yatsının vakti çıkmış başka bir namazın yani sabah namazının vakti başlamıştır. Dolayısıyla imsak vaktinden hemen sonra sabah namazı kılınabilir.

 

Günün Ayeti

“Kim bir kötülük yapar veya nefsine zulmeder de sonra Allah’tan bağışlanma dilerse Allah’ı çok bağışlayıcı ve merhametli bulur.”

Nisâ, 4/110.

 

Günün Hadisi

'Mü’minin nuru ve beyazlığı, abdest suyunun ulaştığı yere kadar varır.'

Müslim, “Tahâret”, 40.

 

Günün Sözü

“Bir toplumda dayanışma ruhu ne kadar güçlü olursa, o toplumun gücü de o kadar büyük olur.”

İbn Haldûn

 

Günün Duası

Allah’ım, emeğimi boşa çıkarma ve alın terimi bereketlendir.

 

Bunları biliyor muyuz?

Akabe Bey’atları nedir?

Hz. Peygamberin Medine'den gelip ilk Müslüman olanlarla 621-622 yıllarında Mekke'nin Akabe adı verilen mevkîinde yaptığı iki anlaşma ve ahitleşmesidir.

 

Günün Nüktesi

Ömür Sermayesi…

Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri yoldan geçerken bir buz satıcısına rastlar.

Satıcı: “Sermayesi erimekte olan insana yardım edin!” diye bağırmaktadır.

Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri bu sözü duyunca düşüp bayılır. Etrafına toplananlar onu ayıltırlar. Neden bayıldığını merak ederler.

Sonra Cüneyd-i Bağdadi hazretlerinin;

“Satıcı buzunun erimesine üzülürse benim ömür sermayem erirken ben ne yapmaktayım” düşüncesiyle bayıldığını öğrenirler.”