Cenaze geçtiği sıra ayağa kalkmanın dini hükmü nedir?


  • Oluşturulma Tarihi : 23.01.2026 09:02
  • Güncelleme Tarihi : 23.01.2026 09:02

İslam’a göre insan yaratılış olarak şerefli bir mahluktur. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de bu konuda mealen şöyle buyrulmaktadır. “And olsun biz insanoğlunu şerefli kıldık.” (İsrâ, 17/70.) İnsana Allah’ın yarattığı bir varlık olduğundan hayattayken de ölümden sonra da saygı gösterilmesi gerekir. Öyle ki Hz. Peygamber yanından geçen bir cenaze için ayağa kalkmıştır. Cenazeye şahit olan kişi, vefat edenin yakınlarına taziyede bulunup üzüntülerini paylaşmalı onlara ve cenazeye saygı ile davranmalıdır. Ayrıca bundan ibret almalı ve tefekkür etmelidir. Ayağa kalkmak da bu ruh halinin bir ifadesidir. Sonuç olarak; cenaze için ayağa kalkmak zaruri olmamakla birlikte, ölüye ve yakınlarına saygının ifadesi olarak güzel bir davranıştır.

İnternetten indirilen programları kullanmak caiz mi?

Başkasının emeğini gasp anlamına gelecek her iş, tutum ve davranış, kul hakkı sorumluğunu gerektirir. Bu sorumluluk ise, söz konusu hak sahibine iade edilmedikçe veya helallik alınmadıkça ortadan kalkmaz. İslam emeğe büyük değer verir, haksız kazanca karşı çıkar. Kur’an-ı Kerim’de: “İnsan için ancak çalıştığı vardır.” (Necm, 53/39) buyurulur. Hz. Peygamber de emeğin hakkının verilmesini değişik hadisleriyle ifade etmişlerdir. Bunlardan birinde “Hiçbir kimse, elinin emeği ile kazandığını yemekten daha hayırlı bir kazanç yememiştir. Allah’ın Peygamberi Davud da kendi elinin emeğini yerdi.” (Buhari, Büyu’, 15) buyurmuşlardır. Teknolojinin geliştiği, insan emeğinin çok değişik şekil ve ortamlarda tezahür ettiği günümüzde aynı ölçüde hak ve emek ihlalleri söz konusu olmaktadır. Bu hak ihlalleri elektronik ve bilgisayar dünyasında da yaşanmaktadır. Bu tür haksız davranışlar sadece bireylerin hakkını gasp etmiş olmamakta, aynı zamanda, o alanlarda emek harcayan insanların yeni ürünler üretme konusundaki şevkini kırmakta, bu da geniş anlamda kamu hakkı ihlaline dönüşmektedir. Bu sebeple birer emek mahsulü olarak internet ortamına geçirilmiş olan her türlü program, yazılım, kitap müzik vb. ürünleri ilgililerin izni olmadan elde edip kullanmak caiz değildir.

Bir malın fiyatına sınırlama koymak caiz mi?

İslam’ın ekonomik anlayışında serbest piyasa anlayışı vardır. Bu anlayışta isteyen istediği oranda mal alır ve satar. Bu malı da istediği fiyata alır ve satar. Tabi olağan durumlar için geçerlidir. Ancak olağan üstü dönemlerde deprem, afet, kıtlık… Dönemlerinde devlet gerektiğinde malın hem stokunu, karaborsasını, önlemek hem de kıtlıktan dolayı insanların mağdur duruma düşmemeleri için fiyatlara fıkhi bir tanımla narh koyabilir. Yani fiyatlara sınırlama getirebilir. Lakin bugünkü piyasa koşulları gibi zamanlarda fiyatlara sınırlama getirilmez. Fiyatlara sınırlandırma getirilmediği gibi aynı zamanda kar oranlarına da bir sınırlandırma getirilmez. Çünkü istenilen bütün temel ihtiyaçlar her yer de var. Günümüzde de serbest rekabet piyasası var. Bir markette ya da iş yerinde satılan malının fiyatını beğenmeyen vatandaş diğer marketten ya da iş yerinden ihtiyacını alabiliyor. Kıtlık ve karaborsa olmadığından fiyatlara ve kar oranlarına bir oran koyulmaz. Tabi her ne kadar dinen fiyatlara bir oran koyulmasa da Müslüman yakışan başta ticaretinde olmak üzere hayatın her alanında ehli vicdan olmasıdır.

Günün Ayeti

Saçıp savuranlar, şüphesiz şeytanlarla kardeş olmuş olurlar; şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.

İsra, 17/27.

Günün Hadisi

“Eğer siz Allah’a gereği gibi güvenseydiniz, kuşları doyurduğu gibi sizi de rızıklandırırdı. Kuşlar sabahları kursakları boş olarak çıktıkları hâlde akşam doymuş olarak dönerler.”

(Tirmizî, “Zühd”, 33)

Günün Sözü

“Zenginlerle sohbet ederken aziz, fakirlerle sohbet ederken zelil ol. Zira zenginlere karşı izzetli davranman tevazu, fakirlere karşı zilletli davranman şereftir.”

(Ebû Osman Hîrî)

Günün Duası

Allah’ım bugün bana kabirde ve ahirette fayda sağlayacak iş ve ameller nasip eyle.

Bunları biliyor muyuz?

Karz nedir?

Altın, gümüş, para veya buğday, arpa gibi misli bir malın, bir müddet sonra mislinin geri verilmesi üzere ödünç olarak verilmesidir. Tam olarak karşılamamakla birlikte aynı manayı ifade etmek üzere Türkçede, ödünç ve borç kavramları da kullanılmaktadır.

Günün Nüktesi

Helak…

“Allah bir kulu helak etmeyi dilediği zaman ondan hayayı alır.

Ondan hayayı aldığı zaman artık ona Allah’ın gazap ve cezası gelir.

 Allah’ın gazabı geldiğinde de ondan emanet duygusu çekilip alınır.

 Güvenirlilik alındıktan sonra o kimse hainleşir. O hainleşince de ondan merhamet çekilip alınır.

Ondan merhamet alındığı zaman da o kimse artık kovulmuş ve lanetlenmiş olur.

Kovulup, lanetlendiği zaman da İslam bağını boynundan çıkarmış olur.”

İbn Mace, “Fiten”, 41.

Cenaze geçtiği sıra ayağa kalkmanın dini hükmü nedir?
Doç. Dr. Zeki Uyanık
Yazarımız Kim ?

Doç. Dr. Zeki Uyanık