Sayfa Yükleniyor...
İslam dini, kadın ve erkeğin ziyneti hususunda bir takım kurallar koymuştur. İslam dininde ziyneti ağırlıklı olarak kadın takmakla birlikte erkeğin de kullanabileceği ziynet eşyası vardır.
İslam dini, kadının da erkeğin de ziynet eşyası kullanımında bazı kurallar ve kaideler koymuştur. Bu kurallar ölçüsünde kadın ya da erkek ziynet eşyası kullanabilmektedir. Altının kadına caiz, erkeğe haram, gümüşün her ikisine caiz olması gibi.
Erkeklerin küpe takması meselesi de bunlardan birisidir. Şu bir hakikattir ki küpe bütün toplumlarda kadınlara özgü bir aksesuardır. Ancak günümüzün modern dünyasında erkekler de küpe takmaktadır.
Sevgili Peygamberimiz: Kadınlara benzemeye çalışan erkekler, erkeklere benzemeye çalışan kadınlar, Allahın rahmetinden uzaktır. ( Buhari, Libas 61-62 ),
Kim bir kavme (topluluğa) benzemeye çalışırsa o, onlardandır.(Ebu Davud, libas, 4)
Bu ve benzeri hadislerle kadınların erkeğe, erkeklerin kadınlara özenmesini ya da benzemesini kınamış ve uzak kalınması hususunda uyarmıştır.
Erkeklerin küpe takması meselesi de bu hadislerin ışığında İslam müçtehitleri tarafından değerlendirilmiş ve erkeğin küpe takmasını harama yakın mekruh görmüşlerdir.
Bu anlamda Müslüman erkeğin kadınlara has süs eşyalarını kullanmaktan uzak durmaları gerekir. Ayrıca erkeğin küpe takmasının dini sakıncalarının yanında gelenek ve göreneklerimizde de böyle bir fiil hoş karşılanmayarak ayıplanmaktadır.
Adak kurbanını dişi hayvandan kesmek caiz mi?
Eti yenilmesi helal olan bütün büyük baş ve koyun keçi gibi küçük baş erkek ve dişi hayvanlardan hem adak hem de kurban olur. Kurban ya da adak hususunda caizlik anlamında erkek ile dişi hayvan arasında bir fark yoktur. Her iki hayvan cinsinden de kurban ve adak olur.
Fakat Peygamberimizin mümkün mertebe koç kesmesini dikkate alan fakihler, koç kesmenin koyun kesmeye göre daha faziletli olduğunu söylemişlerdir. Bunun da sebebi hayvan neslinin devamı içindir. Dişi hayvanlar doğurduğu için kesilmesi ikinci planda bırakılmıştır.
Selam vermenin ve almanın hükmü nedir?
Dinimizce selam vermek sünnet onu cevaplandırmak ise farzdır. Bir topluma selam verildiği zaman o toplumdan sadece bir kişi bu selama karşılık vermesi bu farzı yerine getirmek için yeterlidir. Şayet cevap verilmese o toplumda oturan her Müslüman günahkâr olmuş olur.
Selamı o toplumun içinde oturan bir kimsenin ismini zikrederek verme durumunda ise ismi geçen kimse bu selama karşılık verme zorunda diğerleri için bir şey söz konusu değildir.
Selam, benden sana bir zarar gelmez, anlamına geldiğine göre her Müslüman bu güzel uygulamayı günlük hayatında yaşaması ve yaşatması lazım. Selam verdiği gibi verilen selama da karşılık vermesi gerekir. Çünkü Kuran-ı Kerim de Allahü Teale mealen şöyle buyurmaktadır: Size bir selam verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin. (Nisa 86)
Günün Ayeti
Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır
Nahl, 16/125.
Günün Hadisi
Allah, insanlara merhamet etmeyene rahmette bulunmaz.
Buhârî, Tevhîd, 2.
Günün Sözü
Her haram içki gibi sarhoşluk verseydi, hiç kimseyi ayık göremezdin.
Hz. Mevlana.
Günün Duası
Allahım bizi ve aile efradımızı her daim senin yolunda ve rızanda olanlardan eyle.
Bunları biliyor muyuz?
Celse-i Hafife Nedir?
İkinci secdeyi yapıp kıyama kalkmadan önce olan kısa oturma demektir.
Günün Nüktesi
Din de sabun gibidir
Bir sabun imalatçısı bir gün konuşmakta olduğu bir hocaya,
Sizin anlattığınız dinin dünyaya bir faydası olsaydı, insanlara bir iyilik getirseydi, aradan geçen bunca zamana rağmen hala kötülük ve kütü insanlar kalır mıydı?der.
Hoca, adamın yüzüne şöyle bir baktıktan sonra:
Senin yaptığın sabunlar da bir işe yaramıyor anlaşılan. Zira bir işe yarasaydı, ortalıkta hâlâ kir ve pislik kalır mıydı? der.
Sabuncu itiraz eder:
Adamlar sabun kullanmıyorlarsa benim suçum ne?
Hoca, hemen taşı gediğine koyuverir:
Peki insanlar dinin getirdiklerine uymuyorlarsa dinin suçu ne?
Eğer dinin kuralları uygulanırsa ve her alanda dine uygun yaşanırsa tüm dünyaya iyilik ve düzen gelir.