2

Hacı olmuş kimseye 'hacı' demesek bir günahımız olur mu?


  • Oluşturulma Tarihi : 17.08.2019 07:06
  • Güncelleme Tarihi :

Hac ibadetini yerine getirenlere “Hacı” unvanının verilmesi dini değil, örfi bir uygulamadır ve genellikle tanıtma, başkalarından ayırt etme amacına yönelik olarak kullanılmaktadır. Bu sebeple hacca giden kimselere “hacı” diye hitap edilmesi dini anlamda güzel bir hitaptır. Ancak hacca giden kişiye hitap ederken ya da onunla konuşurken bu sıfatı yani hacı kelimesini kullanmasak bir günahımız olmaz.
Hacı olmuş kimsenin ticaret yapmasında dinen bir sakınca var mı?
Hac, İslam’ın temel ibadetlerinden birisi ve mükellef olan her Müslüman’a da farzdır. Şartları taşıyan her Müslüman namaz, oruç gibi bu ibadeti de yerine getirmek zorundadır. Hac ibadetini yerine getiren bir kimsenin helal- haram, günah-sevap anlamında diğer Müslümanlardan bir farkı yoktur. Yani içki hacı olan Müslüman’a da hacı olmayan Müslüman’a da haramdır. Helal lokma kazanmak hacı olan kimsenin de görevi hacı olmayan Müslüman’ın da görevidir. Aynı şekilde yalan, hırsızlık, aldatmak gibi durumlar da hacı olan olmayan için de yasak ve haramdır. Buna göre hacı olmuş kimsenin çalışmasında ya da ticaret yapmasında dinen bir sakınca yoktur. Bilakis helale harama dikkat edildiğinde çalışmak ibadet hükmünde olduğundan çalışması, ticaret yapması, ailesinin nafakasını kazanması tavsiye edilir. Ancak hacı olmak bir bilinç bir şuur halidir. Onun için hacı olan bir Müslüman’ın daha şuurlu daha bilinçli olması gerekir. Bu anlamda gerek sosyal hayatında gerekse iş veya ticari hayatında hacı olmuş kimsenin daha dikkatli olması gerekir. İnsanlar ona bakarak İslam’ı ve haccı eleştirmemelidir. Bilakis onun samimiyetine ve dürüstlüğüne binaen İslam’a ve hacca yaklaşabilmedir.
Hacdan gelen kimsenin avuç içi neden öpülmektedir?
Hacca giden kimse hacda cennetten indirilen Hacer-i Esved ile Kabe’ye el sürüdüğünden hac dönüşünde Müslümanlar onu ziyaret ettiğinde avuç içini öpmektedirler. Ancak bu öpme dini bir vecibe değildir. Hacca gitmiş bir kimsenin elini öpmek güzel bir davranış olmakla birlikte öpülmemesinde de dinen bir sakınca yoktur.
Hacca görevli olarak giden kişinin hac ibadeti geçerli olur mu?
Hangi vasıf ya da görevle gidilirse gidilsin hacca niyetlenmiş, gerekli şartları ve menasikleri yerine getirmiş kimse, ister zengin ister fakir olsun yaptığı hac kendi adına geçerlidir. Eğer kendisine hac daha önceden farz olmuş idiyse, farz olan haccı eda etmiş olur. Kendisine daha önce hac farz olmamışsa haccın farz olması için şart olan “yol (imkan) bulma” şartı gerçekleştiği için, farz haccı eda etmiştir. Daha sonra, maddi açıdan hacca gidecek güce sahip olsa bile yeniden hacca gitmesi gerekmez.
Hacda neden tıraş olunuyor?
Hacın sonunda tıraş olmak, namaz kılan kişinin selam vererek namazdan çıkması gibidir. Nasıl ki namaz kılan kimse namazı bitirmek için selam verip namazın yasaklarından çıkıyorsa aynı şekilde hac veya umre yapan kişi de ihramdan çıkmak için saçlarını ya kısaltarak (taksir) veya dipten keserek (halk) haccın yasaklarından çıkmaktadır.
Günün Ayeti
“Ona varmaya gücü yeten kimsenin Kabe’yi tavaf etmesi Allah’ın insanlar üzerindeki hakkıdır.” Al-i imram, 3/97.
Günün Hadisi
“İslam dini beş esas üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, hacca gitmek ve ramazan orucunu tutmak.” (Buhari, “İman”, 1, 2.)
Günün Sözü
Gittiğin yola inanıyorsan attığın adımlardan korkmazsın.
Günün Duası
Allah’ım her Müslüman’a Kabe’yi görmeyi ve Hz. Peygamberi ziyaret etmeyi nasip et.
Bunları biliyor muyuz?
Mizab Nedir?
Kabe’nin damında biriken yağmur sularının dışarıya akmasını sağlamak amacıyla Hatim’in bulunduğu taraftaki duvarın üstüne yerleştirilen altından yapılmış oluktur.
Günün Nüktesi
Veda Hutbesi…
“Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım. İnsanlar! Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur. Ashabım! Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O’da sizi yaptıklarınızdan dolayı sorguya çekecektir. Sakin benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur. Ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmutallib’in oğlu (amcam) Abbas’ın faizidir. Lakin anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Ashabım! Dikkat ediniz, cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib’in torunu Iyas bin Rabia’nın kan davasıdır. Ey insanlar! Muhakkak ki, şeytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız. Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah’ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah’ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınızı; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onları yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir. Ey mü’minler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın kitabı Kur-an-i Kerim ve Peygamberin sünnetidir. Mü’minler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslüman’ın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman’a kardeşinin kanı da, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır. Ey insanlar! Allah, her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesini ayırmıştır. Mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır. Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem’in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah’tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O’ndan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahi bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah’ın kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz. Kimse kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz. Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız: 1.Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız, 2.Allah’ın haram ve dokunulmaz kıldığı canı, haksız yere öldürmeyeceksiniz, 3.Zina etmeyeceksiniz, 4.Hırsızlık yapmayacaksınız. İnsanlar! Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?” Sahabe-i Kiram birden söyle dediler: “Allah’ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz, diye şahadet ederiz!” Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz şahadet parmağını kaldırdı, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve söyle buyurdu: “Şahit ol ya Rab! Şahit ol ya Rab! Şahit ol ya Rab!”
 

Hacı olmuş kimseye 'hacı' demesek bir günahımız olur mu?
Doç. Dr. Zeki Uyanık
Yazarımız Kim ?

Doç. Dr. Zeki Uyanık