Hata ile adak etinden yenilirse ne yapmak gerekir?

Doç. Dr. Zeki Uyanık

Adak kurbanının etinden, adağı yapan kişinin yemesi caiz olmadığı gibi; bu kişinin usûl ve fürûu yani annesi, babası, nineleri, dedeleri, çocukları, torunları sayılan kimseler yiyemezler. Adak kurbanının etini bu sayılanlar dışında kalan ve dinen fakir olan kimseler yiyebilirler. Şayet adak kurbanını kesen kişi bu adaktan yemiş ise fıkıhçılara göre yediği miktarın fiyatını fakirlere para olarak verecektir.

Dua ederken ellerimizi havaya kaldırmak zorunda mıyız?

Dua ederken Allah’ın rahmeti bizlerin üzerimize yağıyor. Bizlerde bu rahmetten nasiplenmek için dua ederken ellerimizi rahmetin geldiği göklere doğru kaldırıyor daha sonra da bu rahmeti yüzümüze ve bedenimize sürüyoruz. Nitekim Hz. Peygamber efendimiz Fatihayı okuduktan sonra ellerini mübarek yüzüne sürerdi. Hatta yatıp uzanırken okuduğunda vücuduna sürerdi. Dolayısıyla duada ellerimizi yüzümüze sürmek hem rahmetten nasiplenmeye vesiledir hem de sünnettir. Ama illaki dua da ellerimizi havaya kaldırmak ya da yüzümüze sürmek zorunda mıyız? Hayır kaldırmak ve sürmek zorunda değiliz. Ama o zamanda güzel olan bir sünnetin sevabından ve uygulamasından uzak kalmış oluyoruz.

Namazda gülenin abdesti bozulur mu?

Kişi namaz kılarken kahkaha atarak veya başkası duyacak kadar gülmesi halinde Hanefi mezhebine göre namazı ile birlikte abdesti de bozulur. Şafii mezhebine göre ise böyle bir gülme ile kişinin sadece namazı bozulur abdesti bozulmaz. Kahkaha atmadan hafif bir sesle kimsenin duymadığı bir gülme ile her iki mezhebe göre de sadece namaz bozulur.

Kişi ismini değiştirirse mevlit okutmak zorunda mı?

Kişi sahip olduğu isimden memnuniyetsizlik duyuyorsa yeni bir isim almasında bir sakınca yoktur. Bunun için ezan okumak, kurban kesmek veya mevlit okutmak gibi herhangi bir merasimi düzenlemeye de gerek yoktur. Peygamberimizin, isimlerini değiştirdiği sahabelere bu tür bir merasim yaptırdığı bilinmemektedir. Ancak yine de ezan okumak, mevlit okutmak veya kurban kestirmek isterse dinen bir sakıncası yoktur.

Vefat eden kişi ile ilgili olarak söylenen “nasıl bilirsiniz” sözünün dini bir dayanağı var mıdır?

Sevgili Peygamberimiz bir hadisi şeriflerinde, “Müslümanlar arasında iyi intibah bırakmış ve hayırla anılan kimselerin arkasından iyi sözler söylenmesi sebebiyle Allah’ın rahmetine kavuşacakları; kötü intibah bırakan ve kötülüğü ile anılan kişilerin de Allah’ın cezasına çarptırılacakları buyurmuştur.” (Buhari, Cenaiz, 86; Müslim, Cenaiz, 60.) Şüphesiz bu, o kişiyi bilip-tanıyan kimselerin şahadetidir. Bu bağlamda cenaze namazında, “Bu kişiyi nasıl bilirsiniz?” şeklindeki soruya bildiğimiz kişi için “iyidir” tanınmayan kimseler için de, “Allah rahmet eylesin” demek güzel bir davranıştır.

Günün Ayeti

Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder.”

Zümer, 39/53.

Günün Hadisi

Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın

Tirmizî, “Birr”, 55.

Günün Sözü

Öfkedeki şiddet gayedeki hikmeti yok eder.

Günün Duası

Allah’ım bugün kalbimizi, niyetimizi ve amelimizi bir eyle.

Bunları biliyor muyuz?

Ehl-i kıble kime denir?

İslam’a ve İslam’ın iman esaslarına iman eden kimseye verilen bir sıfattır. Aynı zamanda Kıbleye dönüp namaz kılan kimseye denir.

Günün Nüktesi

Elbette istemezdim…

Bir gün Hz. Peygamberin huzuruna bir genç geldi. Sıkıntılı bir hâli vardı. “Ey Allah’ın Resulü, zina etmem için bana izin ver. Artık tahammülüm kalmadı” dedi.

Orada bulunanlar, gencin bu fena isteğinden dolayı, hiddete geldiler. Bazıları onu şiddetle azarlarken, kalkıp ağzını kapatmak için üzerine hücum edenler oldu. Suratına bir tokat aksetmek arzusuyla yerinden fırlayanlar bile vardı. Ancak, o şefkatli Nebi, bunların hiçbirine izin vermediği gibi, susup genci dinledi. Sonra yanına çağırdı ve onu dizlerinin dibine oturtup sordu:

“Böyle bir şeyin senin annenle yapılmasını ister miydin?”

Genç:

“Anam babam sana feda olsun ya Resulallah! Elbette istemezdim.”

Peygamber Aleyhisselam:

“Hiçbir insan, annesine böyle bir şey yapılmasını istemez” buyurdu ve:

“Peki senin bir kızın olsaydı, ona böyle bir şey yapılmasını ister miydin?” diye sordu.

Genç adam bu soruya da:

“Canim sana feda ey Allah’ın Resulü, istemezdim.” diye cevap verdi.

Peygamber Aleyhisselam:

“Hiçbir insan, kızına böyle bir şeyin yapılmasını istemez” buyurdu. Ardından da:

“Halanla veyahut teyzenle böyle bir şey yapılmasını ister miydin?” dedi.

“Hayır ya Resulallah!” dedi genç.

“Bir başkasının kız kardeşinle zina etmesini ister miydin?” dedi Resulallah.

“Hayır! hayır, istemezdim!” diye cevap verdi genç.

Ve Peygamber Aleyhisselam sözlerini söyle bitirdi:

“Hiç kimse, halasıyla, teyzesiyle, kız kardeşiyle zina edilmesini istemez.” Sonra da, o gence dua buyurdu:

“Allah’ım bunun günahını bağışla, kalbini temizle ve namusunu koru.”

(Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/256-257.)