Sayfa Yükleniyor...
Yurt dışında yaşayan bir kimse Müslüman olmayan kimseden kan alabilir mi?
Buna karşılık mezarın bir-iki karış yükseltilmesi, israfa kaçmadan ve tevhid inancına zarar vermeyecek şekilde yapılmasında bir sakınca yoktur.
Tedavi için yapılan kan naklinde, kan verenin Müslüman veya gayr-ı Müslim oluşunun bir farkı yoktur. Müslümandan kan alınabileceği gibi, Müslüman olmayandan da kan alınabilir. Aynı şekilde kan veren kimse Müslümana kan verebildiği gibi Müslüman olmayan kimseye de kan verebilir. Bunun da dini anlamda hiçbir sakıncası yoktur.
Melekler neyden yaratılmışlardır?
İmanın şartlarından ikincisi meleklere inanmaktır. Melekler, nurdan yaratılmış varlıklardır. Onlar yemezler, içmezler, erkeklik ve dişilikleri yoktur. Melekler, Allahın sevgili kullarıdır. Allahın emirlerini kusursuz yerine getirirler, hiç günah işlemezler.
Yüce Allah, varlıkları çeşitli şekillerde yaratmıştır. Bunlardan kimisi bizim görebileceğimiz, kimisi de göremeyeceğimiz şekildedir.
İnsan, bazı varlıkları göremiyor. Çünkü insanın gözü her şeyi görebilecek durumda yaratılmamıştır, görme yeteneği sınırlıdır. Meselâ; çok küçük bir cismi göremediğimiz gibi; havayı, rüzgârı, ruhumuzu ve aklımızı da göremiyoruz. Hâlbuki göremediğimiz bu şeylerin var olduğunu biliyoruz. İşte melekler de var olduğu halde görülmeyen varlıklardır.
Melekler nurdan yaratılmış lâtif varlıklar oldukları için biz onları göremiyoruz. Fakat meleklerin varlığına inanıyoruz, çünkü meleklerin varlığını Allah Teâla Kuran-ı Kerimde haber vermiş, Peygamber Efendimiz de melekleri hem görmüş, hem de bize bildirmiştir. Yüce Allahın ve sevgili Peygamberimizin bildirdiği her şey doğrudur. Bu sebeple biz, meleklerin varlığına kesin olarak iman ediyoruz.
Melekler: yerde, göklerde, çevremizde ve her yerde bulunurlar. Sayılarını ancak Allah bilir. Her birine Allahın verdiği görevler vardır. Bazıları devamlı olarak Allaha ibadet eder. Bazıları da kâinatın tertip ve düzeni ile vazifelidirler. İnsanların gücünün erişemeyeceği büyük işler yaparlar. İnsanlara iyiliği telkin eden, kötülüklerden koruyan, sıkıntılı zamanlarda müminlerin yardımına gönderilen melekler de vardır.
Eşlerden biri ibadet etmediğinde diğeri bundan sorumlu olur mu?
İslama göre herkes yaptıklarından sorumludur. Kimse kimsenin yaptığından sorumlu değildir. Nitekim bu hususta Kuran-ı Kerimde mealen şöyle buyurulmaktadır: Hiç bir günahkar, başkasının günahını çekmez. Eğer yükü ağır gelen kimse onu taşımak için (başkalarını çağırsa) onun yükünden hiç bir şey (alınıp) taşınmaz. Akrabası dahi olsa (kimse onun yükünü taşımaz) buyrulur (Fatır, 35/18).
Aynı şekilde İslam, her insanın bir iradesi ve seçme hürriyeti bulunduğunu ve bunun sonucu olarak yaptıklarından sorumlu olacağını bildirmiştir. Her kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür, kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür (Zilzal, 99/7-8) mealindeki ayet buna delildir.
Buna göre kişi ibadetlerini yerine getirmezse bunun hesabını Allaha verecektir. Diğer Müslümanlara düşen ise ona nasihat etmek ve telkinlerde (emr-i bil- maruf) bulunmaktır. İnsanın emr-i bil-marufa en yakınlarından, ailesinden başlaması esastır. Nitekim Hz. Peygambere de böyle emredilmiştir. Rabbimiz ona tebliği emrederken, (Önce) en yakın akrabanı uyar buyurmuştur (Şuara, 26/214).
Hadis-i Şerifte de efendimiz: Hepiniz çobansınız ve hepiniz sorumlu olduğunuz kişilerden mesulsünüz buyurmaktadır.
Buna göre karı koca birbirinin ibadetinden sorumlu değildir. Taraflardan birisi bu ibadeti ihmal ederse diğeri ona nasihat eder. Ancak bundan dolayı bir günahı olmaz.
Günün Ayeti
Allah sizi yerden bir bitki bitirir gibi bitirdi. Sonra sizi tekrar oraya geri çevirecek ve tekrar çıkaracaktır.
Nuh 17-18.
Günün Hadisi
Birbirinize kin tutmayınız, birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize sırt çevirip alakanızı kesmeyiniz. Ey Allahın kulları kardeş olunuz. Bir Müslümanın Müslüman kardeşine üç günden fazla küs kalıp selam vermemesi helal değildir.
Buhari, Edeb, 57.
Günün Sözü
İnsanın nefsine hâkim olması, zaferlerin en büyüğüdür.
Eflatun
Günün Duası
Ya rabbi bugün mahzun bir yüreği sevindirmeyi bana nasip et.
Bunları biliyor muyuz?
Ayan-ı Sabite Nedir?
Dış âlemde var olan eşyanın görünür hale gelmeden önce Allahın ilminde bilgi olarak mevcudiyeti, ortaya çıkan varlıkların Allahın ilmindeki gizli hakikatleri demektir.
Günün Nüktesi
Yedi insan
Ebu Hüreyre Radıyallahu Anhden rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
Başka bir gölgenin bulunmadığı Kıyamet gününde Allah Teala, yedi insanı, arşının gölgesinde barındıracaktır. Bunlar da şunlardır:
- Adil devlet başkanı,
-Rabbına kulluk ederek temiz bir hayat içinde serpilip büyüyen genç,
-Kalbi mescitlere bağlı Müslüman,
-Birbirlerini Allah için sevip buluşmaları da ayrılmaları da Allah için olan iki insan,
-Güzel ve mevki sahibi bir kadının beraber olma isteğine Ben Allahtan korkarım diye yaklaşmayan yiğit,
-Sağ elinin verdiğini sol elinin bilemeyeceği kadar gizli sadaka veren kimse,
-Tenhada Allahı anıp gözyaşı döken kişi.