Sayfa Yükleniyor...
Yurt dışında yaşayan birinin çocuğunu Müslüman olmayan doktora sünnet ettirmesi caiz mi?
Sünnet olmak Hz. İbrahimden gelen bir adettir ki Hz. İbrahim sünnet olma emrini aldığında 120 yaşındaydı ve o yaşta sünnet olmuştur. Nitekim sevgili Peygamberimiz bu hususta şöyle buyurmaktadır: Hiç kuşkusuz ilk misafir edinen ve ilk kez sünnet olan Hz. İbrahimdir (Muvatta, Sıfatun-Nebi, 4).
Sünnet olmak ondan sonra bütün peygamberlerde ve onlara uyanlarda devam etmiştir. Efendimizin döneminde de bu sünnet varlığını sürdürmüştür ki peygamberimiz sünnet olma ile ilgili olarak şöyle buyurmuştur: Dört şey var ki, bunlar peygamberlerin sünnetlerindendir. Sünnet olmak, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek.
Hz. Peygamberin de sünneti olan bu uygulama aynı zamanda tıbbi bir iştir. Bundan dolayı bulunduğumuz yerde Müslüman doktor yoksa bu sünneti gayrimüslim olan ama dalında uzman olan bir doktora yaptırmamızda bir sakınca yoktur.
Mazeretsiz olarak namazı kazaya bırakmak caiz mi?
İslamda namaz, oruç ve hac gibi ibadetler için belirli ifa vakitleri konulmuştur. Bu vakitlerin kaçırılması halinde artık eda değil, kaza söz konusudur. Farz namazların kendi vakitleri içinde kılınması farzdır. Özürsüz olarak bir namazın kazası ile bu kimsenin üzerinden namaz borcu düşse de geciktirmekten meydana gelen günah devam eder. Bunun için, namazı kaza eden kimsenin, ayrıca Allaha tövbe etmesi gerekir.
Şeri özür ve mazeretler namazı tehir etmek için meşru bir yoldur. (Yolculuk gibi)
Fakat günlük işler, sanat ve meslekler, aile fertlerinin geçimini sağlamak için yapılan çalışma ve işler namazın kazaya bırakılması için özür sayılmaz.
İslamda işlenen günahtan dolayı İstiğfar duası var mı?
İstiğfar, işlenilen günahlardan ve hatalardan dolayı Allahtan af ve mağfiret niyaz etmek demektir.
Kuran-ı Kerîmde işledikleri kötülüklerden pişman olup tövbe-istiğfarda bulunanlar övülmektedir. Nitekim bu hususta mealen şöyle buyrulmaktadır: Ve onlar çirkin bir günah işledikleri, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allahı hatırlayarak hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Allahtan başka günahları kim bağışlayabilir? Bir de onlar, bile bile, işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmezler. (Âl-i İmrân, 135). Kuran-ı Kerimde, istiğfar duası adında özel bir dua yoktur. Ancak içeriği bakımından istiğfar anlamı taşıyan pek çok dua vardır.
Ancak Hz. Peygamber seyyidül-istiğfar duası vardır. Hz. Peygamberin seyyidül-istiğfâr (istiğfârın en güzeli) diye nitelediği dua şöyledir: Allahım! Sen benim Rabbimsin! Senden başka hiç bir ilâh yoktur. Beni sen yarattın. Ben senin kulunum; gücüm yettiği kadarıyla senin ahdin ve vadin üzere bulunuyorum. Yaptığım fenalıkların şerrinden sana sığınırım. Üzerimde olan nimetlerini itiraf ederim; günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla; çünkü senden başka hiçbir kimse günahları bağışlamaz. (Buhârî, Daevât, 2)
Günün Ayeti
İnsanlar senden kıyametin zamanını soruyorlar; de ki: Onun bilgisi ancak Allah indindedir ne bilirsin, belki de zamanı yakındır.
Günün Hadisi
Kişinin sırtında odun taşıyarak geçimini sağlaması, versin veya vermesin birisinden bir şey istemesinden daha hayırlıdır.
Günün Sözü
İnsanın en büyük düşmanı, bizzat kendisidir.
(Çiçero)
Günün Duası
Allahım bugün bizi dünyasını da ahretini de kazananlardan eyle.
Bunları biliyor muyuz?
Delîl-i Aslî:
Din bilgilerinin kaynakları olan Kitâb, sünnet, icmâ ve kıyâstan her biri demektir.
Günün Nüktesi
Tesbihat
Ebû Hüreyreden rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:
Her namazdan sonra kim otuz üç defa sübhânallah, otuz üç defa elhamdülillâh, otuz üç defa Allâhü ekber der, yüze tamamlamak için de lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh, lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadîr: Allahtan başka ilâh yoktur; yalnız Allah vardır. O tektir, ortağı yoktur. Mülk Onundur, hamd Ona mahsustur. Onun gücü her şeye yeter derse, günahları denizköpüğü kadar çok olsa bile affedilir.
Müslim, Mesâcid, 146.