Sayfa Yükleniyor...
Ölü için yedi yemeği vermek dinen zorunlu mu?
İslamda, Peygamber Efendimizin sünnetinde ve İslam alimlerinin tatbikatında ölünün yedinci, kırkıncı, elli ikinci gecesi gibi bir adet ve ibadet şekli yoktur.
Bu yemek ya da anma diğer kültür ve inançlardan Müslümanların hayatına sokulmuş bir adettir. Bu yemeğin İslamda yeri olmamakla beraber her zaman ve her gün ölülerimiz için yemek verebilir. Mevlitler dualar, Kuran-ı Kerim okunabilir. Ancak bunu belli bir güne hasretmek doğru değildir.
Bu okuduklarımız onların ruhunu serinletecek, kabirlerini nurlandıracak, varsa üzerlerindeki kabir azabını hafifletecektir diye temenni ederiz.
Nişanlanan erkeğin altın yüzük takması caiz mi?
Altın kadınların ziynetidir. Erkelere ise altın takı yasaklanmıştır. Nitekim Sevgili Peygamberimiz Hadis-i Şeriflerinde bu hususta şöyle buyurmaktadır: Altın ve ipek ümmetimin erkeklerine haram, kadınlarına helaldir buyurmaktadır. Yine Hz. Peygamberin hayatına baktığımızda altını kullanmadığını ve de altın yüzük kullanmayı yasakladığı çeşitli rivayetlerde görmekteyiz.
Aynı şekilde erkeklerin nişan alameti olarak altın yüzük takmaları bir zaruret değildir. Bunun yerine gümüş yüzük takabilirler. Bu rivayetlerden hareketle erkeklerin altın yüzük takması caiz değildir. Onun için erkeğin altın yüzük takması dinen uygun değildir.
Çocukların üzerine yemin etmek caiz mi?
Allahtan başkası adına yemin edilmesi doğru değildir. Yemin ancak vallahi, billahi, tallahi, lafızları ile olur. Çocuklarımın ölüsünü öpeyim lafzı ise yemin lafızları ile söylenmediği için yemin yerine geçmez.
Böyle bir söz yemin sayılmadı gibi aynı zamanda doğru ve güzel bir söz de değildir. Böyle sözler ve yeminler Allah Resulü tarafından yasaklanmıştır. Nitekim buna benzer bir yemin etme olayında peygamberimiz sahabeleri uyarmış ve şöyle buyurmuştur: Allah Teala, babanızı zikrederek yemin etmenizi yasaklamıştır. Öyleyse kim yemin edecekse ya Allaha yemin etsin veya sussun. (Buhari, Eyman 4).
Bu sözler yemin sayılmadığı için herhangi bir kefaret vermek de gerekmez.
Bir eşyanın kırılması hayra ya da uğursuzluğa işaret eder mi?
Bu deyim halk arasında dolaşan batıl ve hurafe olan inançlardan birisidir. Bardak, camın ya da bir başka eşyanın kırılması ne bir hayra ne de bir uğursuzluğa işaret etmez. Bu tarz inanışlar tamamen halk arasında dolaşan hurafelerdir inanmamak gerekir.
Günün Ayeti
Allahtan korkun ki size merhamet edilsin. Enam, 6/155
Günün Hadisi
Yoksullara işlerinde yardım eden kimse, Allah yolunda cihad etmiş gibi sevap kazanır. Buhari Nafakat 1
Günün Sözü
Düşüncelerini değiştirmeyenler yalnızca delilerle ölülerdir. T. Lowell
Günün Duası
Allahım bugün bir insan kalbini kırmadan bir varlığın hakkını gasp etmeden evime dönebilmeyi nasip et.
Bunları biliyor muyuz?
Bab-üt-Tevessül Nedir?
Sevgili Peygamberimizin Medinede yaptırdığı mescidin kuzeye açılan kapısı demek. Bu kapı Osmanlı sultanlarından Abdülmecid Han tarafından yeniden yaptırıldığından Bab-ı Mecidi diye de bilinir.
Günün Nüktesi
Halep oradaysa arşın burada
Bir gün bir adam pazaryerinde etrafına topladığı birkaç kişiye hatıralarını aktarırken sözlerinin arasına da olur olmaz şeyler katıyormuş.
Yine böyle bir günde etrafındakilere ne kadar güçlü, kuvvetli ve yetenekli olduğundan bahsediyormuş.
Etrafındakilere bir keresinde Halepteyken altmış arşın atladığını ve tek seferde bunu başardığını anlatıyormuş. Oradan geçen Nasreddin Hoca, olayı duyunca bu kişiye ders vermek istemiş, yanına gitmiş.
Nasreddin Hoca adam, ya demek Halepte altmış arşın atlıyorsun, burada da atla görelim demiş.
Adam kem küm edip o Halepteyken öyleydi demiş.
Nasreddin Hoca da ne var canım, Halep oradaysa, arşın da burada demiş.
Adam bu hikmetli söz karşısında yetersizliğini ve cahilliğini anlayıp susmuş.