Sayfa Yükleniyor...
Büyü yapmak İslam dininde caiz mi?
Büyü var olmakla birlikte İslamda yasaklanan büyük günahlardan birisidir. İslam inancında büyük günahtan sayılan bir yasak işte büyücülük ve sihirdir.
İslam tarafından yasaklanıp haram kılınan yapanın ise lanetlendiği büyü sevgili peygamberimize de yapılmıştır. Lebîd b. Asam adındaki inanmayan bir zatın Hz. Peygambere büyü yaptığı vakidir. Fakat sevgili Peygamberimiz Allahın izni ile bu büyüden kurtulmuştur.
Büyü ve büyücülük İslam tarafından yasaklandığından her Müslümanın bu illetten uzak durması gerekir. Büyüye maruz kalanların ise Hz. Peygamberimizin tavsiye ettiği İhlas, Felak, Nas, Ayet el Kürsi gibi ayet ve sureleri okusun zira bunlar büyünün çözümünde yardımcı olurlar.
Ayrıca büyüye maruz kalmış birini bu sıkıntıdan kurtarmak düşüncesiyle Kuran ve hadislerden dualar okuyup Allahtan şifa talep etmek sevaptır. Ancak kişi bunu bir rant ve menfaat haline getirip istismar etmemelidir. Sadece Allah için yapmalıdır.
Çocuğumuz olduğunda şükür için mevlid okutmak zorunda mıyız?
Kişinin çocuk olduğunda bir şükür anlamında mevlit okutabilir. Ancak bu mevlidi zorunluluk anlamında okutmak zorunda değildir. Bu mevlidi okutmanın da bir vakti yoktur. Yani mevlidi çocuğun doğduğu gün ya da kırkıncı gününde okutmak zorunda değildir. Bu gibi merasimler güzel ve dinen hoş olmakla beraber dini bir vecibe ya da farz değildir. Ama yapılması halinde dinen sevap kazanılan güzel davranışlardır.
Aynı zamanda anne ve babalar, çocukları dünyaya geldiğinde Allaha hamd ve şükür maksadıyla isterlerse kurban keser, tatlı ikramı yaparlar. Fıkıh kitaplarında Akika adıyla geçen bu çocuk kurbanını kesme daha çok çocuğun doğumundan sonra ilk yedinci günde kesilmesi tavsiye edilmiştir. Ama daha sonra da kesilebilir. Dinen bir sakıncası yoktur.
Buna göre Allaha şükür babından ebeveynler çocukları olduğunda Kuran veya mevlid okutmalarında bir sakınca yoktur. Bilakis dinen güzel bir davranıştır. Ama illaki bunu yapmak veya şu günde okutmak gerekmez. Birinci gün de olur. 40. gün de 100. günde de olur. Hiçbir fark yoktur.
Bulunan para ya da eşya bulan kişinin olur mu?
Başkalarının rızası olmadan mallarını ellerinden almak caiz olmadığı gibi, kaybettikleri mal ya da eşyayı alıp sahiplenmek de caiz değildir.
Bir kimse bir yerde bir miktar para veya eşya bulsa onu sahibine vermek üzere alabilir. Ancak kendine mal edinmek üzere alması başkasının malını gasp etmek hükmündedir. Buluntu eşya konusunda takip edilecek yöntem şöyledir:
Bulunduğu yerde bırakıldığı takdirde telef olmasından korkulan bir şeyi sahibine vermek üzere almak vacip; telef olmayacak şeyleri almak ise mubahtır.
Bir kimse bulduğu bir şeyi alırken, onu sahibine teslim etmek üzere aldığına çevresindekileri şahit tutar. Bulunan eşyanın sahibi çıkar ve onun kendisine ait olduğunu ispat ederse eşyayı ona teslim eder.
Buluntu eşya, onu sahibine vermek üzere alanın yanında emanet durumundadır. Bir kusuru olmaksızın bu mal kaybolsa veya telef olsa, sahibi çıktığında bedelini ona ödemekle yükümlü olmaz.
Buluntu eşyayı elinde bulunduran kimse bunu malın değerine göre uygun görülen bir süre ilan eder ve bekler. Sahibi çıkmazsa o malı yoksul kimselere sahibi adına tasadduk eder.
Günün Ayeti
Ey iman edenler! Allahtan korkun ve sadıklarla berâber olun
(Tevbe, 119)
Günün Hadisi
Din kardeşinin ihtiyacını karşılayanın, Allah da ihtiyacını karşılar.
Günün Sözü
Bil ki; yaşadıklarınla değil, yaşattıklarınla anılırsın. Ve unutma; ne yaşattıysan elbet bir gün Onu yaşarsın.
Lev Tolstoy
Günün Duası
Allahım bu günümü hayırla bitirmemi nasip et.
Bunları biliyor muyuz?
Nazm-ı İlâhî Nedir?
Allahın yan yana dizilen mübarek kelamı yani Kurân-ı Kerîm demektir.
Günün Nüktesi
Sence ne yapardı?
Hasan-ı Basri, bir kabrin başında durdu. Defin işi bittikten sonra yanındaki adama sordu:
Şayet bu adama izin verilseydi de dünyaya geri dönseydi, sence ne yapardı?
Adam: Tevbe eder ibadet ederdi deyince.
Hasan-ı Basri, O, bu fırsatı kaçırdı sakın sen de kaçırma dedi.