2

İnsan ve Din


  • Oluşturulma Tarihi : 13.12.2017 06:51
  • Güncelleme Tarihi :

Seher vakti evin kapısını açık bırakmak rızkı artırır inancı doğru mu?

Seher vakti, dinen rızıkların dağıtıldığı vakittir. Bu dağıtma işlemi sırasında insanın o saatte uyanık bulunması ve bu dağıtılan rızıktan bol nasiplenmesi için kişinin hem uyanık olması hem de rızkı elde edebilmek için çalışması tavsiye edilir.

Seher vaktinde ayakta olmak yani uyumamak bir nevi o vakitte dağıtılan rızkı istemek için bir duadır.

Ancak İslam itikadında seher vaktinde dağıtılan rızkı elde etmek için kapının, pencerenin açık bırakılması inancı yoktur. Bilakis bu bir hurafedir.

Zira rızık insanın çalışmasına bağlı olarak ve sebeplere müracaat etmeye göre dağıtılmaktadır. Ayrıca seher vaktinde kapıyı, pencereyi açık bırakmak hırsızlara davetiye çıkarmaktır ki daha fazla rızık elde edeyim derken kişi eldeki malından da olabilir.

Sarhoş olarak ölen kimsenin imanı bundan zarar görür mü?

Haram olan maddelerinin haram olduğunu kabul ederek işleyenler günahkar olurlar, ama haramlığını inkar etmedikçe dinden çıkmazlar. Mesela: İçki içmek haramdır. Bunun haram olduğunu kabul eden bir kimse bunu içtiğinde günahkar olur. Allah’ın yasaklamış olduğu bir maddeyi içtiği için büyük bir günah işlemiş olur. Ama onu içmekle dinden çıkıp kafir olmaz. Ancak içkiyi içen kimse içkinin haram olduğunu kabul etmiyorsa dinden çıkar mürted olur. Buna göre içki içip ölen bir kimse içkiyi helal saymadıkça kafir olmaz. İmanına da bir zarar gelmez. Ama bu fiili işlediği için büyük bir günah işlemiş olur.

Canına kıyan kimsenin namazı kılınır mı?

İntihar etmek İslam dininde büyük günahlardan bir günahtır. Ancak, günahkâr olmak, imansız olmak demek değildir. İntihar etmiş bir kimse eğer ki Müslüman ise günahkâr mümin olarak vefat etmiş demektir. Günahkâr müminin ise cenazesi de yıkanır, namazı da kılınır. Yeter ki, işlediği günahın haram olmadığını iddia etmesin, günah olmadığını ileri sürecek bir irtidad durumuna düşmesin.

Hatta şunu söyleyebiliriz intihar eden kimse büyük günah işleyerek asi gittiğinden bu kimsenin duaya namaza ve sevaba daha çok ihtiyacı var. Bu ihtiyaca binaen bu kimsenin namazını kılmak affedilmesi için ona dua etmek yerinde bir davranış olur.

İnsanlar ne zaman cennete veya cehenneme gidecek?

Cennet ve cehennem şuan yaratılmış olmakla beraber insanlar şuan cennette ya da cehennemde değildir. Ölüler, şuan kabir aleminde cennet veya cehenneme benzer bir hayat sürüyorlar. Nitekim sevgili peygamberimiz bu hususta bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: “Mezar ya cennet bahçesinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukurdur” buyurmaktadır. Yani kişi kabirde ya nimet içindedir ya da azaptadır. Ancak mahşerden sonra hesap verme bitince insanlar cennete veya cehenneme gideceklerdir.

Günün Ayeti

Kulu Muhammed’i bir gece Mescid-i Haram’dan yola çıkararak, kendisine bazı mucizelerimizi gösterelim diye, çevresini kutsal kıldığımız Mescid-i Aksa’ya ulaştıran Allah, her türlü noksanlıktan uzaktır. O her şeyi işiten ve her şeyi görendir. İsra, 17/1.

Günün Hadisi

Yolculuk ancak şu üç Mescitten birisine ibadet için yapılır. Benim şu Mescidime, Mescid-i Haram’a ve Mescid-i Aksa’ya”. Müslim, “Hac,” 15.

Günün Sözü

Mekke Allah’ın, Medine Resulullah’ın haremi, Kudüs ise Müslümanların haremidir.

Günün Duası

Allah’ım Mescid-i Aksayı ve Kudüs’ü esaretten ve zulümden kurtar.

Bunları biliyor muyuz?

Kudüs Nedir?

Filistin’de, Hz. Süleyman tarafından inşa ettirilen Mescid-i Aksâ’nın bulunduğu şehir demektir.

Günün Nüktesi

İlk Mescid…

Ebu Zer diyor ki, “Resulullah Efendimize: “Yeryüzünde inşa edilen ilk mescidin hangisi olduğunu sordum, “Mescid-i Haram” diye cevap buyurdu.

“Sonra hangisi?” diye sordum,

“Mescid-i Aksa” diye cevap buyurdu.

 

Ben, “ İkisi arasındaki süre ne kadardır?” diye sordum.

Şöyle cevap verdi: “Kırk yıl”

Sonra da Hz. Peygamber,“ Ey Ebu Zer! Bütün yeryüzü senin için mescittir. Nerede namaz vaktine girersen orada namazını kıl. Namazın fazileti, vaktinde kılınmasındadır” buyurdu.”

Buhari, “Enbiya”, 40.

İnsan ve Din
Doç. Dr. Zeki Uyanık
Yazarımız Kim ?

Doç. Dr. Zeki Uyanık