Sayfa Yükleniyor...
Bela ve musibetleri nasıl değerlendirmek lazım?
Belaları ve musibetleri üç gurupta değerlendirmek gerekir.
a) İnsan iradesinin söz konusu olmadığı belalar ve musibetler (depremler, engelli olarak doğmak gibi).
b) İnsan iradesinin kısmen söz konusu olduğu belalar ve musibetler (kısmen kabahatli olduğumuz trafik kazaları gibi).
c) İnsan iradesinin söz konusu olduğu belalar ve musibetler (alkollü araç kullanarak sebebiyet verilen kazalar, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu maruz kalınan hastalıklar gibi).
Allahın ilmine bakan boyutuyla bunların hepsi kader olmakla birlikte, ilki ve belli oranda ikincisi terim anlamıyla da kaderdir. Bu çeşit bela ve musibetler sabretmek şartıyla günahlara kefaret olduğu gibi Allah indinde daha yüksek derece almaya da vesiledir. Sonuncusu ise insanların hatasından kaynaklandığı için, ilahi ilim açısından kaderin dışında olmamakla beraber insanlar bundan sorumludur. Mümine düşen her çeşit bela ve musibetlerden Allaha sığınmak, fakat eğer bunlara maruz kalınırsa sabretmek ve kadere inanarak teselli bulmaktır. Şunu unutmamak gerekir ki Allah sonsuz rahmet ve inayet sahibidir. Dolayısıyla musibete maruz kalan bir kimseyi, sabretmesi şartıyla büyük mükafatlara nail kılacaktır. Ayrıca Allah insanları imtihan ettiği için, dilerse birtakım bela ve musibetler verebilir. İnsanlar bu durumda kulluklarının gerektirdiği tutum içinde olmalıdırlar.
Gusülde tırnak altında kir kalırsa gusle engel olur mu?
Gusülde vücudun her yerinin ıslatılması lazımdır. Bu nedenle tırnakların altı da üstü de ıslatılması lazım. Vücudun her hangi bir bölgesinde kuru yer kalırsa gusül olmaz. Buna göre tırnak üzerindeki ruj boyaları da tırnağın altındaki kir ve benzeri şeylerde suyun temasını kestiği ve vücutta kuru yer bıraktığı için gusle engeldir. Guslün tam olması için tırnağın altını da üstünü de temizlemek, tırnak çok uzun ise ve altında da kir varsa yıkamak lazım.
Apartman altındaki mescitlerde kılınan cuma namazı geçerli olur mu?
Cuma namazının geçerli olmasının şartlarından birisi de namaz kılınan yerin herkese açık olmasıdır. Yani namaz kılınacak mekanın her Müslümana açık olması gerekir. Bunun yanında izin alınmak kaydı ile işyeri ve apartmanların namaz için ayrılan bölümlerinde Cuma namazı kılınabilir. Burada bu şartlara riayet edilerek kılınan Cuma ve diğer vakit namazları geçerli, kılınan namaz da caizdir.
Vakit girmeden kılınan namaz tekrar kılınmalı mıdır?
Namaz kılmada esas olan ezanın okunması değil namaz vaktinin girmiş olmasıdır. Yani bir namaz vakti girmişse ezan okunmamış olsa dahi o namaz kılınabilir. Aynı şekilde bir namaz vakti girmemişse ezan okunsa dahi kılınmaz. Mesela hoca yanlışlıkla sabah namazı vakti girdi diye ezan okursa ve vakit girmemişse velev ki ezan okunmuş olsa dahi namaz kılınmaz kılınsa da geçersizdir. Çünkü vakit girmemiştir. Aynı şekilde namaz vakti girmişse ama gerek elektrik olmayışından, gerekse imamın herhangi bir maruzatından dolayı ezan okunmamışsa bile namaz vakti girmiştir. Kişi namazını kılabilir.
Günün Ayeti
Şüphesiz ki güldüren de, ağlatan da Allahtır.
Necm Suresi, 43.
Günün Hadisi
Yemeğin bereketi, yemekten evvel ve yemekten sonra elleri yıkamaktadır.
Günün Sözü
Yeterince sevginiz varsa dünyada ki en mutlu ve en güçlü insan olursunuz.
Emmet Fox
Günün Duası
Allahım bugün bana verdiğin her şeyin hayırlısını ver.
Bunları biliyor muyuz?
Teberrük Nedir?
Bir şeyi kudsi sayıp ondan veya onun vesilesiyle hayır, uğur, fayda ve bereket ummak demektir.
Günün Nüktesi
Her gün istenenler?
İmam Şafii Hazretleri Mısırda bir sabah namazından sonra evine doğru tefekkür içinde yürürken yaklaşan biri:
-Efendi Hazretleri der, derin bir düşünce içinde görüyorum sizi. Zihninizi meşgul eden önemli bir meseleniz mi var yoksa? Hazret-i İmam:
- Evet der, her sabah benden istenenleri düşünüyorum da onun için dalgın şekilde yürüyorum.
Adam merak eder: Her sabah sizden istenenler mi var?
Hazret-i İmam, Her sabah benden şu 8 şeyin istendiğini düşünüyorum diyerek saymaya başlar istenen 8 şeyi.
1-Rabbim, benden farzlarını istiyor.
2- Resulüllah Efendimiz, benden sünnetlerini istiyor.
3-Aile ve çocuklarım benden helal nafakalarını istiyor.
4-İmanım ve aklım benden Rabbimin emirlerine uymamı istiyor.
5-Nefsim ve şeytan da benden kendilerine tabi olmamı istiyor.
6- Yaptığım işleri yazan melekler ise hep sevap yazdırmamı istiyor.
7- Her doğan güneş bir gün daha yaşlandığımı hatırlamamı istiyor.
8-Her sabah Azrail de kendisine bir gün daha yaklaştığımı düşünmemi istiyor.
Hazret-i İmam:
- İşte der, her sabah bu istekleri düşünerek yürüyorum bu yollardan. Dalgın görünüşümün sebebi bunları düşünmemdir.
Soru sahibi adam bu defa şaşırır da der ki:
-Ya imam bunlar sadece sana mı soruluyor, yoksa bana da, tüm insanlara da soruluyor mu her sabah? Hazret-i İmam, tebessüm ederek cevap verir:
- Ben kendime her sabah bu soruların sorulduğunu düşünüyorum, belki başkalarına da soruluyordur bu sorular. İstersen kafanı lüzumsuz konulardan temizle de sen de düşün bu soruları! Bakalım sana da soruluyor mu her sabah bunlar?
Düşünceye dalan adam çok geçmeden başını sallayarak cevap verir:
-Evet ya İmam der, bu sorular sadece sana değil bana da, hatta her sabah günlük hayatına başlayan herkese sorulan sorulardır. Bu önemli soruların her sabah bana da sorulduğunu düşündürdüğünüz için teşekkür ederim. Meğer biz ne kadar derin gaflet içinde yaşıyormuşuz günlerimizi de haberimiz bile yokmuş?