2

İnsan ve Din


  • Oluşturulma Tarihi : 03.06.2018 07:00
  • Güncelleme Tarihi :

İtikaf nedir?

Dini bir kavram olarak itikaf, bir mescitte belirli kurallara uyarak ibadet niyetiyle kalmak demektir. İtikafın meşruiyeti Kur’an ve sünnetle sabittir. Orucu tarif ettiği ayetin sonunda Allah Teala mealen şöyle buyurmaktadır: “…Mescitlerde itikaf halinde iken eşlerinizle birleşmeyin. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Onlara yaklaşmayın. Allah ayetlerini insanlara böyle açıklar, belki sakınırlar.” (Bakara, 2/187) Hz. Peygamber’de Medine’ye hicretinden sonra her yıl Ramazan’ın son on gününde itikâfa girmiş ve vefat edinceye kadar da devam etmiştir. Bunu da bize tavsiye etmiştir. İtikaf, İslam inancının üzerinde durduğu hassasiyetlerden ve tavsiyelerden birisidir. Zira kişinin Allah’a tam bir teslimiyet içerisinde ibadet ve kullukta bulunmak amacıyla zamanının belirli bir kısmını ayırması ve bu esnada meşru bile olsa her türlü nefsani ve şehevi arzulardan uzak durması kişinin manen olgunlaşması için önemli vesilelerden biridir. Ramazan’ın son on gününde itikafa girmek sünnet-i müekkededir. İtikafın şartları, niyet etmek, oruçlu olmak, itikâfı beş vakit cemaatle kılınan camide yapmak ve kadının ay hali ve lohusa halinde olmamasıdır. Kadın, camide değil, evinde namaz kıldığı odada itikaf yapar. İtikafa giren kimse camide yer, içer, uyur. Bunlar için dışarı çıkarsa itikafı bozulur. Tuvalete gitmek, abdest almak ve gerekli ise gusül yapmak gibi doğal ihtiyaçları için camiden dışarı çıkabilir. Ancak cenaze namazı için dışarı çıkamaz. Zorunlu haller dışında itikafa giren kimse camiden çıkarsa itikafı bozulur. İtikaf’da olan kimsenin eşi ile cinsel ilişkide bulunması itikafını bozar. İhtilam olmak (uyku halinde cünüplük meydana gelmesi) itikafı bozmaz. Ayrıca itikafa giren kimse hayırlı ve güzel konuşmalı, kötü sözlerden ise sakınmalıdır.

Oruçluyken kulağı yıkattırmak oruca zarar verir mi?

İmkan varsa kulağı iftardan veya ramazandan sonra yıkattırmak oruca zarar vermeme adına daha uygundur. Ancak böyle bir imkan yoksa oruçluyken de kulak yıkattırılabilir. Çünkü kulak ile boğaz arasında bir kanal vardır. Kulak zarı bu kanalı tıkadığından, kulak yıkandığında su boğaza ulaşmamaktadır. Bu nedenle kulağın yıkattırılması orucu bozmaz. Ancak kulak zarının delik olması durumunda, kulak yıkattırılırken suyun mideye ulaşması mümkündür. O zaman da yıkama esnasında suyun mideye ulaşması halinde oruç bozulur.

Akupunktur tedavisinin orucu bir zarar var mı?

Oruçlu kimse imsakten iftar vaktine kadar orucu bozan yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak zorundadır. Vücutta belirli noktalara iğne batırarak çeşitli hastalıkların tedavi etme metodu olan akupunktur ise besleyici ve gıdalandırıcı bir özelliğe sahip olmadığı için orucu bozmamaktadır.

Üvey çocuklara zekat verilebilir mi?

Babası ölmüş ise üvey anneye, buluğ çağına erişip evden ayrılmış ise üvey çocuklara ve üvey babaya, fakir olmaları halinde zekat verilebilir. Çünkü bunlarla zekatı veren kişi arsında usul ve füru ilişkisi olmadığı gibi, zekat veren şahıs bunlara bakmakla yükümlü de değildir.

Babadan kalan miras zekata dahil edilir mi?

Babadan ya da bir başka akrabadan kalan miras hanefi mezhebine göre hemen zekata dahil edilir. Yani zekat veren bir kimseye zekatını çıkaracağı vakit bir akrabasından miras kalsa o gelen mirasın parasını zekatına dahil eder. Gelen mirasın üzerinden bir yıl geçmesi gerekmiyor. Ancak şafii mezhebine göre zekat çıkaran kişiye böyle bir miras gelse gelen mirasın üzerinden bir yıl geçtikten sonra onun zekatını çıkarır.

Günün Ayeti

“Ey Ademoğulları! Her mescide gidişinizde güzel giysilerinizi giyin.”

A’raf 7/31

Günün Hadisi

“Biriniz abdest alıp camiye geldiği zaman kimseye eziyet etmediği sürece, melekler bu kimse hakkında, “Allah’ım! Bu kulunu bağışla, ona merhamet et ve tövbesini kabul et’ diyerek dua ederler.”

Ebu Davud, “Salat”, 49.

Günün Sözü

Oruç bir nefis terbiyesi ve içteki bütün kirlerin tasfiyesidir.

Günün Duası

Allah’ım oruç ve namazlarımızı affımıza vesile eyle.

Bunları biliyor muyuz?

Adn Cenneti Nedir?

Yedi kat göklerin üzerinde yaratılan sekiz cennetten derece bakımından en yüksek olanı.

Günün Nüktesi

Sabrın Zirvesi...

Allah dostlarından Rabiatül Adeviyye bir Ramazan’da yiyecek bir şey bulamadı. Sekiz gün böyle geçmişti ve yiyecek iftarlık kuru bir ekmeği bile yoktu. Açlık iyice şiddetlenmiş ve kendi kendine acaba nefsime zulüm mü ediyorum diye düşünürken kapı çalınır. Komşusu bir tabak yemek getirmiştir. Ortalık karanlıktır. Onu alıp yere koyar. Işık aramaya gider. Işığı yakınca kedinin yemeği döktüğünü görür. Ne yapayım bari iftarı su ile açayım diye düşünür. Bu sırada ışık söner ve bardağı alıp su içecekken bardak düşüp kırılır. Elini açar, -Ya Rabbi! Bu zavallı kulunu deniyorsun, fakat acizliğimden sabredemiyorum diyerek bir ah çeker. Bu sırada gaybden şöyle bir ses duyulur,

-Ey Rabia! İstersen dünya nimetlerini üstüne saçayım. İstersen üzerindeki dertleri kaldırayım. Fakat bu dertler ile nimetler bir arada bulunmaz.

Bu sözü işitince Hazreti Rabia:

-Ya Rabbi beni kendin ile meşgul eyle ve senden alıkoyacak işlere bulaştırma diye dua eder.

İnsan ve Din
Doç. Dr. Zeki Uyanık
Yazarımız Kim ?

Doç. Dr. Zeki Uyanık