Sayfa Yükleniyor...
Yiyecek ve içeceği olan kimsenin dilencilik yapması caiz mi?
Bir günlük yiyeceği bulunan kimsenin dilenmesi dinen haramdır. Sıhhati yerinde olan, çalışacak ve ticaret edebilecek halde olan kimsenin de, yiyecek, içecek veya bunları almak için para istemesi, dilenmesi uygun değildir. Ancak aç veya hasta olanın yiyecek istemesinde bir sakınca yoktur. Fakat parasını harama sarf edene sadaka verilmez. Yani fakir diye dilenci, diye birisine para veriliyorsa o da gidip bu parayla içki içiyorsa, kumar oynuyorsa ona para verilmez verilmemelidir de. Buna göre eli ayağı tutan, çalışabilecek sıhhatte olanın bir günlükte olsa iaşesi olanın dilenmesi dinen uygun değildir. Nitekim sevgili Peygamberimiz bu hususta bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır: Muhtaç olmadan dilenen, ateş koru yutan kimse gibidir.
Ramazan ayından sonra Şevval ayında altı gün oruç tutmanın dindeki yeri nedir?
Ramazan ayı ve bayramından sonra şevval ayı içinde altı gün orucu adıyla bilinen orucu tutmak sünnettir. Şevval ayının ilk gününde -ki Ramazan bayramının ilk günüdür- oruç tutulması haramdır. Bayramın diğer günlerinde ve Şevval ayında kaza veya nafile oruç tutulabilir. Oruç ayı Ramazanın tamamlayıcısı durumunda olan Şevval ayında tutulacak altı günlük oruç, bir Müslümana bütün bir yıllık oruç sevabı kazandıracaktır. Bu altı günlük orucun bitişik olması, yani hiç ara vermeden tutulması mecburiyeti yoktur; aralıklarla da tutulabilir. Şevval ayında tutulacak altı günlük oruçla, bir yıl oruç sevabının nasıl elde edileceği alimlerce şöyle ifade edilir: Dinimizde, bir iyilik yapana on sevap verileceği yolundaki hadis esas alındığında, bir Müslüman otuz günlük Ramazan orucuna ilâveten şevval ayındaki altı günlük oruçla otuz altı gün tutmuş olmaktadır. Bu otuz altı rakamı, hadiste ifade edilen on sevap ile çarpıldığı zaman 360 gün elde edilir. Böylece kamer ay hesabıyla bütün bir yıl oruçla geçirilmiş gibi olur.
Ramazan ayında tesbih namazı nasıl kılınır?
Tesbih namazı, Peygamber efendimizin İbn-i Abbasa öğrettiği bir namazdır. Her zaman kılınabilir. Tesbih namazı 4 rekattır. İki rekatta selam verilerek de kılınır. Her rekatın da 75 defa tesbih söylenir, dört rekatta 300 tesbih eder rekatının nasıl kılındığını tarif edelim her rekatı aynen kılınır. Niyet ettim Allah rızası için tesbih namazı kılmaya diye niyet edilir. Allahu Ekber diyerek namaza durulur. Tesbih namazında okunacak dua şudur: Subhanellahi velhamdulillahi ve la ilahe illallahu vallahu Ekber. Bu dua namazın şuralarında söylenir:
1-Sübhanekeden sonra 15 defa
2-Euzu-Besmele, Fatiha ve sureden sonra 10 defa
3-Rükuda 3 defa söylenen Subhane Rabbiyel Azimden sonra 10 defa,
4-Rükudan doğrulunca 10 defa;
5-Secdeye varıp 3 defa söylenen Subhane Rabbiyel ala dan sonra 10 defa,
6-İki secde arasında oturunca 10 defa,
7-İkinci secdede yine 10 defa söylenir. Toplam 75 defa söylenir olur. Ettehiyyatü okunur, ikinci rekata kalkılır. Önce 15 defa söylenir, soma Fatiha okunur, 10 defa söylenir, aynen birinci rekattaki gibi tamamlanır. İkinci rekatta oturunca ister Ettehiyyatüyü okuyup 3. rekata kalkar 3. ve 4. rekaatı aynen kılar, isterse Ettehiyyatüden sonra Salli Barik dualarını okuyup selam verir. Yeni bir tekbir alarak iki rekat daha aynı şekilde kılar.
Namaz kıldığımız seccadenin üzerinde herhangi bir resim varsa namaza zarar verir mi?
Üzerinde namaz kılınacak seccadenin kalbi meşgul edecek resim ve işlemelerden temiz olması namaz açısından daha hoştur. Aynı durum mescid ve camiler için de geçerlidir. Zira resimlerin olduğu yerde namaz kılma mekruh kabul edilmiştir. Bu itibarla üzerinde Kâbe ve mescit resmi bulunan namazlık üzerinde namaz kılmanın bir sakıncası yoktur. Caiz olduğu gibi bir hakaret veya saygısızlıkta söz konusu değildir. Çünkü Kâbe ve mescit resimleri ayakaltına gelmeyip de secde edilen yere geldiğinden hakarete maruz kalmamış, hürmete lâyık şekilde tutulmuş olunmaktadır. Bu sebeple namaza mâni bir hal söz konusu olmamaktadır. Ancak Kabe, cami dışındaki resimlerin olduğu herhangi bir cismin üzerine namaz kılmak caiz ve geçerli olmakla birlikte mekruhtur.
Günün Ayeti
Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.
Günün Hadisi
Allahın en çok sevdiği ibadet az da olsa devamlı olanıdır.
Günün Sözü
Ey insan! Kaf dağı kadar yüksekte olsan da, kefene sığacak kadar küçüksün.
Şems-i Tebrizi
Günün Duası
Allahım bizi ibadetleri kabul edilen ve bayrama erişebilen kullardan eyle.
Bunları biliyor muyuz?
Miskin kime denir?
Fakir ve düşkün olan kimse anlamına gelmektedir. Kuran-ı Kerimde pek çok yerde, yardıma muhtaç fakir anlamında geçmektedir. Bunlardan zekatın sarf yerleri ile ilgili olan, Tevbe suresinin 60. ayetinde miskin kelimesi fakir ile birlikte geçmektedir. Bundan hareketle fakihlerden miskin ile fakirin birbirinden farklı olduğunu söyleyenler olmuştur. Hanefîler, ayette geçen fakiri, ev ve ev eşyası gibi aslî ihtiyaçlarını karşılayabilecek imkâna sahip olduğu halde, gelirleri ihtiyaçlarını karşılamayan, nisap miktarı mala sahip olmayan kimse olarak tanımlamışlardır. Miskin ise, hiç geliri olmayan ve malı bulunmayan kimsedir. Şafiilere göre ise, kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin ihtiyaçlarını gidermeye yeterli malı ve kazancı olmayan kimse fakir; kazancı kendisine ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere yeterli olmamakla birlikte, sahip olduğu kazançla kıt kanaat geçinebilen kişiye miskin denir.
Günün Nüktesi
Şükreden bir kul...
Bir gün Hz. Aişe validemize Ey Aişe! Resulullahın can çekici hallerinden gördüğünü bize haber verir misin diye sorulduğunda; Hz. Aişe hüngür hüngür ağladı ve şöyle devam etti: Onun hangi durumu can çekici değildi ki? O bir gece bana geldi. Beraberimde yatağıma girdi. Bedenime dokunacak şekilde bana yaklaştı. Sonra: Ey Ebu Bekirin kızı! Rabbime ibadet etmem için bana izin verir misin? dedi. Ben de: Ey Allahın Resulü! Ben sana yakın olmayı isterim. Fakat izin verdim dedim. Kalktı, su kovasına varıp abdest aldı. Bolca su kullandıktan sonra namaza durdu. Göğsünü ıslatacak kadar ağladıktan sonra rükuya varıp ağladı ve Bilal gelip sabah namazını haber verinceye kadar bu durumu devam etti. Kendisine: Ey Allahın Resulü! Senin gelmiş ve gelecek bütün günahlarının hepsini Allah bağışlamıştır. O halde neden ağlıyorsunuz? dediğim zaman: Allaha çok şükreden bir kul olmayayım mı? Neden böyle yapmayayım? Halbuki yüce Allah Kuranında üzerime şu ayeti indirmiştir: Göklerin ve yerin yaradılışında gecenin ve gündüzün gidip gelişinde elbette ki aklı selim sahipleri için ibret verici deliller vardır. (Al-i imran 190)