2

İnsanları güldürmek için yalan söylemek caiz mi?


  • Oluşturulma Tarihi : 03.07.2019 07:07
  • Güncelleme Tarihi :

Yalan, İslam'ın yasakladığı büyük günahlardan birisidir. Yalanın şakası da ciddisi de yasak ve haramdır. Sevgili peygamberimiz bu hususta şöyle buyurmaktadır: “insanları güldürmek için yalan söyleyen kişiye yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun” (Ebu Davud, “Edeb”, 40.)
Bu hadislerden hareketle şaka ile de olsa yalan söylemek caiz değildir. Yalan ancak şu üç yerde söylenebilir.
1-Karı kocanın arasını düzeltmek,
2-Arası bozulan iki kişinin arasını düzeltmek,
3- Savaşta düşmanı mağlup edebilmek için.
Falcılık yaparak para kazanmak caiz mi?
İslam dini asla ama asla fala bakmayı veya baktırmayı caiz görmez. Fala bakma ve baktırmayı dinimiz şiddetle reddetmekte, fala bakmayı haram kabul edip yasaklamaktadır. Zira İslam dininde gayp ilmini yani gizli olan ilmi ve bilgiyi ancak ve ancak Allah’u Teala bilmektedir. Allah’ın dışında hiç kimse bu ilmi bilemez. Peygamberler bile ancak Allah’ın bildirdiği kadar bir bilgiye sahiptiler.
Dolayısıyla peygamberlerin dahi bilmediği bir bilgiyi falcıların bilmesi düşünülemez. Bundan dolayı fala bakmak ve baktırmak İslam dininde haram kılınmıştır.
Sol kulak çınlarsa kötüye yormak mı gerekir?
Kulak çınlamasını iyiye ya da kötüye yorumlamamak gerekir. Sağ kulak çınlarsa iyi sol kulak çınlarsa kötüye delalet eder anlayışı da doğru bir anlayış değildir. Böyle bir şey düşünmek bidat ve hurafedir dinde de yeri yoktur. Dolayısıyla kulak çınlaması iyi veya kötüye işaret etmez.
Helal kazanç elde etmek de bir ibadet midir?
Nafakayı kazanmak için meşru bir işte çalışmak ibadetler yerine getirilmek ve kul hakkına riayet etmek şartı ile ibadettir. Yani çalışmanın ibadet olabilmesi için farzların yerine getirilmesi konusunda ihmal ve tembellik gösterilmemesi, haramlardan kaçınılması ve kul hakkına riayet etmek şartına bağlıdır. Nitekim iki namaz vakti arasında kalan diğer saatlerin, vakit namazları kılındığı takdirde bir ibadet şekline geleceği ve iki namaz arasında işlenen günahların affedileceği verilen müjdeler arasındadır.
Buna göre farz ibadetlerini yerine getiren, helalinden kazanarak haramlardan uzak kalan ve kul hakkına riayet eden kimsenin kazandığı helal lokma hem kutsaldır hem de ibadet hükmündedir.
Kiliseden camiye çevrilen yerde namaz kılmak caiz mi?
İbadetler hususunda bizim diğer ümmetlerden bir farkımız da yeryüzünün bize mescit kılınmasıdır. Yani temiz olduktan sonra her yerde namaz kılmamız caizdir. Nitekim sevgili Peygamberimiz bir hadisi şeriflerinde “yer yüzü bana mescit kılında” şeklinde buyurmaktadır.
Daha da ötesi kilisede dahi temiz olduktan sonra namaz kılmak caizdir. Ancak zaruret bulunmadıkça kilisede namaz kılmak mekruhtur. Fakat namaz kılacak başka bir yer bulunamadığı takdirde, temiz olmak kaydıyla kilisede namaz kılmada dini mani yoktur.
Aynı şekilde Kilise, Havra vb. gayri Müslimlere ait mekanlar satın alınarak veya başka yollarla camii haline getirilirse bu mekanlar mescit hükmünü alır. O yerde de namaz kılmakta hiçbir sakınca kalmaz.
Günün Ayeti
“Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”
Mü’minun, 23/115.
Günün Sözü
Hayatta bir gayesi olmayan insanlar, bir nehir üzerinde akıp giden saman çöplerine benzerler; onlar gitmezler, ancak suyun akışına kapılırlar.
Seneca
Günün Hadisi
İman kalp ile tasdik, dil ile ikrar ve organlar ile amel etmektir
İbn Mace, “Sunne”, 9.
Günün Duası
Allah’ım başladığımız bu yeni haftada senden hayır ve bereket diliyor, kaza ve belalardan sana sığınıyorum.
Bunları biliyor muyuz?
Berzah-ı Kübra Nedir?
Kabirden kalkıp, mahşer yerinde hesabın görülüp Cennet veya Cehenneme gidilinceye kadar geçen zaman.
Günün Nüktesi
Niçin döndün?
Şakik-i Belhi Hazretleri, geçimini temin edebilmek için ticaret yapmaya karar verir. Bunun için de uzak diyarlara gitmesi gerekir. Ayrılmadan önce, hürmet ve muhabbet duyduğu dostu İbrahim bin Edhem’e uğrayıp helalleşir, ardından da yola çıkar. Fakat Şakik, birkaç gün sonra çıkagelir.
İbrahim bin Edhem, Şakik’i camide görünce hayretle:
–Niçin çabuk döndün? diye sorar.
Şakik-i Belhi:
–Yolculuğumda çok acayip bir şey gördüm, ondan dolayı döndüm der.
İbrahim bin Edhem:
–Hayırdır inşallah, ne gördün? deyince,
Şakik şöyle anlatır:
–Yolculuk esnasında dinlenmek için bir kenara çekilmiştim. Orada kör ve topal bir kuş gördüm. Kendi kendime; «Acaba bu kuş burada yalnız başına nasıl yaşıyor, ne yiyip ne içiyor?» diye düşünürken, az sonra, ağzında yiyecek taşıyan bir başka kuş çıkageldi. Bu böyle birkaç defa tekrarlandı. Bunun üzerine ben; «Bu kuşu bu ıssız yerde rızıklandıran Allah, elbette beni de rızıklandırır, O’nun buna gücü yeter.» dedim ve döndüm.
Bunun üzerine İbrahim bin Edhem Hazretleri şöyle der:
–Şaşarım sana ey Şakik! Niçin kendini, başkasının yardımıyla yaşayan kötürüm bir kuşun yerine koydun da, hem kendisi için çalışan hem de diğer düşkünlere yardıma koşan kuş gibi olmayı düşünmedin?!
Bu sözler üzerine Şakik-i Belhi hakikati anlar. Hemen kalkıp İbrahim bin Edhem’in elini öper ve ticaretine geri döner.

 

İnsanları güldürmek için yalan söylemek caiz mi?
Doç. Dr. Zeki Uyanık
Yazarımız Kim ?

Doç. Dr. Zeki Uyanık