Sayfa Yükleniyor...
İnsan küfre götürmeyen günahları işlemedikçe dinden çıkıp kafir olmaz. Yani kişi tasvip etmediğimiz halde namaz kılmamakla, oruç tutmamakla veya içki içmekle kafir olmaz. Çünkü İslam’a göre Müslüman günah işlemekle imandan çıkmaz. Günahkar ama imanla ölen bir kimseyi Allah dilerse affeder dilerse cehennemde cezasını doldurduktan sonra cenneti lütfeder. İntihar eden kimse de kafir olmadığından ama büyük günah işlediğinden Allah isterse onu affeder direkt cennetine alır dilerse cehennemde cezasını çektirir daha sonra cennetine koyar. Durum bu olunca cana kıymak büyük günahlardan bir günah ve küfürden de sonraki en büyük günah olduğundan canına kıyan kimsenin affedilmesi için bolca dua edilmeli, ruhuna hayırlar yapılmalı, sadakalar vermeli ki yapılan bu hayırlar hem amel defterine işlensin hem de Allah’ın affına vesile olsun. Buna göre intihar eden kimseye dua etmekte bir sakınca yoktur. Sakınca olmadığı gibi canına kıydığı için çok duaya ve hayra ihtiyacı olduğundan ona bolca dua edilmelidir.
Dinen yasak olan bir hususta adakta bulunmak caiz mi?
Adak, bir kimsenin dinen yükümlü olmadığı ibadet cinsinden bir şeyi kendisine vacip kılmasını ifade eder. Kur’an-ı Kerim’in değişik yerlerinde verilen sözün tutulması emredilir. Ayrıca kişinin yaptığı adağa uygun davranması iyi kulların vasıfları arasında sayılmaktadır. Hz. Peygamber de hadislerinde Allah’a itaat kabilinden adakların yerine getirilmesini emretmiş Allah’a isyan veya masiyet kabilinden olan konularda adakta bulunulmamasını, şayet yapılmışsa buna uyulmamasını istemiştir. Buna göre İslam fıkhında bir ilke olarak haram olan bir adak yerine getirilemez. İçki içme, zina yapma, hırsızlık yapma adağı gibi. Ama Allah’a isyan ve masiyet olmadığı sürece yapılan adak yerine getirilmelidir.
Bulamadığımız veya unuttuğumuz insanların hakkını nasıl ödeyebiliriz?
Bilinen ve ödenme imkanı olan haklar aynen ödenmeli, sahibinden de ayrıca helallik alınmalıdır. Ödenme imkanı olup, her nasılsa sahibine ödenemeyen maddi haklar, sahibi adına, yani sevabı ona olmak üzere muhtaçlara verilmeli, sahibi için de istiğfar etmelidir. Sahibine söyleme ve ödeme imkanı olmayan, başkasına da ödenemeyen haklar için, hakkın sahibine ve kendine çokça mağfiret dilemeli, ona kendisindeki hakkını helal ettirmesini Allah’tan ısrarla istemeli ve yakarmalıdır.
İnsanlara rızkın farklı verilmesinin bir hikmeti var mı?
Allah herkesin rızkını farklı yaratmıştır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de bu hususta şöyle buyrulmaktadır: “Biz bazılarınızı bazılarınıza rızık hususunda üstün kıldık.”(Nahl,16/71.) Tabi bunda pek çok hikmetler vardır. Kimisi servet ile imtihan olurken kimisi de yokluk ya da az rızık ile imtihana tabi tutulmaktadır. Yani rızkın uhrevi sorumluluğu söz konusudur. Dolayısıyla Allah dilediğine az rızık verir, dilediğine ise bol rızık verir. Ama hangisi daha hayırlı onu da ancak Allah bilir. Biz kullara düşen teslimiyet içinde olmak ve kadere rıza göstermektir. Öyle ki bu hususla ilgili olarak Allah’u Teala, Kur’an-ı Kerim’de mealen: “Eğer Allah bütün kullarına (eşit olarak) bol rızık verseydi, yeryüzünde muhakkak ki taşkınlık ederler, azarlardı. Fakat O, ne miktar dilerse (rızkı o kadar) indirir. Şüphe yok ki O, kulların (ın her halin)den hakkıyla haberdardır, (her şeyi) kemaliyle görendir.” (Şura, 42/27) Şeklinde bizi uyarmaktadır.
Günün Ayeti
Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah’a sığın. Fussilet, 41/36.
Günün Hadisi
Allah’ın en sevmediği helal boşamadır. Ebu Davud, “Talak”, 3.
Günün Sözü
Hayatta üç şey kişinin özünü bozar: Öfke, açgözlülük ve kibir.
Günün Duası
Allah’ım hesabını veremeyeceğimiz hiçbir malı, makamı, sözü ve işi bize nasip etme.
Bunları biliyor muyuz?
Mizan Ne Demektir?
Mahşerde hesap görüldükten sonra herkesin amellerinin tartılacağı ilahi adalet terazisidir.
Günün Nüktesi
Kendisine dua edin…
Ümmü Seleme şöyle demiştir: Hz. Peygamber vefat eden Ebu Seleme’nin yanına girdi. Ebu Seleme’nin gözleri açık kalmıştı. Peygamberimiz gözlerini kapadı, sonra, “Şüphesiz ruh alındığı zaman, göz onun arkasından baka kalır” buyurdu. Ailesinden bazıları çığlık attılar. Bunun üzerine Peygamberimiz, “Kendinize ancak hayır dua edin. Çünkü melekler söylediklerinize amin derler” buyurdu, sonra da şu duayı yaptı: “Allahım, Ebu Seleme’yi affet, derecesini hidayete erenlere yükselt, arkasında kalanlarını sen koru. Bizi de, onu da bağışla. Ey Alemlerin Rabbi, bu ölünün kabrini genişlet ve kendisine orada bir ışık yarat.” Müslim, “Cenaiz,” 4.