Sayfa Yükleniyor...
İslam, akılsız varlık olan hayvana hizmet etmeyi ya da beslemeyi ameli salih olarak kabul etmektedir. Ancak ona eziyet etmeyi de yasaklamaktadır. Bu bağlamda gerekli ilgi ve alaka gösterilmesi durumunda kafeste kuş beslemekte bir sakınca yoktur. Ancak gerekli ilgi ve alaka gösterilmez ve bu hayvanların hak ve hukukuna riayet edilemeyecekse beslememek gerekir.
Sıkışık durumda namaz kılmak caiz midir?
İslam’ın temel direk ve ibadetlerinden birisi olan namaz ibadeti huşu ile kılınmalıdır. Namazda huşuyu ve dikkati dağıtacak durumlardan ise sakınmak gerekir. Bu anlamda karnı aç olan birisinin sofra hazırken namaza durması mekruh görülmüştür. Aynı şekilde idrara sıkışmış bir kimsenin de o şekilde namaza durması mekruh kabul edilmiştir. Buna göre tuvalet ihtiyacı olan bir kimsenin namazı kazaya kalma tehlikesi yoksa sıkışık şekilde namaz kılması mekruhtur. O şekilde kılmaması daha evledır.
Süt çocuğu olması için kaç yaşına kadar emzirmek icab eder?
Süt akrabalığının meydana gelmesi için, Şafii, Maliki, Hanbeli ve Hanefi mezhebinin iki imamına göre süt emen çocuğun iki yaşını doldurmamış olması gerekir. Ebu Hanife’ye göre ise, süt emen çocuğun süt çocuğu kabul edilebilmesi için 2,5 yaşını doldurmamış olması gerekir. Yani genel kanaat ve müctehidlerin çoğunluğu göre süt akrabalığının ortaya çıkması için süt emen çocuğun iki yaşından küçük olması gerekir. İki yaşından sonra süt emilse de Ebu Hanife dışındaki fıkıhçılara göre süt akrabalığı meydana gelmez.
Dünya ahiretin tarlasıdır hadisinin anlamı nedir?
Biz Müslümanlar öldükten sonra dirileceğimize, dünyada yaptıklarımızdan dolayı hesaba çekileceğimize ve mümin olarak iyi işler yapmışsak cennete, günahkar olmuşsak cehenneme gideceğimize inanıyoruz. İnanmış olan kişiler cezalarını çektikten sonra cehennemden çıkarak cennete gireceklerdir. Allah Teala dilerse günahkar Müslümanları affederek hiç cehenneme sokmayabilir. Fakat inançsızlar daima cehennemde kalacak ve ceza göreceklerdir. Burada bahsettiğimiz iman, ibadet ve güzel işler vs. hep bu dünyada yapılan şeylerdir. Cennete gidenler dünyada yaptıkları bu güzel işlerden dolayı ödüllendirilmiş olacaklardır. İnançsızlık, haksızlık, zulüm ve günahkarlık da bu dünyada insanların yaptıkları kötü işlerdir. Böyle kişiler de cehennemde cezalandırılacaklardır. Bu, aynen tarlasını zamanında eken, bakımını yapan ve mahsulünü zamanında kaldırarak pazara süren ve yemesi için yeteri kadarını ayıran kişinin kışın rahat etmesine benzer. Tarlasını ekip biçmeyen ve kışa hazırlık yapmayan kişiler de aç kalacaklardır. Durum bu şekilde değerlendirilirse, dünyanın niçin ahiretin tarlası olduğu anlaşılır. Allah’u Teala bu hususta Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyurmaktadır: “Her kim zerre nispetinde hayır yaparsa mükafatını her kim de zerre nispetinde şer işlerse cezasını görecektir.” Dolayısıyla dünya kişinin ahirette gideceği yeri belirleyen mekandır.
Günün Ayeti
İyi işler yapın, çünkü ben her yapacağınızı gözetiyorum. Sebe, 34/11.
Günün Hadisi
“Kim bir borçluya mühlet verirse, her gün için bir sadaka sevabı kazanır. Kim onun borcunu vadesi geldikten sonra tehir ederse, tehir ettiği müddetçe, her geçen gün (alacağı mal kadar) sadaka yazılır.” İbn-i Mace, “Sadakat”, 14.
Günün Sözü
“Ne kadar zengin olursan ol yiyebileceğin kadar yersin.” Hz. Mevlana
Günün Duası
Allah’ım bizi, toplumu ifsat edenlerden değil ıslah edenlerden eyle.
Bunları biliyor muyuz?
Arasat nedir?
Kıyametin kopmasından sonra diriltilecek olan insanların, dünyadaki inanç, söz, fiil ve davranışlarından sorguya çekilmek üzere sevk edilecekleri yerin adına denir. Bu mekana mahşer ve mevkif de denir.
Günün Nüktesi
Ölü ve Pişmanlık…
Behlül Dana Hz. bir gün halifeye; “Ey Harun Reşid! Yer içinde, yer üzerinde ve göklerde çok olan nedir?” diye sordu. Harun Reşid; “Bunu bilmeyecek ne var? Yer içinde ölüler, yer üzerinde hayvanlar ve bitkiler, gökte ise meleklerdir” dedi. Behlül; “Değil” buyurdu. Halife; “Nedir?” deyince, Behlül-i Dana; “Ey Halife! Yer içinde çok olan ölülerin pişmanlıkları, yer üzerinde insanların hırs ve tamahı, gökte ise adil hükümdarların sevaplarıdır” buyurdu.