Kendini duyacak kadar namazda gülenin abdesti de bozulur mu?

Doç. Dr. Zeki Uyanık

Kişi namaz kılarken kahkaha atarak veya başkası duyacak kadar gülmesi halinde Hanefi mezhebine göre namazı ile birlikte abdesti de bozulur. Şafii mezhebine göre ise böyle bir gülme ile kişinin sadece namazı bozulur abdesti bozulmaz. Kahkaha atmadan hafif bir sesle kimsenin duymadığı bir gülme ile her iki mezhebe göre de sadece namaz bozulur.
 

Gusülde tırnak altında kir kalırsa gusle engel olur mu?

Gusülde vücudun her yerinin ıslatılması lazımdır. Bu nedenle tırnakların altı da üstü de ıslatılması lazım. Vücudun her hangi bir bölgesinde kuru yer kalırsa gusül olmaz. Buna göre tırnak üzerindeki ruj boyaları da tırnağın altındaki kir ve benzeri şeylerde suyun temasını kestiği ve vücutta kuru yer bıraktığı için gusle engeldir. Guslün tam olması için tırnağın altını da üstünü de temizlemek, tırnak çok uzun ise ve altında da kir varsa yıkamak lazım.
 

Gusül alması gereken kişinin dua etmesinde bir sakınca var mı? 

Gusül alması gereken kişiye namaz kılmak, Kur’an-ı Kerim okumak, tutmak, Kabeyi tavaf etmek... gibi ibadetleri yapmak haramdır. Ama bazı kısa sureleri (Fatiha, Nas, Felak…) korunmak için okuyabilir. Bunun yanında istediği şekilde ve dilde kendisi için veya başkası için de dua edebilir. Cünüp kişi dua edeceği gibi yemek yemesi, yürümesi de caizdir. Fakat yıkanarak bunları yerine getirmek daha doğrudur. 
 

Yeni doğan bebek ismi koyulmadan vefat ederse ona isim koymak gerekir mi?

Çocuk doğarken canlı doğmuşsa, yani bağırmış yahut hareket etmiş, canlı doğduğuna kanaat getirilmişse, bu çocuk cenaze işlemleri açısından tıpkı büyük insan gibi muamele görür. Canlı olarak doğduktan hemen sonra da vefat etse, ismi konulur, cenazesi yıkanır, bir beze sarılır, namazı kılınır ve sonra defnedilir. Yeter ki canlı doğduğuna kanaat getirilsin. Lakin doğan çocuk canlılık işareti göstermemişse, ağlamamış, aksırmamış, esnememiş, ölü olarak doğduğuna kanaat getirilmişse; yine bir isim verilir, yıkanır, beze sarılır, ama namazı kılınmadan defnedilir. Ölü olarak doğması, sadece namazdan mahrum bırakır, diğer hususlar aynen icra edilir. Bu durumdaki çocuklara böyle bir işlemin yapılması insanlığa gösterilen saygının bir ifadesidir. Öyle ki ölenin insan oluşu, onu böyle bir hizmete lâyık kılar. Çünkü insan küçük de olsa mükerrem, hürmete lâyık bir varlıktır.
 

Hz. Ali’ye neden ‘kerremallahu vechehu’ sıfatı verilmiş?

 

Hz. Ali, İslam tarihinde ismi altın harflerle yazılmış büyük sahabelerden biri, Hz. Peygamberin damadı ve İslam’ın 4. Halifesidir. Hz. Ali daha küçük yaşta Rasullullahın getirdiği dine iman edip, yüzünü hiç puta dönmeden İslam ile şereflendiği için ‘kerremallahu vechehu’ unvanı ile anılmıştır. Ayrıca Hz. Ali efendimiz, kaza-i ilahiye gösterdiği rızadan dolayı da ‘mürteza’ namı ile de anılmaktadır
 
Akabe Bey’atları nedir?
Hz. Peygamberin Medine’den gelip ilk Müslüman olanlarla 621-622 yıllarında Mekke’nin Akabe adı verilen mevkîinde yaptığı iki anlaşma ve ahitleşmesidir.
 
Günün Ayeti
“İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel şekilde sav.” Fussilet, 41/34.
 
Günün Hadisi
Kim darda kalan bir kimsenin işini kolaylaştırırsa, Allah da dünya ve âhirette onun işlerini kolaylaştırır. Kul, kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da onun yardımcısı olur. (Ebû Dâvûd, “Edeb”, 60)
 
Günün Sözü
“Mağlup olan, daima galibi taklit etmeye meyleder.” İbn Haldûn
 
Günün Duası
Allah’ım, hastalıklarımızı günahlarımıza kefaret ve rahmetine vesile eyle.
 
Bunları biliyor muyuz?
Makamat-ı Süluk Nedir?
Tasavvuf yolunda ilerlerken geçilmesi gereken dereceler demektir.
 
Günün Nüktesi
En büyük günah…
Ebû Bekre şöyle dedi: Resûlullah; “En büyük günahı size haber vereyim mi?” buyurdu.
Biz:
– Evet, yâ Resûlallah, dedik.
Resûl–i Ekrem:
– “Allah’a şirk koşmak, ana babaya itaatsizlik etmek” buyurduktan sonra, yaslandığı yerden doğrulup oturdu ve “İyi belleyin, bir de yalan söylemek, yalancı şâhitlik yapmaktır” buyurdu. Bu son cümleyi sürekli tekrarladı.
(Buhârî, “Şehâdât”, 10.)