Sayfa Yükleniyor...
İslam dininde kirvelik diye bir akrabalık bağı yoktur. Kirvelik baba, oğul, ana kız, dayı, yeğen gibi akrabalık olmadığından kirve çocuklarının evlenmesinde hiçbir sakınca yoktur.
Toplumumuzdaki kirvelik bağı daha çok örfi bir bağdır. Örfi anlayışa göre kirve çocukları öz çocuklar gibi kabul edilmekte. Öz çocuk gibi kabul edildiklerinden bu çocukların birbiri ile evlenmesi uygun değildir deniliyor. Oysa abu anlayış ve örfün İslam nazarında bir hakikati yoktur.
Dolayısıyla kirve çocuklarının evlenmesinde dinen hiçbir sakınca yoktur.
Vefat eden kimsenin ruhu kabirde bedene döner mi?
Kişi vefat ettiğinde ruhu bedeninden ayrılır. Bu ruh müminin ise cennete kafirin ise cehenneme kaydedilir. Kaydedildikten sonra cenaze kabre koyulurken ruh bedene döner ve kabir hayatına başlar. Dolayısıyla İslamiyette kabir hayatı vardır ve bu kabirde nimet ve azab da vardır. Bu nimet ya da azap hem ruha hem bedene verilmektedir. Buna delalet eden ayetler olduğu gibi tevatür derecesine varan hadis-i şerifler de vardır. Her ölü, ister bir kabre defnedilsin, ister denizlerin derinliklerinde kaybolup gitsin, isterse hayvanlar tarafından parçalanıp yenilsin, ahirette mutaka ya nimetler içinde olacak veya azab görecektir.
Kafirler ve asi olan bazı müminler azab görecekler; salih müminler ise Allah Tealanın dilediği şekilde nimet içinde bulunacaklardır. Bu hususta Kuran-ı Kerimde Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler. Allahın lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar ayeti ile Nuh kavmi hakkındaki: Onlar, günahları yüzünden suda boğuldular, ardından da ateşe sokuldular... (Nuh Suresi, 25) anlamındaki ayetler birer delil teşkil etmektedir.
Hz. Peygamber Efendimiz de; Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukurdur diye buyurmuşlardır.
Kabir azabı hem ruha, hem de cesede her ikisine beraber yapılacaktır. Çünkü ölen insanın ruhunun, kabirdeki cesediyle ilişkili olacağı sahih hadislerde belirtilmektedir. Nitekim insanın uyku halinde gördüğü güzel veya korkunç rüyalar bunu açıklamaktadır. İnsan korkulu rüya görünce elem; İyi rüya görünce de zevk duyuyor.
Halbuki bu acı veya tatlı rüyayı görenlerin yanında bulunanlar, onların ne acılarına ve ne de zevklerine muttali olabiliyorlar. İşte bunun gibi ölüler de kabirlerinde ya büyük bir neşe ve zevk içindedirler, ya da çeşit çeşit azaplara maruz kalıyorlar. Fakat biz onların bu hallerine muttali olamıyoruz.
Hac ibadeti hep aynı aylarda mı yapılmak zorundadır?
Hac, hep aynı aylarda yapılır. Çünkü hac ayları, Hicri takvime göre Şevval, Zilkade ayları ile Zilhicce ayının ilk 10 günüdür. Bu günlere hac ayları denmesi, hac menasikinin yerine getirilmesi bakımından değil, haccın şartı olan ihramın bu zaman dilimi içerisinde gerçekleşmesinin zorunlu olması itibariyledir.
Bu süre içerisinde ihrama girmeyen kişi, zamanında hacca başlayamadığı için, o yıl haccı kaçırmış olur.
Günün Ayeti
Şeytan size düşmandır. Siz de onu düşman tutun. O etrafına toplanan taraftarlarını ancak cehennemliklerden olsunlar diye davet eder.
Fıtır 35/ 6.
Günün Hadisi
Dönünceye kadar hacının duası geri çevrilmez.
Günün Sözü
En büyük başarı hiçbir zaman düşmemekte değil, her düşünüzde tekrar ayağa kalkmaktır.
Confucius
Günün Duası
Allahım bugün huzurlu ve bereketli bir gün geçirmemizi nasip et.
Bunları biliyor muyuz?
Gılman Nedir?
Allahın Cennetteki müminlere hizmet için nurdan yarattığı hizmetçiler demektir.
Günün Nüktesi
Ey çocuk niçin ağlıyorsun?
Behlül-i Dana bir gün Bağdat sokaklarından birinde giderken, oynayan çocuklar gördü. Çocuklardan biri ise bir köşeye çekilmiş onlara bakıyor ve ağlıyordu. Behlül-i Dana o çocuğun yanına gitti ve;
Ey çocuk niçin ağlıyorsun? Gel sana bir şeyler alayım da sen de arkadaşlarınla oyna dedi ve çocuğun başını okşadı.
Çocuk bakışlarını Behlüle çevirdi ve;
Ey aklı az adam! Biz oyun için yaratılmadık dedi.
Behlül-i Dana bu söze şaştı ve çocuğa;
Ey oğlum! Peki, niçin yaratıldık diye sordu.
Çocuk;
Allah-ü Tealayı bilmek ve Ona ibadet etmek için dedi.
Behlül-i Dana hazretleri;
Peki bunun öyle olduğunu nereden biliyorsun? diye sordu.
Çocuk, Müminun suresinin 115. âyet-i kerimesini okuyuverdi. Mealen; Sizi ancak boşuna yarattığımı ve gerçekten bize döndürülmeyeceğinizi mi zannettiniz?