2

Kocanın hanımının maaşında bir hakkı var mı?


  • Oluşturulma Tarihi : 22.10.2017 07:25
  • Güncelleme Tarihi :

İslam’a göre herkes kendi malının sahibi ve tasarruf yetkilisi olduğundan ne kocanın ne de bir başkasının kadının malını nereye, nasıl ve ne kadar harcaması gerektiği gibi konularda karışma hakkı yoktur. Kadın dilerse malı yiyer, dilerse dağıtır, dilerse kocasına veya bir başkasına verir. Kimse bu konuda onu zorlayamaz. Kocanın o mal üzerinde bir yetkisi yoktur. Nitekim Allah’u Teâlâ  bu hususta mealen şöyle buyurmaktadır:

“Müminler! Kendilerinden hoşlanmadığınız halde kadınlara mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir. Onlara verdiğinizden geri almak için baskı da yapmayın; ispatlanabilir bir fuhuş yapmış olurlarsa o başka. Onlarla marufa uygun geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız bakarsınız ki, siz bir şeyden hoşlanmıyorsunuz ama Allah onda birçok hayırlar yaratacak olabilir.” (Nisa 4/19)

Dolayısıyla koca hanımının kazancına el koyamaz. Ama kadın kazandığını hayat müşterektir deyip çocuklarının eğitimi, evin geçimi ya da bir başka iş için dilerse kazancını kocasına verebilir.

İnsanlar ahirette bu dünyadaki isimleri ile mi çağırılacaklar?

Yeni doğan çocuğa güzel bir isim koymak anne ve babaların en önemli görevlerindendir. Çocuğa konulan isim hem bu dünyada hem de ahirette geçerlidir.

Hz. Peygamber sadece çocukların değil, büyük insanların ismiyle dahi ilgilenmiştir. Kötü bulduğu bazı isimleri değiştirme yoluna gitmiştir. Yine konulması gereken güzel isimler hakkında bilgiler vermiş, zaman zaman bizzat kendileri çocuklara isimler vermiştir.

Hz. Peygamber güzel isim koymanın önemini bir sözünde şöyle ifade etmektedir: “Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyleyse isimlerinizi güzel koyun.”

Bu çağırma işlemini Allah'ın görevlendirdiği bir melek Allah’ın izniyle yapacaktır. Hiç kimse kıyamet günü Allah’ın hoşlanmayacağı isimle ahirete gitmek istemez. Öyleyse kötü olan isimlerin çocuklara verilmemesi gerekir.

Ahiret gününde amel defterini sağdan ya da soldan almanın bir farkı var mı?

Ahiret gününde insanlar hesaplarının görülmesi için toplandıktan sonra, kendilerine dünyada iken yaptıkları işlerin yazılı bulunduğu amel defterleri dağıtılır. Kirâmen Kâtibîn adı verilen melekler tarafından yazılan bu defterler hakkında Kur'an'da şöyle buyurulur: “Kitap ortaya konmuştur. Suçluların onda yazılı olanlardan korkmuş olduklarını görürsün. Vay halimize derler, bu nasıl kitapmış. Küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın hepsini sayıp dökmüş. Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez” (el-Kehf 18/49).

Amel defterleri cennetliklere sağdan, cehennemliklere soldan veya arkadan verilir. Defteri sağdan verilenlere “ashâb-ı yemîn”, soldan veya arkadan verilenlere “ashâb-ı şimâl” adı verilir.

Defterin sağdan verilmesi bir müjde, soldan verilmesi ise azabın habercisidir. Yani kitabını sağdan alanlar cennete soldan alanlar ise cehenneme gideceklerdir.

Her namaz için abdest almak gerekir mi?

Abdest, namazın ön şartıdır. Abdest bozulmadığı müddetçe onunla kılınacak namaz konusunda herhangi bir sayı sınırlaması yoktur. Çünkü abdestin eskisi yenisi olmaz.

Abdest var olduğu sürece bütün namaz çeşitleri farzı, sünneti, nafilesi, kazası, teravihi fark etmeksizin bu abdestle kılınabilir. Yani kişi ne kadar abdestli kalabilirse o kadar o abdestle namaz kılabilir. Dolayısıyla her namaz için ayrıca bir abdest almak gerekmez.

Günün Ayeti

Allah, size evlerinizi güvenlik ve huzur bulacağınız yerler kıldı

Günün Hadisi

“İhtiyar kimsenin kalbi iki şeyin sevgisinde daima gençtir: “Hayat sevgisi, çok mal sevgisi.”

Günün Sözü

Bir insanın büyüklüğü, çenesinden yukarıya bakılarak ölçülür.

(Lloyd George)

Günün Duası

Allah’ım bugün utanacağım bir iş yapmayı nasip etme.

Bunları biliyor muyuz?

Berâet-i Zimmet Nedir?

Aksine bir delil bulunmadığı müddetçe kişinin suçsuz ve borçsuz olması demektir.

Günün Nüktesi

Fakirliğini kimseye söyleme…

Hz. Lokman’ın oğluna nasihat eder:

Ey oğul!

Bir cemaat içinde bulunduğunda onlar ayakta iken sen oturma.

Oturdukları zaman da sen de oturuver.

Ey oğul!

Bıyık ve sakalınla oynama. Elinle sinek kovalamayı terk et.

Ey oğul!

Sükut ve teenni ile hareket et. Az konuş. Çok konuşma yanılmaya sebeptir.

Ey oğul!

Konuşurken sözü fazla dağıtma. Aksi takdirde şerefine zarar gelir.

Konuşurken başkalarını utandırma.

Kaş göz işareti yapma.

Ey oğul!

Güzel ve latif sözleri duymaya çalış. Fazla hayrete düşme.

Sözün tekrarlanmasını isteme. İnsanları güldürecek ve kendini maskara edecek sözlerden sakın.

Ey oğul!

Kimse hakkında ayıp tutma.

Ey oğul!

Senden bir şey istenildiği zaman, elinden geliyorsa vermeye çalış.

Birinden bir şey istediğinde de fazla ısrar etme.

Ey oğul!

Acizliğini ve fakirliğini hiç kimseye, hatta ailene dahi açma ki, onların yanında itibarın düşmesin, sözünü dinlemez olmasınlar.

 

Kocanın hanımının maaşında bir hakkı var mı?
Doç. Dr. Zeki Uyanık
Yazarımız Kim ?

Doç. Dr. Zeki Uyanık