Sayfa Yükleniyor...
Dinimizce selam vermek sünnet onu cevaplandırmak ise farzdır. Bir topluma selam verildiği zaman o toplumdan bir kişi bu selama karşılık vermesi bu farzı yerine getirmek için yeterlidir. Şayet cevap verilmese o toplumda oturan her Müslüman günahkar olmuş olur. Selamı o toplumun içinde oturan bir kimsenin ismini zikrederek verme durumunda ise ismi geçen kimse bu selama karşılık verme zorunda diğerleri için bir şey söz konusu değildir. Selam, benden sana bir zarar gelmez, anlamına geldiğine göre her Müslüman İslam’ın bu güzel şiarını günlük hayatında yaşaması ve yaşatması lazım. Selam verdiği gibi verilen selama da karşılık vermesi gerekir. Çünkü Kur’an-ı Kerim de Allah mealen şöyle buyurmaktadır: “Size bir selam verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin.” (Nisa, 4/ 86) Dolayısıyla bize selam verildikten sonra selamı veren dost, akraba, tanıdık, tanımadık, küs ya da barışık kim olursa olsun selamına karşılık vermek üzerimize farzdır. Selama karşılık vermemek ise dinen uygun değildir.
İslam dini estetik yapmayı niçin caiz görmemektedir?
İslam dini, insanın yaratılıştan var olan güzelliklerini daha belirli hale getiren, takı takma, saçları tarama, meşru ölçüde süslenme, güzel giyinme gibi davranışları mubah kılmıştır. Ancak, fıtraten yani yaratılıştan verilmiş özellik ve şekillerin değiştirilmesini yasaklamıştır. Nitekim Rasulüllah Efendimiz, süslenmek maksadıyla vücutlarına dövme yapan veya yaptıranlara, dişlerini yontarak seyrekleştiren ve şeklini değiştirenlere lanet etmiştir. Buna göre, Allah’ın yarattığı şekli beğenmeyerek, ameliyatla bazı uzuvların şekillerini değiştirmek, tabii güzelliğin fevkinde güzellik aramak dinen caiz değildir. Çünkü bu yaratılışı beğenmemektir. İslam dini de bundan dolayı estetik ameliyatı caiz görmemektedir. Kur’an-ı Kerim, şeytanın “Şüphesiz onlara emredeceğim de Allah’ın yaratılışını değiştirecekler” (Nisa, 4/ 119) dediğini naklederek, bu tür davranışları şeytani işler olarak nitelemektedir. Ancak zaruri bir durum varsa trafik kazasında yüzün parçalanması misali estetik olmada bir sakınca yoktur.
Haram yoldan kazanılan para ne yapılmalıdır?
İslamiyet her zaman kişinin rızkını aramasını ve bu rızkı ararken de rızkı verenin rızasına uygun aramasını emretmektedir. Yani meşru çerçevede rızkını aramasını istemektedir. Durum bu olmakla beraber kul bazen çerçeveyi ihlal etmekte ve dinen hoş olmayan davranışların içine girmekte, haram bir işe girişebilmektedir. Dolayısıyla haram bir yolla rızkını temin etmektedir. Bu yolla kazanılan para haramdır. Böyle şeylerle uğraşmak da günahtır. Bununla beraber ortada böyle bir para varsa bu para hayır kurumlarına veya fakirlere, herhangi bir sevap beklemeden verilmelidir.
Günün Ayeti
Allah sizi yerden bir bitki bitirir gibi bitirdi. Sonra sizi tekrar oraya geri çevirecek ve tekrar çıkaracaktır. Nuh 17-18.
Günün Hadisi
Birbirinize kin tutmayınız, birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize sırt çevirip alakanızı kesmeyiniz. Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz. Bir Müslümanın Müslüman kardeşine üç günden fazla küs kalıp selam vermemesi helal değildir. Buhari, “Edeb”, 57.
Günün Sözü
İnsanın nefsine hakim olması, zaferlerin en büyüğüdür. Eflatun
Günün Duası
Ya rabbi bugün mahzun bir yüreği sevindirmeyi bana nasip et.
Bunları biliyor muyuz?
Ayan-ı Sabite Nedir?
Dış alemde var olan eşyanın görünür hale gelmeden önce Allah’ın ilminde bilgi olarak mevcudiyeti, ortaya çıkan varlıkların Allah’ın ilmindeki gizli hakikatleri demektir.
Günün Nüktesi
Cennette Bir Ağaç…
Bir gün Resulullah şöyle buyurdular: “Kim ‘Suphanallah’ derse, Allah Teala bu zikre karşılık kıyamet günü ona cennette bir ağaç diker. Yine kim ‘La ilahe illallah’ derse, Allah Teala bu zikir karşılığında cennette ona bir ağaç diker. Yine kim ‘Allah-u Ekber’ derse Allah Teala bu zikre karşılık cennette ona bir ağaç diker.” Bu sırada Kureşli olan bir adam şöyle dedi: “Ya Resulellah! Bu durumda bizim cennette pek çok ağaçlarımız olacaktır. Çünkü biz sürekli olarak bu zikirleri söylüyoruz.” Resulullah cevaben şöyle buyurdular: “Evet doğrudur. Ama onları günah ateşiyle yakmaktan sakının. Zira Allah-u Teala söyle buyuruyor: ‘Ey iman edenler! Allah ve resulüne itaat edin ve amellerinizi geçersiz kılmayın.’”