Sayfa Yükleniyor...
Bankaların memur, işçi ve emeklilere verdiği maaş promosyon oranlarını açıklamakla ülkemizde son günlerde maaş promosyonu ve hükmü dinen caiz mi değil mi anlamında çokça tartışılır oldu.
Peki bankaların verdiği bu maaş promosyonları dinen caiz mi?
Öcelikle şunu ifade edelim ki; İslam dini, faizi ve faizli işlemleri naslarla yasaklamış ve haram kılmıştır. Nitekim Yüce Mevla Kur’an-ı Kerim’de bu hususta mealen şöyle buyurmaktadır:
“Ey iman edenler! Kat kat artırılmış olarak faiz yemeyin. Allah’tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.” (Al-i-İmran 3/130)
“Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alışveriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah’a kalmıştır. Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedi kalacaklardır.” (Bakara 2/275)
Hz. Peygamber de Hadis-i Şerifinde şöyle buyurmaktadır:
“Helâk edici şu yedi şeyden kaçınınız; Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak” (Buhârî, “Vasâyâ”, 23; Müslim, “Îmân”, 144.)
“Faiz yiyen, yediren, yazan ve buna şahitlik eden kimseye lânet olsun hepsi (günahta) eşittir.” (Müslim, “Müsâkât,” 106.)
Çağdaş finansal sistemin önemli aracı kurumlarından biri bankadır. Günümüzün finansal kurumlarından biri olan bu bankaların verdiği hizmetlerden birisi de memur, işçi ve emeklilerin hak ettikleri maaşı ödemektir.
Banka, bu maaşın kendisine yatırılması karşılığında memur, işçi ve emeklilere promosyon vermektedir. Bankaların memur, işçi ve emeklilere verdiği promosyon güncel ve tartışmalı bir mesele olduğu için günümüz fıkıhçıları konuyu ele almış, tartışmış ve farklı görüşler öne sürmüşlerdir.
İslam hukukçuları, promosyonu hüküm olarak faiz, caiz, hediye, faiz şüphesi var şeklinde yorumlamışlardır. Ancak promosyonla ilgili görüşleri irdelediğimizde şunu görmekteyiz ki, bütün görüş sahiplerinin kendilerine göre delil ve gerekçeleri bulunmaktadır.
Bu delilleri ve gerekçeleri dikkate aldığımızda “promosyonda faiz şüphesi vardır” görüşünün daha isabetli ve tercihe şayan olduğunu müşahede etmekteyiz.
Bu görüşlerden de hareketle, kişinin çok ciddi temel ve zaruri bir ihtiyacı varsa fetva anlamında promosyonu kendisi için kullanabilir. Fakat şüpheden kurtulma ya da haram yememek adına promosyon parasını çok zaruri ve temel bir ihtiyaç yoksa ihtiyaç sahiplerine vermesi daha uygundur.
Kanuni düzenlemeden dolayı memur ve işçi, maaşlarının yatırılması için banka seçme inisiyatifine sahip değillerdir. Bundan dolayı kurumları onların adına en yüksek promosyonu veren kurumla anlaşma imzalamak zorundadır. Bu anlaşma da en fazla promosyon veren faizle çalışan bankalarla yapılmaktadır. Bu da helal-haram ya da faizden kaçınma hassasiyeti olan kişiler için bir problem olmaktadır.
Bundan dolayı çalışanların maaş promosyonu için bir kanuni düzenleme yapılmalı ve emeklilerde olduğu gibi çalışanlara da katılım banlarından ve PTT’den maaşlarını alma hakkı tanınmalıdır. Bunun için çalışanların kurumları, Sosyal Güvenlik Kurumunun emekliler adına yaptığı anlaşma gibi bir anlaşma yapmalı çalışan da bu anlaşmadan sonra istediği bankadan veya PTT’den maaşını ve promosyonu alabilmelidir.
Emekliler, yapılan protokol gereği maaşlarını almak için katılım bankalarını ve PTT’yi de tercih edebilmektedir. Böyle bir tercih imkanları olduğu için emeklilerin katılım bankalarını veya PTT’yi tercih etmeleri yerinde ve doğru olur. Ancak emeklilerin faizle iş yapan bankları tercih etmeleri uygun değildir.
Günün Ayeti
Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabb’inize kulluk edin ki (Allah’ın) azabından korunasınız. Bakara, 2/21.
Günün Hadisi
“Kabir, ahiret duraklarının ilkidir. Bir kimse o duraktan kurtulursa, sonraki durakları daha kolay geçer. Kurtulmazsa, sonrakileri geçmek daha zor olacaktır.” Tirmizi, “Zühd”, 5.
Günün Sözü
Beraber ağlamaktaki tatlılık kadar hiçbir şey kalpleri birbirine bağlayamaz. Rousseau
Günün Duası
Allah’ım bugün bizi bela, musibet ve acı haberler ile imtihan etme.
Bunları biliyor muyuz?
Râvi kime denir?
Duyduğu veya gördüğü bir sözü, bir işi, bir olayı başkasına haber veren kimsedir. Hadis ilminde ise, Hz. Peygamberin hadîs-i şerîflerini, metin ve senedi (nakledenleri) ile birlikte aktaran kimsedir.
Günün Nüktesi
Bir zaman gelir ki…
Sahabeden Ebu Derda, bir ara sabah namazlarında Hz. Peygamber selâm verince, tesbih ve dualarından sonra acele ile mescitten çıkmaya başladı. Bu hâl bir süre devam edince Hz. Peygamber sordu: “Ey Ebu Derda! Sen mescide herkesten önce gelir, yine herkesten sonra çıkardın. Şimdi sana ne oldu?” Ebu Derda: “Ya Resulallah! Malumunuz, hurmaların dallarda olgunlaşarak yere düştüğü bir sıcak mevsimdeyiz. Komşumun avlusundaki hurma ağaçlarının dalları bizim evin avlusuna sarkmış durumda!.. Geceleri bu dallardan avluya düşen hurmalar sabaha kadar çoğalıyor. Namazdan sonra hemen çıkıp gitmesem çocuklarım kalkacak, avlumuza dökülen hurmaları yiyecekler. Halbuki ben çocuklarıma haram yedirmemek için Allah’a söz verdim. Bu sebeple namazdan sonra beklemeden kalkıp gidiyor, çocuklarım uyanıp avluya çıkmadan, dökülen hurmaları toplayıp komşumun avlusuna bırakıyorum. Acele ile çıkışımın sebebi budur.” diye cevap verdi. Efendimiz buyurdular ki: “Bir zaman gelir ki, insanlar yalnız malın, paranın gelmesini düşünür, helalini ve haramını düşünmezler.”