2

Mahşer günü Müslüman kimse ilk önce hangi ibadetin hesabını verecek?


  • Oluşturulma Tarihi : 27.03.2019 07:04
  • Güncelleme Tarihi :

Müslüman kimse ahiret gününde ilk önce namazlar ibadetinden hesaba çekilecektir. Nitekim sevgili Peygamberimiz bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Kıyamet günü ameller arasında önce namazın hesabı verilecek. Bu hesap güzel olursa kul kurtuluşa erdi demektir. Bu hesap bozuk olursa kul hüsrana düştü demektir. Eğer farzında eksiklik çıkarsa Allah: “Bakın kulumun defterine yazılmış nafilesi var mı?” buyurur. Böylece farzın eksiklikleri nafile (namazları) ile tamamlanır. Sonra bu tarzda olmak üzere diğer amelleri hesaptan geçirilir.” Buna göre kulun ahiret gününde ilk hesabını vereceği ibadet namaz ibadetidir.
Bulduğumuz eşyayı sahibine vermek zorunda mıyız?
Başkalarının rızası olmadan mallarını ellerinden almak caiz olmadığı gibi, kaybettikleri mal ya da eşyayı alıp sahiplenmek de caiz değildir. Bir kimse bir yerde bir miktar para veya eşya bulsa onu sahibine vermek üzere alabilir. Ancak kendine mal edinmek üzere alması başkasının malını gasp etmek hükmündedir. Buluntu eşya konusunda takip edilecek yöntem şöyledir: Bulunduğu yerde bırakıldığı takdirde telef olmasından korkulan bir şeyi sahibine vermek üzere almak vacip; telef olmayacak şeyleri almak ise mubahtır. Bir kimse bulduğu bir şeyi alırken, onu sahibine teslim etmek üzere aldığına çevresindekileri şahit tutar. Bulunan eşyanın sahibi çıkar ve onun kendisine ait olduğunu ispat ederse eşyayı ona teslim eder. Buluntu eşya, onu sahibine vermek üzere alanın yanında emanet durumundadır. Bir kusuru olmaksızın bu mal kaybolsa veya telef olsa, sahibi çıktığında bedelini ona ödemekle yükümlü olmaz. Buluntu eşyayı elinde bulunduran kimse bunu malın değerine göre uygun görülen bir süre ilan eder ve bekler. Sahibi çıkmazsa o malı yoksul kimselere sahibi adına tasadduk eder.
Yemin edip yerine getirmeyen kişi ne yapması gerekir?
Yerine getirilmesi mümkün ve mubah olan bir şeyi, ileride yapacağına veya yapmayacağına yemin eden kişi, bu yeminini yerine getirmelidir. Yeminin yerine getirilmemesi halinde, kefaret ödemesi gerekir. Yeminin kefareti ise, on fakiri doyurmak veya giydirmek ya da köle azat etmektir. Buna gücü yetmeyen kimse üç gün oruç tutar. Nitekim Allah’u Teala yemin kefareti ile ilgili olarak Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyurmaktadır: “Allah sizi kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı değil, fakat kalplerinizin kastettiği yeminlerden dolay sorumlu tutar. Yeminin kefareti, ailenize yedirdiğinizin ortalamasından on fakiri yedirmek yahut giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Bulamayan üç gün oruç tutmalıdır; yemininizin kefareti budur. Yemin ettiğinizde yeminlerinizi tutun.” Farz olan bir şeyi yapmamaya; ya da haram veya günah olan bir şeyi yapmaya yemin eden kişinin, bu yeminini yerine getirmesi gerekir. Çünkü bu yemin şekli yerine getirilmesi halinde Allah’a karşı işlenmiş bir günah olur bu da dinen caiz değildir.
Günün Ayeti
“Yaptıklarınızdan mutlaka sorumlu tutulacaksınız.” Nahl, 93.
Günün Hadisi
“En hayırlınız, borcunu en iyi ödeyendir!” buyurdu.” Buhari, “İstikraz,” 7.
Günün Sözü
Şerefle bitirilmesi gereken en önemli görev hayattır.
Günün Duası
Allah’ım beni her daim dünyasını kazanırken ahretini unutmayanlardan eyle.
Bunları biliyor muyuz?
Muhafazat-ı Nisa Nedir?
Cemaatle kılınan bir namazda, kadının erkeklerle aynı safta veya aynı hizada ya da erkeklerin önünde namaza durmasına denir. İster cuma, ister bayram, ister cenaze namazı, isterse başka bir namaz olsun, kadınlar erkeklerle birlikte namaz kıldıkları takdirde, erkeklerden ayrı, uygun bir yerde namaza durmaları gerekir.
Günün Nüktesi
Efendimiz Sordu: “Hanginiz mirasçısının malını kendi malından çok sever?” Sahabeler, “Ey Allah’ın Elçisi! Hepimiz kendi malımızı daha çok severiz” dediler. Resul-i Ekrem şöyle buyurdu: “Hayır. Mirasçısının malını kendi malından daha çok sevmeyen kimse yoktur. İnsanın kendi malı, ahirete gönderdiğidir; göndermedikleri ise mirasçıların malıdır.”

Mahşer günü Müslüman kimse ilk önce hangi ibadetin hesabını verecek?
Doç. Dr. Zeki Uyanık
Yazarımız Kim ?

Doç. Dr. Zeki Uyanık