2

Müslüman olmadan önce yapılan hayırlara sevap var mı?


  • Oluşturulma Tarihi : 19.06.2014 06:53
  • Güncelleme Tarihi :
Müslüman olmadan önce yapılan hayırlara sevap var mı?

Kişi, Allah'a ve onun gönderdiği dine ve imanın esaslarına inanmadıkça Müslüman sayılmaz. İman olmadığından da yaptığı ibadetlerin ve hayırlı hizmetlerin sevabına erişemez. Ahirette sevap almamakla beraber. Yaptığı bir takım iyi hizmetlerden ve davranışlardan dolayı bu dünyada bir takım mükafatlar görebilir. Zengin olmak  evlat  sahibi sağlıklı bir yaşam…gibi.  

Abdest alırken yardım almak caiz mi?

      Bedenle yapılan ibadetlerde aslolan kişinin tek başına bu ibadeti yapmasıdır.  Bu anlamda

kişinin tek başına abdest alması mümkün ise başkasından yardım alarak abdest alması mekruhtur. Çünkü bunda ibadete aykırı olan bir nevi kibirlenme vardır.

      Ancak kişinin her hangi bir fiziki rahatsızlığı varsa abdest alırken başkasından yardım almasında dini anlamda bir sakınca yoktur.

Livâ-i Hamd  sancağı nedir?

     Hz. Peygamberin bayrağı ve sancağı anlamına gelen bir kavramdır. Hadislerdeki açıklamalara bakılırsa Allah'a manevi anlamda yakın olma mertebesini elde eden insanlar için, Livâü'l-hamd, şefaati kübra makamıdır.

      Zira Hz. Peygamber'e inanan ve onun sünnetini eksiksiz yerine getirenler, kıyamet gününde bu bayrağın altında toplanacaklardır. Çünkü Allah kıyamet gününde Hz. Peygamberi şefaat edecek bir makama ulaştıracaktır.

Hz. Peygamberi övme ve anlatma olan Mevlid-i Şerif ne zaman yazıldı?

           Mevlid, Hazret-i Peygamber ve sahibiler döneminde yoktu. Mevlid okuma alışkanlığı Fatımiler döneminde Peygamberden 600 sene sonra Müslümanlar arasında yayılmaya başlamış, günümüze kadar da İslam dünyasında yaygınlık kazanarak gelmiştir.

Peygamberimizin doğumunu anlatan mevlit, önceleri Hazret-i Muhammed'in doğum yıldönümünü kutlamak maksadıyla okunurdu. Daha sonra kadir, miraç, regaip gecelerinde veya sünnet ve evlenme... gibi olaylar vesilesiyle yapılmaya başlanmış ve toplumumuzda önemli bir manevi kültür oluşturulmuş oldu.

         Mevlid peygamber döneminde yoktu, dolayısıyla mevlid okuma bid'attır demek yanlış bir fikirdir. Çünkü bid'at Hazret-i Peygamber döneminde olmayan din mahiyetli bir hususun sonradan dine sokulması olarak  tarif edilmekte. Oysa mevlidi bid'at saymak için bunu farz veya vacip görmedikçe, mevlidi hoş ve güzel bir gelenek olarak kabul ettiğimiz sürece bid'at kabul etmek tamamen yanlıştır.

         Aynı şekilde,'mevlid okunacağına onun yerine Kur'an okunsa daha iyidir' demek de yersizdir. Çünkü Kur'an-ı Kerim okumak her zaman faziletlidir ve sevabı vardır. Aynı zamanda hiç bir kitap onun yerini tutmaz.

          Ama olay sadece sevap meselesi değildir. Mevlid müslümanlar için toplumsal coşkunun, peygamber sevgisinin ve ona bağlılığının üst düzeyde edebi ve estetik olarak hissedilmesi, yaşanması ve dışa vurulması demektir. Kur'an okumakla mevlid okumayı biribiriyle mukayese etmek veya birini diğerine alternatif göstermek yerine ikisini ayrı ayrı ve her birini kendi yeri ve amacı doğrultusunda değerlendirmek ve yaşatmak daha doğru olur.

Ayrıca fazla abartılı ve yanlış bilgi içeren mevlidlerden de sakınmak lazım.

Haram para ile hayır yapılabilir mi?

       İslamiyet her zaman kişinin rızkını aramasını ve bu rızkı ararken de rızkı verenin rızasına uygun aramasını emretmektedir. Yani meşru çerçevede rızkını aramasını istemektedir.

       Durum bu olmakla beraber kul bazen çerçeveyi ihlal etmekte ve dinen hoş olmayan davranışların içine girmekte, haram bir işe girişebilmektedir.

      Dolayısıyla haram bir yolla rızkını temin etmektedir. Bu yolla kazanılan para haramdır. Haram kazanılan ya da başkasın hakkı olan para ile hayır yapılmaz. Başkasının hakkı olan para sahibi biliniyorsa iade edilmeli, bilinmiyorsa ya da bulunamıyorsa onun hayrına fakirlere verilmeli. Bir gün çıkar gelirse de onun hakkı ona iade edilmelidir

Günün Ayeti

Ey huzura kavuşmuş insan! Sen O'ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak Rabbine dön. Seçkin kullarım arasına katıl ve cennetime gir.

Günün Hadisi

İçki kötülüklerin anasıdır.

Günün Duası

Allah’ım kusurlarımızı ve günahlarımızı affet, bizi tövbesi kabul edilen kullardan eyle.

Günün Sözü

Atalarının dindarlığı İle kurtulacağını sananlar babalarının yemesi ile doyacağını zannedenler gibidir.

İmam Gazali

Bunları biliyor muyuz?

İstiğfar’ın anlamı nedir?

Hata ve günahların Allah tarafından af ve mağfiret edilmesini istemek; kulun işlediği iyi ve güzel amelleri azımsayıp bunları artırmaya çalışması, günahlarını çok bulup bunları azaltmaya gayret etmesi demektir.

Günün Nüktesi

Allah görüyor

Hz. Ömer halifeliği döneminde gece sokaklarda dolaşır, halkın emniyet ve huzurunu kontrol ederdi. Bir hastanın feryadını duysa durup ilgilenir, derdine çare olmaya çalışırdı. Bir çocuğun ağladığını işitse, sebebini sorar ve yardımına koşardı.

Bu maksatla dolaşırken bir gece yarısı evin birinden bir ses duyar. Ana ile kız arasında geçen bir münakaşaya şâhit olur. Kızın anasına karşı dürüst ve tatlı sözlü hareketi Hz. Ömer’ın gönlünü fetheder. Kız:

“- Anneceğim! Halife’nin süte su katmama emrini duymadın mı? Nasıl hile yapabiliriz? Kötü bir iş bu.” diye konuşur. Annesi fikrinde ısrar eder ve:

“- Kızım! Bizim burada süte su koyduğumuzu halife nereden görecek, nereden bilecek ve nasıl işitecek?” der. Kendince kızını ikna etmeye çalışır. Fakat imanı bütün kızcağız bu cevaptan hoşnut olmaz. Süte su katma işini asla doğru bulmaz.

“- Anneciğim! Bu yapılanı bu saatte halife Ömer görmüyorsa da Allah Teâlâ görüyor.” diye cevap verir.

Hz. Ömer imanı bütün bu kızcağızın cevabından pek hoşnut olur. Dürüstlüğüne hayran kalır. Ruhunda taşıdığı bu imanın bir mükâfatı olarak onu oğlu Âsım’a nikahlar.

Müslüman olmadan önce yapılan hayırlara sevap var mı?
Doç. Dr. Zeki Uyanık
Yazarımız Kim ?

Doç. Dr. Zeki Uyanık