Sayfa Yükleniyor...
Vefat eden kimsenin cenaze namazını kılmak farz-ı kifayedir. Yani bir kaç kişinin kılması diğer Müslümanlar üzerinden sorumluluğu düşürür. Müslüman bir kimse vefat ettiğinde onun namazını kılmak gerekir. Bu namaz kılan için farzı kifaye, namazı kılınan ölü içinse bir duadır. Hanefi mezhebine göre, cenaze namazı bir defa kılınır. Cenaze namazını ikinci defa kılmak mekruhtur. Şafii mezhebine göre ise, vefat etmiş bir kimsenin cenaze namazına yetişmemiş ya da hazır bulunamamış bir kimsenin kılınmış olsa bile tekrar cenaze namazını kılmasında bir sakınca yoktur. Örneğin Ankara'da vefat eden birinin cenaze namazı Ankara'da kılınsa sonra cenaze memleketine getirilse kılınan namaza katılamamış olanlar namazı kılabilirler.
Alkol alan kişi ibadet ettiğinde ibadeti kabul olur mu?
Bir Müslüman yediği gıdaların maddi temizliğine dikkat ettiği gibi, manevi temizliğine de dikkat etmelidir. Manevi temizlik haram ve şüpheli şeylerden kaçınmakla olur. Çünkü bunlar insanın yaptığı ibadetin makbuliyetine büyük bir engeldir. Midesine haram bir lokma indiren kulun kırk gün hiçbir ibadeti veya hayırlı ameli kabul edilmez. İbadet ve hayırlı amel kabul edilmez derken yani bunlardan sevap elde edemez demektir. Ancak sevabı olmasa da yine de ibadetler bir farz ve sorumluluk olduğundan terk edilmemelidir. Zira içki içmek büyük günahtır. Bunun yanında ibadetler de terk edilirse kişi ibadetleri de yerine getirmediğinden ayrıca günahkar oluş olur.
Vefat eden kimse memleketinde defnedilmesi husussunda vasiyeti varsa yerine getirilir mi?
Dinimize göre cenazeyi öldüğü yere defnetmek menduptur. Cenazeyi defnetmeden önce başka yere nakletmek mekruh olmakla beraber caizdir. Definden sonra kabrinden çıkararak nakil ise kesin zaruret olmadıkça mutlak suretle caiz değildir. Buna göre memleketleri dışında başka şehirlerde veya yurtdışında ölenlerin vasiyetleri varsa doğdukları memleketlerine nakledilmeleri mekruh olmakla beraber caizdir. Ancak vefat ettikleri yere defnetmek daha doğrudur.
İman etmemiş bir kimsenin ahirette sevabı olur mu?
Kişi, Allah’a ve onun gönderdiği dine ve imanın esaslarına inanmadıkça Müslüman sayılmaz. İman olmadığından da yaptığı ibadetlerin ve hayırlı hizmetlerin sevabına erişemez. İmanı olmayan kimse ahirette sevap almamakla beraber, yaptığı bir takım iyi hizmetlerden ve davranışlardan dolayı bu dünyada bir takım mükafatlar görebilir. Zengin olmak, evlat sahibi olmak, sağlıklı bir yaşam…gibi.
Günün Ayeti
Allah yarattıklarından size gölgeler yapmış; dağlarda sığınacağınız barınaklar var etmiş, sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, harpte sizi koruyacak zırhlar vermiştir. Size olan nimetini Müslüman olasınız diye işte bu şekilde tamamlamaktadır. Nahl, 16/80-81.
Günün Hadisi
Her kimin üç kız çocuğu veya üç kız kardeşi yahut iki kızı veya kız kardeşi bulunur; onlara iyi muamele eder ve onların haklarını yerine getirme hususunda Allah'tan korkarsa o Cennetliktir. Tirmizi, “Birr”, 13.
Günün Sözü
Ahlak, cemiyetin temelidir.
Günün Duası
Ya rabbi bugün hakkımda hayırlı olmayan hiçbir işi bana nasip etme.
Bunları biliyor muyuz?
Sadr-ı Evvel Nedir?
Hz. Peygamber efendimiz, sahabeleri ve onlardan sonra gelen tabiunun yaşadığı asır demektir.
Günün Nüktesi
Sen Vali olamazsın!
Hz. Ömer hilafeti zamanında vali olmak üzere atayacağı bir şahsı çağırmış, onunla yapacağı işler hususunda görüşüyordu. Tam bu sırada içeriye küçük bir çocuk girdi. Hz. Ömer konuşmaya ara vererek hemen çocuğu kucaklayıp, yanaklarından öptü ve yanına oturttu.
O zat; “Ya emirel müminin oğlunuz mu?” diye sordu.
“Hayır” dedi halife hazretleri, “Babası gazada şehit düşmüş bir öksüzdür.”
Adam şaşa kaldı: “Sen böyle yabancı bir çocuğa sevgi gösteriyorsun.
Halbuki benim üç çocuğum var. Hiçbirini böyle öpüp kucağıma almadım.”
Bu sefer hayret sırası Hz. Ömer’e geldi; “Öyle ise, evladına şefkati olmayanın, Allah’ın kullarına da şefkati olmaz. Bu itibarla, sen oraya vali olamayacaksın.”
M. Zeki UYANIK
mzeki47@mynet.com
İnsan ve Din
Ölen kimsenin cenaze namazı iki kez kılınabilir mi?
Vefat eden kimsenin cenaze namazını kılmak farz-ı kifayedir. Yani bir kaç kişinin kılması diğer Müslümanlar üzerinden sorumluluğu düşürür. Müslüman bir kimse vefat ettiğinde onun mazını kılmak gerekir. Bu namaz kılan için farzı kifaye, namazı kılınan ölü içinse bir duadır. Hanefi mezhebine göre, cenaze namazı bir defa kılınır. Cenaze namazını ikinci defa kılmak mekruhtur. Şafii mezhebine göre ise, vefat etmiş bir kimsenin cenaze namazına yetişmemiş ya da hazır bulunamamış bir kimsenin kılınmış olsa bile tekrar cenaze namazını kılmasında bir sakınca yoktur. Örneğin Ankara'da vefat eden birinin cenaze namazı Ankara'da kılınsa sonra cenaze memleketine getirilse kılınan namaza katılamamış olanlar namazı kılabilirler.
Alkol alan kişi ibadet ettiğinde ibadeti kabul olur mu?
Bir Müslüman yediği gıdaların maddi temizliğine dikkat ettiği gibi, manevi temizliğine de dikkat etmelidir. Manevi temizlik haram ve şüpheli şeylerden kaçınmakla olur. Çünkü bunlar insanın yaptığı ibadetin makbuliyetine büyük bir engeldir. Midesine haram bir lokma indiren kulun kırk gün hiçbir ibadeti veya hayırlı ameli kabul edilmez. İbadet ve hayırlı amel kabul edilmez derken yani bunlardan sevap elde edemez demektir. Ancak sevabı olmasa da yine de ibadetler bir farz ve sorumluluk olduğundan terk edilmemelidir. Zira içki içmek büyük günahtır. Bunun yanında ibadetler de terk edilirse kişi ibadetleri de yerine getirmediğinden ayrıca günahkar oluş olur.
Vefat eden kimse memleketinde defnedilmesi husussunda vasiyeti varsa yerine getirilir mi?
Dinimize göre cenazeyi öldüğü yere defnetmek menduptur. Cenazeyi defnetmeden önce başka yere nakletmek mekruh olmakla beraber caizdir. Definden sonra kabrinden çıkararak nakil ise kesin zaruret olmadıkça mutlak suretle caiz değildir. Buna göre memleketleri dışında başka şehirlerde veya yurtdışında ölenlerin vasiyetleri varsa doğdukları memleketlerine nakledilmeleri mekruh olmakla beraber caizdir. Ancak vefat ettikleri yere defnetmek daha doğrudur.
İman etmemiş bir kimsenin ahirette sevabı olur mu?
Kişi, Allah’a ve onun gönderdiği dine ve imanın esaslarına inanmadıkça Müslüman sayılmaz. İman olmadığından da yaptığı ibadetlerin ve hayırlı hizmetlerin sevabına erişemez. İmanı olmayan kimse ahirette sevap almamakla beraber, yaptığı bir takım iyi hizmetlerden ve davranışlardan dolayı bu dünyada bir takım mükafatlar görebilir. Zengin olmak, evlat sahibi olmak, sağlıklı bir yaşam…gibi.
Günün Ayeti
Allah yarattıklarından size gölgeler yapmış; dağlarda sığınacağınız barınaklar var etmiş, sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, harpte sizi koruyacak zırhlar vermiştir. Size olan nimetini Müslüman olasınız diye işte bu şekilde tamamlamaktadır. Nahl, 16/80-81.
Günün Hadisi
Her kimin üç kız çocuğu veya üç kız kardeşi yahut iki kızı veya kız kardeşi bulunur; onlara iyi muamele eder ve onların haklarını yerine getirme hususunda Allah'tan korkarsa o Cennetliktir. Tirmizi, “Birr”, 13.
Günün Sözü
Ahlak, cemiyetin temelidir.
Günün Duası
Ya rabbi bugün hakkımda hayırlı olmayan hiçbir işi bana nasip etme.
Bunları biliyor muyuz?
Sadr-ı Evvel Nedir?
Hz. Peygamber efendimiz, sahabeleri ve onlardan sonra gelen tabiunun yaşadığı asır demektir.
Günün Nüktesi
Sen Vali olamazsın!
Hz. Ömer hilafeti zamanında vali olmak üzere atayacağı bir şahsı çağırmış, onunla yapacağı işler hususunda görüşüyordu. Tam bu sırada içeriye küçük bir çocuk girdi. Hz. Ömer konuşmaya ara vererek hemen çocuğu kucaklayıp, yanaklarından öptü ve yanına oturttu.
O zat; “Ya emirel müminin oğlunuz mu?” diye sordu.
“Hayır” dedi halife hazretleri, “Babası gazada şehit düşmüş bir öksüzdür.”
Adam şaşa kaldı: “Sen böyle yabancı bir çocuğa sevgi gösteriyorsun.
Halbuki benim üç çocuğum var. Hiçbirini böyle öpüp kucağıma almadım.”
Bu sefer hayret sırası Hz. Ömer’e geldi; “Öyle ise, evladına şefkati olmayanın, Allah’ın kullarına da şefkati olmaz. Bu itibarla, sen oraya vali olamayacaksın.”