Sayfa Yükleniyor...
İslam dini, insanın yaratılıştan var olan güzelliklerini daha belirli hale getiren, takı takma, saçları tarama, meşru ölçüde süslenme, güzel giyinme gibi davranışları mubah kılmıştır. Ancak, fıtraten yani yaratılıştan verilmiş özellik ve şekillerin değiştirilmesini yasaklamıştır. Nitekim Resulullah Efendimiz, süslenmek maksadıyla vücutlarına dövme yapan veya yaptıranlara, dişlerini yontarak seyrekleştiren ve şeklini değiştirenlere lanet etmiştir.
Buna göre, Allahın yarattığı şekli beğenmeyerek, ameliyatla bazı uzuvların şekillerini değiştirmek, tabiî güzelliğin fevkinde güzellik aramak dinen caiz değildir. Kuran-ı Kerim, şeytanın Şüphesiz onlara emredeceğim de Allahın yaratılışını değiştirecekler (Nisa, 119) dediğini naklederek, bu tür davranışları şeytanî işler olarak nitelemektedir.
Ancak kişinin yaratılışını değiştirmeyen operasyonları yapması caizdir. Bu hususlardan birisi de saç ekimidir. Kişinin kendi saçından alınarak saçın olmadığı bölgelere ekmek şeklinde yapılan işlem caizdir. Ancak saç ektirme, başkasının değil kişinin kendi saçından yapılması gerekir.
İş yerinin işlerini yapmak için tahsis edilen arabanın özel işlerde kullanması caiz mi?
Çalışılan kurumun ya da iş yerinin malı işçide emanettir. Çalışılan kurumun işlerini görmek için tahsis edilen araba da kişi de emanettir. Bu emaneti de mal sahibinin istediği şekilde ve oranda kullanmak da dini bir görevdir.
Buna göre, araba iş için kullanılmak üzere tahsis edilmişse onu özel işlerde kullanmak caiz değildir.
Fakat iş yeri sahibi çalışanına arabayı özel işlerinde de kullanması hususunda izin veriyorsa, kişinin bu arabayı özel işlerinde de kullanması caizdir.
Kesilen tırnakları yakmak caiz mi?
Kesilen tırnakları oraya buraya rast gele ayakaltına atmayıp toprağa gömmeli veya onları başka usullerle de olsa imha etmelidir. Bu konuda Hz. Peygamber, şöyle buyurmuştur: Tırnaklarınızı kesiniz, kesintilerinizi gömünüz, parmak boğumlarınızı iyice temizleyiniz.
Bu hadisten de anlaşıldığı gibi kesilen tırnakları gömmek dinen en uygun olan davranıştır. Kesilen tırnakların gömülme sebebi ise Müslümanın vücudu, cesedi muhteremdir. Onun vücudundan düşen her şeyin bu hürmette bir payı vardır. Ayrıca, kesilen tırnak parçaları öteye-beriye saçılıp rastgele atılırsa, belki o tırnak parçaları yenilecek ve içilecek şeylerin içine düşer, insanın sağlığına zarar vermiş olur.
Ancak toprağa gömme imkanı yoksa tırnağı yakmakta ya da bir suya da bırakmakta sakınca yoktur.
Sıkıntılar kişinin günahlarını affettirir mi?
İnsanın başına gelen sıkıntı ve hastalıklar onun günahlarına kefaret olur. Yani başa gelen ölümlere, sıkıntılara, acılara, elemlere, hastalıklara sabredip Allahtan gelenin baş üstünde yeri var deyip metaneti ve vakarı korumak kişinin günahlarına kefferattir. Yani kişinin günahlarını affettirme vesilesidir.
Nitekim sevgili peygamberimiz bir hadisi şerifinde bu hususta mealen şöyle buyurmaktadır: Mümine musibet nevinden her ne ulaşır ise günahlarına bir kefaret olur. Musibet, beklenmedik bir hâdise olmuş, ayağına batan bir diken olmuş fark etmez. (Müslim, Birr 49)
Yine sevgili Peygamberimiz bir başka hadisinde bu hususta şöyle buyurmaktadır: Allah hayrını dilediği kimseyi günahlarını bağışlamak ve derecesini yükseltmek için sıkıntıya sokar.
Ancak kefferatın olabilmesi için başa gelen bu musibet ve hastalıklara sabretmek gerekir.
Günün Ayeti
Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescid-i Haramdan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksaya yürütenin şanı pek yücedir. Şüphesiz o duyandır, görendir.
İsra, 1.
Günün Hadisi
Cuma namazının kılındığı camide kılınan namaza beş yüz kat sevap verilir. Mescid-i Aksada kıldığı namaza elli bin kat sevap verilir. Benim camimde (Mescid-i Nebevi) kıldığı namaza da elli bin kat sevap verilir. Mescid-i Haramda kıldığı namaza ise yüz bin kat sevap verilir denmektedir.
İbnu Mâce, İkâmetus-Sala ves-Sunne fihâ, 5.
Günün Sözü
Ey! Petrol kralları, saray hanedanları,
Bir düşünün Kudüste, cihad eden canları.
Kim saçtı üstünüze, bu ölü toprağını?
Yoksa. Kopardınız mı, Kudüsle din bağını?
Cengiz Numanoğlu
Günün Duası
Ya rabbi Mescid-i Aksayı esaretten ve küffardan kurtar.
Bunları Biliyor muyuz?
Ebabil Nedir?
Fil suresinde kuşların sıfatı olarak kullanılmıştır. Yemen Vâlisi Ebrehe, ordusu ve filleriyle Kabeyi yıkmak için gelip Beytullahı kuşatınca Allah üzerlerine sürü sürü, ardı ardına gelen kuşlar (tayran ebâbîl) göndermiştir.
Bu sürü sürü kuşlardan her biri; biri ağzında ikisi de ayaklarında olmak üzere mercimek, nohut ve fındık büyüklüğünde üçer taş atarak Ebrehenin ordusunu perişan etmiş, darmadağın yapmıştır.
Günün Nüktesi
Rabbinden üç şey istedi
Abdullah İbnu Ömerden rivayet etmiş;
Resulullah şöyle buyurmuştur: Süleymân Peygamber Mescid-i Aksayı yaptığında Rabbinden üç şey istedi. Rabbi ona ikisini verdi. Ben üçüncüsünü de vermiş olmasını ümit ediyorum: Kendisine, kendi hükmüne denk gelecek hüküm vermesini istedi, (Rabbi) bu istediğini verdi. Kendisinden sonra hiç kimsenin ulaşamayacağı bir saltanat vermesini istedi, bu istediğini de verdi. Bir de her kim, bu Mescidde -yani Mescid-i Aksada- namaz kılmak amacıyla evinden çıkarsa anasından doğmuş gibi günahlarından sıyrılsın istedi. Biz Allahın bu istediğini de ona vermiş olmasını ümit ediyoruz.