2

Saçı boyatmak caiz mi?


  • Oluşturulma Tarihi : 29.09.2018 09:31
  • Güncelleme Tarihi :

İnsanoğlunun doğması tabii olduğu gibi yaşlanıp, ihtiyarlaması, saçlarının ağarması ve de ölmesi de gayet tabiidir. Bunun önüne geçmek mümkün olmadığı gibi kaçmakta mümkün değil, kaldı ki saçların ağarması daima insana ölümü ve ahireti hatırlatır ve de hatırlatması gerekir. Nitekim Hazret-i Ömer kendisine ölümü hatırlatacak bir kişiyi ücretle tutmuş saçlarında beyazlık çıkınca artık uyarılmasına gerek kalmadığını çünkü beyaz saçlarının daima kendisine ölümü hatırlatacağını söylemiştir. Buna rağmen şartlar dahilinde insanlar bazı ruhsatlardan yararlanabilirler. Saç boyama da onlardan bir tanesidir. İslam fıkıhçıları kadının saçını her türlü renge boyayabileceğini söylemişlerdir. Erkeğin ise siyah dışında her türlü renge boyayabileceğini söylemişlerdir. Nitekim Hazret-i Peygamber saçları bembeyaz olmuş bir sahabeyi görünce, “Beyaz saçlarının bir renk ile değiştir. Fakat siyaha boyamaktan kaçın.” Tabi buradaki istek bir emir değil tamamen bir ruhsattır. Dileyen kullanır dileyen kullanmaz.
Saç boyası abdest ve gusle mani midir?
Abdest alırken, yıkanması gereken uzuvlardan birinde kuru yer kalırsa, abdest sahih olmaz. Gusülde ise vücutta, suyun ulaşabildiği her yerin yıkanması gerekir. Buna göre abdest veya gusül alacak kimsenin, yıkanması gereken uzuvlarında, suyun altına ulaşmasına engel olacak bir tabaka bulunmamalıdır. Oje gibi vücut üzerinde tabaka oluşturup suyun bedene ulaşmasına mani olan maddeler abdest ve gusle engel olur. Bunların abdest veya gusülden önce giderilmesi gerekir. Buna karşılık deri üzerinde tabaka oluşturmayan saç boyası, kına gibi maddeler abdest ve gusle mani değildir.
Ölünün yaptığı her vasiyet yerine getirilmek zorunda mı?
Ölen kimsenin ölmeden önce yapacağı vasiyetin üç şartı vardır. Birincisi vasiyet, mal varlığının üçte birini (1/3) geçemez. İkincisi mirasçıya böyle bir vasiyet yapılamaz. Çünkü miras paylarını bizzat Allah belirlemiştir. Üçüncüsü de vasiyetten maksat bir insanın ihtiyacını gidermek, bu yolla Allah’ın rızasını kazanmak olmalıdır. Mirasçıların paylarını azaltmak niyetiyle yapılması yasaktır. Bu bir maddi vasiyettir. Ancak maddi vasiyetten başka bir de mecazi ya da manevi diyeceğimiz vasiyet vardır. Örneğin: “Bir kimse anne-baba öldükten sonra çocuklarından bir şeyin yapılmasını ya da yapılmamasını talep ediyorsa sadece kendilerini ilgilendiren ve imkân dâhilinde olanlar yerine getirilir. Ama tamamen sorumluluğun çocuklara ait olduğu ve sadece kendilerini ilgilendiren bir konuda ise çocuklar buna uymak zorunda değiller. Mesela anne veya baba “falancayla konuşmayacaksın” dese ya da mubah bir iş için “şu işi yapmayacaksın” dese çocuklar bunlara uymak zorunda değildir ve anne-babalarına saygısızlık etmiş olmazlar.
Kendini duyacak kadar namazda gülenin abdesti de bozulur mu?
Kişi namaz kılarken kahkaha atarak veya başkası duyacak kadar gülmesi halinde Hanefi mezhebine göre namazı ile birlikte abdesti de bozulur. Şafii mezhebine göre ise böyle bir gülme ile kişinin sadece namazı bozulur abdesti bozulmaz. Kahkaha atmadan hafif bir sesle kimsenin duymadığı bir gülme ile her iki mezhebe göre de sadece namaz bozulur.

Günün Ayeti
Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Allah’tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? Fatır suresi  3
Günün Hadisi
“Muhakkak insanlardan bazıları, hayrın anahtarları ve şerrin kilitleridir. İnsanlardan bazıları da şerrin anahtarları, hayrın kilitleridir.”
Günün Sözü
Dün iptal edilmiş bir çektir, yarın emre hazır bir senettir,  bugün ise peşin paradır. Bugünden yararlanınız. (Kay Lydns)
Günün Duası
Allah’ım bugün huzurlu ve bereketli bir gün geçirmemizi nasip et.
Bunları Biliyor muyuz?
Narh nedir?
, pazarda satılan her türlü mal için, resmî makamlarca fiyat belirlenmesi anlamına gelmektedir. Fiyatlara narh konması, karaborsayı önleyici bir müeyyide olarak kabul edilebilir.
Günün Nüktesi
Siz Olsanız Hangisini Seçerdiniz?
Bir gün, bir kadın evinden çıkar ve evinin önünde hayat tecrübesi ile dolu üç ihtiyara rastlar. Onları tanımamaktadır. Onlara: “ Sizleri tanıdığımı sanmıyorum, ancak aç olmalısınız. Lütfen eve giriniz, sizlere yemeniz için bir şeyler ikram etmek istiyorum” der. “Evin erkeği içeride mi ?” diye sorarlar.
“Hayır, dışarıda”, diye cevap verir kadın. Onlar da bu durumda eve giremeyeceklerini söylerler. Akşam kocası eve döndüğünde kadın ona olanı biteni anlatır. “Git onlara benim evde olduğumu söyle ve içeri davet et” der karısına. Kadın çıkar ve eve girmeleri için davet eder. “Biz bir eve asla birlikte girmeyiz” derler ona. Kadın “niçin” diye bilmek ister. Yaşlılardan biri ona, arkadaşlarından birini işaret ederek isminin Zenginlik, diğer arkadaşının isminin Başarı olduğunu söyler ve kendisini ise Sevgi olarak tanıtır. Ve “Şimdi evine dön ve kocanla hangimizin eve girmesini istediğinizi kararlaştırın” diye ilave eder. Kadın eve girer ve kocasına konuşmaları anlatır. Kocası çok sevinir. Kendi kendine. Ne güzel diye söylenir. Eğer böyle bir olanağımız varsa elbette ‘Zenginliği’ davet edeceğiz der. Ancak karısı böyle düşünmez. “Niçin ‘Başarıyı’ davet etmiyoruz?” diye sorar.
Bu sırada kızları diğer odadadır. Konuşmaları duyar ve hemen araya girerekten kendi teklifini ortaya atar, “Sevgi’yi davet etsek daha güzel olmaz mı? Evimizin her tarafı sevgi ile dolar” der. Kocası karısına, “Kızımızın tavsiyesini tutalım. Hemen dışarı çık ve ‘Sevgi’ye davetlimiz olduğunu söyle.” Kadın dışarı çıkar ve üç yaşlı adama içlerinden hangisinin ‘Sevgi’ olduğunu sorar ve ona, “Davetlimizsiniz, içeri buyurun” der. ‘Sevgi’ ayağa kalkar ve yavaş yavaş eve doğru yürümeye başlar. Bu sırada diğer ikisi de ayağa kalkarlar ve onu takip etmeye başlarlar. Kadın şaşkın bir vaziyette ‘Zenginlik’ ve ‘Başarı’ya; “Ben sadece ‘Sevgi’yi davet ettim siz niçin geliyorsunuz?” diye sorar
Yaşlı adamlar hep birlikte, “Eğer siz ‘Zenginlik’ veya ‘Başarı’yı davet etmiş olsaydınız, diğer ikimiz dışarıda kalacaktık. Ama mademki siz ‘Sevgi’yi, davet ettiniz, bizde o nereye giderse birlikte gideriz. Çünkü SEVGİ’nin olduğu yerde, ZENGİNLİK ve BAŞARI da vardır” derler.

Saçı boyatmak caiz mi?
Doç. Dr. Zeki Uyanık
Yazarımız Kim ?

Doç. Dr. Zeki Uyanık