Tövbe ile Allah hakkı gibi kul hakkı da affedilir mi?
- Oluşturulma Tarihi : 11.01.2026 10:10
- Güncelleme Tarihi : 11.01.2026 10:10
İslam dini, inanç, ibadet ve muamelat olmak üzere üç kısımdan oluşur. İnanç kısmını inkar etmek yani imanının altı esasından birini Allah’ı, Peygamberi… inkar etmek küfürdür dinden çıkmadır. Diğer konularda haddi aşmak ise günahtır. İçki içmek, namaz kılmamak, yalan söylemek… gibi.
Kişi kafir olmadıkça günah işlemekle dinden çıkmaz. Küfür dışında günah işleyen kişi, ne kafir ne de münafık olur, imandan çıkmaz. Ama günahkar olur. İşlediği günahın büyüğüne göre de asi olur. Bu anlamda ibadet ve muamelat kısmında işlenen günah insanı kafir yapmaz günah işlendiğinde tövbe etmek gerekir. Tövbe edildiğinde de günahın işlenmemiş gibi affedileceğine inanırız. Çünkü Allah, Kur’an-ı Kerim’de günah işleyenleri 'Ey iman edenler, samimi bir tövbe ile Allah'a dönün' (Tahrim, 66/8) hitabı ile tövbeye ve halis bir pişmanlığa çağırmaktadır.
İmanlı olmak kaydı ile işlenen günah tövbe edilmekle silinir ama dinden çıkmayı gerektiren bir fiil işlenmişse yani Allah, Peygamber, Ahiret, Kader… inkar edilmişse bunun tövbesi öncelikle tekrar imana ve İslam dönmek için iki şahadeti getirmektir. Ondan sonra tövbe ve istiğfar etmektir.
Var olan kul hakkını affettirmek için de tövbe etmek yetmez. Çünkü tövbe etmekle kul hakkının sorumluluğundan kurtulmaz. Bunun için de hak sahibinin hakkını ödemek ve helalleşmek gerekir.
Hz. Peygamber zamanında kabir ziyareti yapılıyor muydu?
Hz. Peygamberin Mezarlıkları ziyaret etti ve bu ziyaretlerinde de ölülere selam verdiği dini kaynaklarımızda vardır. Efendimizin ayrıca mezarlıklarda şu duayı okuduğu kaynaklarda vardır: 'Ey Mü'minler yurdu, siz bizden önce gittiniz. İnşallah biz de size ulaşacağız.' (Müslim, “Cenâiz”, 102.)
Sevgili Peygamberimiz bu sözü ile hem ölülere dua etmiş hem de yaşayanları ölüm konusunda uyarmıştır.
Aynı şekilde Hz. Peygamber Bedir'de ölenlere seslendiğinde, seni duyuyorlar mı ey Allah'ın resulü, diye soran Hz. Ömer'e 'Onlar beni senden daha iyi duyuyorlar' diye cevap vermiştir.
Bütün bunlardan anlıyoruz ki hz. Peygamber döneminde kabir ziyareti vardı. Bunun yanında ölüler ziyaret edildiği vakit, kendilerine selam verildiğinde, dua ve Kur’an okunduğunda bizi duyarlar ama cevap veremezler.
Cenazeye çelenk, çiçek göndermenin hükmü nedir?
Cenaze merasimlerine çelenk gönderilmesi ve kabirlere çelenk konulması güzel bir davranış ve jest olmakla birlikte ölüye hiçbir faydası yoktur.
Çelenk ya da çiçek bırakmak ölüye bir fayda sağlamadığından çelenk veya için sarf edilecek paranın, sevabı ölenin ruhuna hediye edilmek üzere, hayır kurumlarına veya fakirlere bağışlanması daha uygun ve daha yararlı bir davranıştır.
Günün Ayeti
Şüphesiz biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık.
Kamer, 54/49.
Günün Hadisi
“Kim başkasında gördüğü bir ayıbı kınarsa, o ayıp onun da başına gelmeden ölmez.”
(Tirmizî, “Kıyame”, 53)
Günün Duası
Allah’ım başladığımız bu yeni gün ve haftada beni razı olmadığın işlerden ve fiillerden uzak eyle.
Günün Sözü
Bazı insanlar tanıdıkça büyür, bazıları da tanıdıkça küçülür.
Denis Diderot
Bunları biliyor muyuz?
Rahimehullah Nedir?
İslâm büyüklerinden birisinin ismi anıldığı veya yazıldığında, söylenen ve yazılan, “Allah ona rahmet eylesin” manasına gelen dua, hürmet ve saygı ifadesidir.
Günün Nüktesi
Senin halin ne olacak…
Bir hac ibadeti sırasında Harun Reşid ve Behlül yüksekçe bir yere oturup oradan ibadet ve dua eden ve bu arada ağlayıp gözyaşı döken insan selini seyrediyorlardı.
Behlül Dânâ halifeye dedi ki:
-Ey Müslümanların halifesi, bütün bu ağlayıp sızlayan insanlar kendi nefislerinin günahlarının hesabını verip veremeyeceklerini bilmedikleri için ağlaşıyorlar. Halbuki sen kendi nefsinin hesabı yanında bütün bu insanların da hesabını vereceksin. Senin hâlin ne olacak?