Sayfa Yükleniyor...
Tedbirsizlik ve dikkatsizlik gibi bir hata sonucu herhangi bir kişinin ölümüne sebep olan kişi, ölenin yakınlarının talep etmesi halinde, diyet (kan parası) ödemekle yükümlü olur. Dolayısıyla böyle bir olaydan dolayı mahkemenin takdir ettiği tazminatı (kan parasını), ölenin yakınlarının alması caiz ve alınan para helaldir.
Toprağın üzerinde kılınan namaz geçerli olur mu?
Temiz olan her yerde namaz kılınır. Hz. Peygamber bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Yeryüzü bana mescit kılındı.” Dolayısıyla namaz kılarken illaki seccadenin üzerinde namaz kılmak zorunda değiliz. Dağda, bayırda, çimende, temiz toprakta ya da evde temiz bir halının üzerinde. Namaz kılmada hiçbir sakınca yoktur. Aynı şekilde temiz olan gazetenin de üzerinde namaz kılmak caizdir. Yeter ki namaz kılınan mekan temiz olsun, üzerinde bir pislik, necaset olmasın. Durum bu olmakla beraber seccadenin üzerinde namaz kılmak daha iyi ve güzeldir. Hele evdeysek seccadenin üzerinde kılmamız daha doğru olur.
Bilardo oynamanın dinimize göre hükmü nedir?
Oyun sonunda oyun malzemesinin kirasını veya içilen çayların parasını yenilen tarafın ödemesi gibi, küçük de olsa, bir menfaat karşılığında oynanan her türlü oyun kumardır. Dinimizde kumar da haram kılınmıştır. İbadeti veya çalışmayı engellemeden ve yenilen tarafın yenen tarafa bir menfaat temin etmeden oynanan bilardo ve benzeri sportif oyunların oynanmasında bir beis yoktur.
Formaliteden yapılan nikah akdi geçerli olur mu?
Evlenmek mutluluk ve kalıcılık üzerine kurulmalıdır. Dahası bu evlilik akdi yapılırken belli bir sure için yapılmamalıdır. Belli bir zamana dayalı olarak yapılan evlilik akdi muta akdi olduğundan caiz değildir. Dolayısıyla şehevi hisleri tatmin etmek veya dünyevi menfaatler sağlamak gibi maksatlarla, geçici evlilik, dinen caiz değildir. Evlilik gibi, yuva kurmanın ve neslin devamını sağlayan kutsal bir akdin basit çıkarlara alet edilmesi dinen doğru olmayan bir davranıştır. Buna göre maddi bir menfaat elde etmek için veya Avrupa’nın bir ülkesinde oturma izni almak için veya işçi olabilmek için anlaşmalı evlilik yapmak dinen caiz değildir. Ama ortada böyle bir niyet yoksa yani temiz halisane duygularla evlenmeye karar verilmiş ise bir sakınca yoktur. Bu tür düşüncelerle yapılan evlilikler, çoğu zaman kurulu olan birçok ailenin dağılmasına ve meşru şekilde, evli olan eş ve çocukların mağduriyetine yol açmaktadır.
Günün Ayeti
“Allah, kendisine ortak koşulmasını elbette bağışlamaz. O’ndan başka günahları dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa, büsbütün sapıtmıştır.” Nisa, 4/116.
Günün Hadisi
“Müslümanın Müslümana ırzı, malı ve kanı haramdır.” Buhari, “Edeb”, 57.
Günün Sözü
“Aklın varsa başka bir akıl ile dost ol da, işlerini danışarak yap.” (Mevlana)
Günün Duası
Allah’ım hiç bir mümine dermansız dert ve hastalık verme.
Bunları biliyor muyuz?
Sekerat -i Mevt” nedir?
Kişinin ölmeden önceki son anları demektir.
Günün Nüktesi
İyaz’ın Marifeti…
Bir gün vezirleri Sultan Mahmud’a, “İyaz denilen kölenin ne marifeti var ki, sen ona otuz kişinin maaşı kadar maaş ödüyorsun?” dediler. Sultan Mahmud bu soruya o anda karşılık vermedi. Birkaç gün sonra vezirlerini alarak ava çıktı. Giderlerken bir kervan gördüler. Sultan Mahmud vezirlerden birine, “Git, sor bakalım, bu kervan nereden geliyor?” dedi. Vezir atına atlayıp gitti, birkaç dakika içinde geriye döndü. “Sultanım, kervan Rey şehrinden geliyor” dedi. Sultan Mahmud, “Peki nereye gidiyormuş?” diye sorunca, vezir susup kaldı. Bunun üzerine Sultan Mahmud başka bir vezirini gönderdi. O da gidip geldi. “Sultanım, Yemen’e gidiyormuş” dedi. Sultan, “Yükü neymiş?” deyince, bu vezir de sustu kaldı. Bu defa sultan başka bir vezire, “Sen de git, yükünü öğren” dedi. Vezir gitti geldi, “Her cins mal var, fakat çoğu Rey işi toprak kase” dedi. Sultan, “Peki, kervan Rey’den ne zaman çıkmış?” diye sorunca, bu vezir de susup kaldı. Cevap veremedi. Sultan böylece tam otuz veziri gönderdi, otuzu da istenen bilgileri tam olarak getiremediler. Sultan Mahmud son olarak İyaz’ı çağırdı. “İyaz” dedi. “Git, bak bakalım; şu kervan nereden geliyor?” dedi. Döndüğünde, İyaz, Sultanın huzurunda saygıyla eğilerek konuşmaya başladı: “Sultanım, kervan Rey’den geliyor, Yemen’e gidiyor. Yükü şudur, şu kadar at, şu kadar deve, şu kadar katırdan oluşuyor. Kervanda şu kadar insan var, onlardan da şu kadarı silahlı.” Bu şekilde, İyaz kervan hakkındaki gerekli her türlü malumatı Sultan Mahmud’a anlattı. Tek başına, otuz vezirin edinemediği bilgiyi edinmiş durumdaydı. Sultan Mahmud vezirlerine döndü: “İyaz’a neden otuz kişinin ücretine denk ücret verdiğimi şimdi anladınız mı? Görüyorsunuz, bu bile onun hizmetine karşılık az geliyor.”