Değerli okuyucular uzun zaman sonra yazılarımla yeniden bir aradayız. Sizlerle yeniden birlikte olacağımız bu haftanın ana konusunun Halk Sağlığı Haftası’na denk gelmesi oldukça önemli diye düşünüyorum. Evet her yıl 3-9 Eylül tarihleri arası Halk Sağlığı Haftası olarak kutlanıyor. Halk sağlığı kavramını günlük hayatta çok sık duyuyoruzdur diye düşünüyorum, peki bu kavramın üzerine hiç düşünme fırsatınız oldu mu?
Halk sağlığı uluslararası alanda; “Bireylerin tek başına tedavi edilmesinden ziyade bütün bir toplumun sağlıklı, güvenli ve refah içinde yaşamasını sağladığı” için çok önemli bir kavram olarak görülmektedir. Yani bireyi konu alan değil toplumun bütünü konu alan bir kavramdır. Bu da insanlara sorumluluk yükleyen bir şey. Çünkü bir kişi hem kendi sağlığından hem de içinde yaşadığı toplumun sağlığından sorumludur aslına bakarsanız. Kendi sağlığını tehlikeye atacak şeylerden kaçındığı gibi toplum sağlığını tehdit edecek işlerden kaçınmalıdır.
Bu kavramın öneminin ülkemizde son yıllarda gittikçe daha iyi anlaşıldığını düşünüyorum. Hatta bence tüm dünyada böyle oldu. Çünkü yakın zamanda tüm dünyayı etkisi altına alan bir pandemiyi, Koronavirüs pandemisini geride bıraktık. Korona döneminde evlere kapandık, maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat etmek zorunda kaldık. Çünkü çok hızlı yayılan bir virüsün yayılımını engellemenin en iyi yolu buydu. Kronik hasta olan bireylere bulaşan bu hastalık ne yazık ki birçok insanın ailesinden kayıp vermesine neden oldu.
Bu pandeminin bize öğrettiği halk sağlığı kavramının, bunun yanında önleyici sağlık hizmetlerinin (hastalık bulaşmadan önlem almak) ne kadar önemli olduğunu anladık. Çünkü biliyoruz ki hasta olduktan sonra hastaneye gidip iyileşmek için vücudumuza kmyasallar alacağız. Oysa ki hasta olmadan bir takım önlemleri alırsak; hem hastalıktan hem de hasta olduktan sonra kullanacağımız ilaçların kimyasal zararlı etkilerinden korunacağız.
Sonuç şu ki artık halk sağlığı kavramı 6-7 yıl önce yaşadığımız koronavirüs pandemisinin ardından toplumumuzda bilinen bir kavram haline geldi. İnsanlarımız (hepsi olmasa da) kendi sağlığımızdan olduğu kadar birlikte yaşadığımız toplumun da sağlığına karşı bir sorumluluğumuz olduğunu kavradı. Bir daha böyle kötü deneyimlerle hayatımız için önemli kavramları öğrenmemek dileğiyle.