Takvime bakarken bugünün Dünya İmla İşaretleri Günü olduğunu gördüm. Ve bir düşünme hali aldı beni. İmla işaretleri artık hayatımızın içinde git gide yerini kaybetmiyor mu sizce de…
Eskiden yazı dili, edebiyat dili oldukça süslü ve yanlışı asla kaldırmayacak bir halde idi. Ünlü şairlerimiz, yazarlarımızın edebi eserlerinde bunu oldukça fazla gözlemleyebiliyoruz. Noktalama işaretleri şairlerin şiirlerinde durum anlatmasında önemli bir figürdü.
Şimdilerde ise cep telefonlarında yer alan yazışma dili, WhatSapp ve diğer yazışma platformlarındaki yazı dilleri hele ki; felaketim boyutunu gözler önüne sermiyor mu sizce de? Bambaşka bir yazı dili var artık ve bu dil ne yazık ki gerçek Türkçe değil. Yabancı kelimelerle donatılmış, noktası virgülü belli olmayan, başını sonunu kestiremediğimiz cümlelerle boğuşuyoruz.
Ne yazık ki yazışma dili edebiyatımıza bilhassa imla kurallarına çok ciddi zarar veriyor. Peki bu durum neye yol açıyor diye soracak olursanız, tabi ki düşünce yapımızın da değişmesine neden oluyor diyebilirim. Bir milletin yazı dili düşünce yapısını da yansıtır. Yazmak ile düşünmek arasında derin bir bağ bulunuyor.
Zaten bunu yeni nesilleri görünce de gözlemleyebiliyoruz. Eski nesiller daha derli toplu düşünüp daha derli toplu şeyler üretirken, edebiyattan sanata, yeni nesiller ne dediği bile belli olmayan şarkıları edebi denilen eserleri sunuyor bize…
Bu yüzden imla kurallarını oldukça önemsiyorum değerli okuyucularım. Bu kurallar düşüncelerimizi derli toplu bir şekilde ifade etmemizi yazıya geçirmemizi sağlıyor. Bunlar olmadan da ortaya ne olduğu belli olmayan eserler çıkıyor. İmla kurallarının yeniden önemsendiği bir toplumun gelecekte inşa edilmesi dileğiyle hoşçakalın…

