Annem

Halil El

Anne…

Senin adını söylediğimde

İçimde eski bir çöl rüzgârı eser;

yorgun, sıcak ve dua kokulu…

Sanki uzak minarelerden yükselen

bir sabah ezanı gibi

ruhuma huzur iner.

 

Ben seni yalnızca

beni büyüten bir kadın sandım yıllarca.

Oysa sen,

Allah’ın merhametini

ellerinde taşıyan bir rahmetmişsin.

 

Bir çocuk düşmeden önce

annenin yüreği sızlarmış meğer.

Ben bunu büyüyünce öğrendim.

Çünkü ben ağladığımda

önce senin gözlerin dolardı.

 

Ey annem…

Sen konuşunca

evimizin duvarları bile yumuşardı.

Bir “Yavrum…” deyişin vardı;

dünyanın bütün gürültüsünü sustururdu.

 

Sen sofraya yemek koymazdın sadece;

huzur koyardın, bereket koyardın.

Bir lokmanın içine

sabır karıştırır,

şefkat serperdin.

Bu yüzden hiçbir nimet

senin elinden çıkan ekmek kadar güzel olmadı.

 

Bazen seni gizlice izlerdim annem…

Herkes uyurken bile

senin yorgunluğun uyumazdı.

Bir annenin uykusu

evladının nefesi kadar hafif olurmuş.

 

Şimdi anlıyorum;

neden cennet

annelerin ayaklarının altına serildi…

Çünkü Allah,

merhametin dünyadaki şeklini göstermek istediğinde

anneyi yarattı.

 

Sen hastalandığında

evimizin ışığı azalıyor annem.

Çünkü sen yalnız bir insan değilsin;

bir evin duası,

bir ailenin kalbi,

bir çocuğun sığınağısın.

 

Ey annem…

Senin ellerin

dünyanın en güzel duasıdır.

Başımı okşadığında

içimdeki bütün korkular susar.

 

İnsan büyüdükçe anlıyor bazı şeyleri…

Dünyada herkes yorabilir insanı,

herkes kırabilir.

Ama anne,

evladının kırık yerlerini bile

sessizce sarar.

 

Bir gün aynaya baktım annem…

Yüzümde sana benzeyen çizgiler gördüm.

O an anladım ki

insan yaşlandıkça

annesine daha çok benziyor;

ve annesini daha çok özlüyor.

 

Ey benim ömrüme serilmiş rahmet…

Sen gidince

hangi kapı beni koşulsuz affeder?

Kim sesimden yorgun olduğumu anlar?

Kim “Yedin mi evladım?” diyerek

bir cümleyi duaya dönüştürür?

 

Şimdi bütün şiirler sussa bile

senin adın kalır içimde.

Çünkü “anne” kelimesi

yalnız bir söz değildir;

bir sığınaktır…

 

Ve ben biliyorum ki;

bu dünyada cenneti görmek isteyen

önce annesinin gözlerine bakmalıdır…