İyi idareci kimdir, nasıl olmalıdır?


  • Oluşturulma Tarihi : 11.01.2026 10:27
  • Güncelleme Tarihi : 11.01.2026 10:27

Devlet dediğimiz yapı, yalnızca kanun maddeleriyle ayakta durmaz. Kanun gereklidir, evet; ancak tek başına yeterli değildir. Salt kanunla değil, kararlarına hukuku, sevgiyi, saygıyı ve zarafeti katabilen idareci iyi idareci olur. Çünkü devlet, insana dokunduğu ölçüde anlam kazanır.

“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” sözü işte tam burada ete kemiğe bürünür. Bu söz, tabelalara asılacak bir slogan değil; her kararın başında durması gereken bir vicdan pusulasıdır. İyi idareci, yetkisini bir güç gösterisi olarak değil, bir emanet olarak görendir. Kanunu uygularken insanı ezmeyen, kuralı işletirken merhameti unutmayan kişidir.

Anadolu’yu bilenler bilir… Bir beldeyi, bir ilçeyi, bir köyü yönetmek; yalnızca masa başında dosya imzalamak değildir. O yerin örfünü, âdetini, gelenek ve göreneklerini bilmeden yapılan idare eksik kalır. İyi idareci; görev yaptığı yerin inancını, hassasiyetlerini ve toplumsal dengelerini tanır. Nerede, nasıl konuşulacağını; hangi meseleye, nasıl yaklaşılacağını bilir. Çünkü her coğrafyanın bir dili, her toplumun bir ruhu vardır.

Yaşar Kemal’in eserlerinde anlattığı gibi… Anadolu’nun toprağı serttir ama insanı merttir. Acısı çoktur ama onuru büyüktür. İdareci bu ruhu kavrayabiliyorsa yönettiği yere yabancı değildir. Mezradaki yaşlının sessizliğini, köydeki annenin kaygısını, kentteki gencin umutsuzluğunu okuyabiliyorsa işte o zaman gerçek idare başlar.

Bilgelerin diğergâmlık tarifi burada yol gösterir: Kendini değil, başkasını düşünen bir duruş… “Ben”den önce “biz” diyebilme ahlakı… İyi idareci, kendi konforunu artırmak için değil; halkın yükünü hafifletmek için çalışandır. Kendi koltuğunu değil, milletin geleceğini düşünen kişidir. Diğergâmlık nutuklarda değil, zor kararlarda kendini belli eder.

Adalet ise işin omurgasıdır. Adalet, güçlüden yana olmak değildir; adalet, haklıdan yana durabilme cesaretidir. Empati olmadan adalet olmaz. Sevgi ve saygı olmadan hukuk, kuru bir metne dönüşür. Zarafet ise idarecinin dilinde, tavrında, bakışında kendini gösterir. Bir kararı nasıl söylediğiniz, bazen kararın kendisinden daha etkilidir.

Ariflerin anlayışıyla söylersek; devlet, vatandaşına yaklaştıkça büyür. Kapılar kapandıkça değil, açıldıkça güçlenir. Koridorlar uzadıkça değil, halkla arasındaki mesafe kısaldıkça sağlamlaşır. İyi idareci; makamında oturduğu kadar sahada yürüyebilen, köye giden, mezraya uğrayan, insanın gözünün içine bakabilen idarecidir.

Halka hizmeti Hakk’a hizmet bilen anlayış, bu toprakların mayasında vardır. Bu anlayış; kanunu vicdanla, hukuku merhametle, yetkiyi zarafetle buluşturmayı gerektirir. Devletin itibarı, vatandaşın onurundan ayrı değildir. Bir insanın kalbini kırarak yapılan iş, ne kadar doğru olursa olsun eksik kalır.

Bugün ülkenin dört bir yanında sessiz sedasız görev yapan nice idareci vardır. Kameraya oynamadan, alkış beklemeden, “Ben yaptım.” demeden çalışanlar… İşte devleti ayakta tutan, milleti devlete bağlayan da bu anlayıştır.

Bu yüzden İdareciler Günü, yalnızca bir kutlama değil; aynı zamanda bir muhasebe günüdür. Sevgiyle, saygıyla, hukukla ve zarafetle yönetip yönetemediğimizi kendimize sorma günüdür.

Bu düşüncelerle; görev yaptığı yerlerin insanını tanıyan, örfünü bilen, inancına saygı duyan; adaleti pusula, empatiyi yol, diğergâmlığı ahlak bilen tüm idarecilerimizin İdareciler Günü’nü gönülden kutluyorum. Çünkü insan yaşarsa devlet yaşar. Ve insanı onuruyla yaşatan, kararlarına sevgiyi, saygıyı ve nezaketi katan; Mevlânâ’nın dediği gibi, “Büyüklüğü isterdim, alçak gönüllülükte buldum.” diyebilen idareci, bu milletin en büyük güvencesidir.

İyi idareci kimdir, nasıl olmalıdır?
Halil El
Yazarımız Kim ?

Halil El

İş insanı, sanayici, sivil toplum gönüllüsü, şair ve yazar Halil EL, 06.10.1972 yılında İdil’in Çukurlu köyünde doğdu.

İlk ve orta öğrenimini İdil’de bitirdi, ardından lise eğitimini tamamladı; lisans eğitimine İşletme Fakültesi dördüncü sınıfta devam etmektedir.

Ortaöğretim yıllarında mağazacılıkta çalışmaya başladı. Çıraklık, kalfalık, ustalık ve usta öğreticilik dönemlerinden geçtikten sonra, 1997 yılında kendi adına mağaza açarak ticaret hayatına atıldı.

2003 yılında bir şirket kurarak kurumsal mağazacılığa adım attı. Mağazacılık alanındaki deneyimini, 2013 yılında Mardin Midyat’ta kurduğu 1000 kişilik bütünleşmiş hazır giyim fabrikası ile sanayiye taşıdı. Bugün mağazacılık, dijital mağazacılık ve sanayi alanındaki çalışmalarını sürdürmektedir.

Görev yaptığı kurum ve kuruluşlar şunlardır;

Mardin Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği (MARGİSAD) Kurucusu ve Başkanı

Doğu ve Güneydoğu Kültür Sanat Derneği Bölge Başkanı

Moda ve Hazır Giyim Federasyonu (MHGF) Yönetim Kurulu Üyesi

MİDER Yönetim Kurulu Üyesi

Midyat Fakülte ve Yüksekokul Yaptırma ve Yaşatma Derneği Üyesi

Midyat Kızılay Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Üyesi

Turabdin Gazeteciler ve Yazarlar Derneği Üyesi

Türkiye Yazarlar Birliği Üyesi

VİZYONU VE PROJELERİ

Tarladan Podyuma Mottosu: Dicle Havzası’nda yetişen pamuk başta olmak üzere tarım ürünlerinin sanayi ile buluş turularak iplikten kumaşa, hazır giyimden ihracata dönüş mesini hedefleyen senkronize ekonomi modeli.

İstihdam ve Mesleki Eğitim: 2014’ten bugüne 2.500 gence meslek eğitimi verilmesini sağlayarak binlerce kişinin tekstil ve mağazacılık sektöründe istihdam edilmesine önayak oldu. Midyat Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulmasına öncülük ederek Midyat’ı bölgesel üretim ve lojistik merkezi yapma ileri görüşlülükle katkıda bulundu.

Eğitim gönüllüsü olarak, eğitimde fırsat eşitliği ve köy okullarındaki eğitimin daha nitelikli hale getirilmesi için ça lışmalar yürütmekte ve eğitime destek vermektedir. Mid yat’a Meslek yüksekokulu ile Sanat ve Tasarım Fakültesi ka zandırılmasına katkı sağlamış, ayrıca üniversite, lise ve or taokullarda kişisel gelişim ve başarı ile ilgili konferanslar ver mektedir.

Özelde Midyat’ta, genelde Dicle Havzası’nda sağlık hizmetlerinin daha nitelikli hale gelmesi için girişimlerde bu lundu; bu konuda defalarca basında makaleler yazdı.

Bölgenin çok zengin tarihi, kültürel ve doğal güzellikle rinin turizme kazandırılarak korunması, çevrebilimle ilgili hazırlanan önemli projelerin desteklenmesine destek olmaktadır.

MEDYA VE YAZILARI

Köşe yazıları, makaleleri ve röportajları; İLKSES Gazetesi,

İLKHABER Gazetesi, Sizin Medya, Mardin Söz Gazetesi, Midyat Habur, Batman Objektif ve  Ekonomim Gazetesi’nde yayımlandı.

Yazılarında tarım-sanayi uyum ve bütünleşmesi, bölgesel kalkınma, kültürel miras, gençlik ve eğitim politikaları gibi konulara odaklanmakta ve işlemektedir.

Kitap okumak, seyahat etmek, spor yapmak, sosyal sorumluluk projelerinde yer almak ve eğitim, kültürel ve sportif faaliyetleri teşvik etmek ilgi ve odaklanma alanlarıdır.

İletişim:

halilelbey@hotmail.com

hel24548@gmail.com

@HalilEl2

@halil.el Halil El

YAYINLANMIŞ ESERLERİ

1. Hayatınıza Anlam Katacak Altın Sözler ve Anlamlı Şiirler

2. Hayatınıza Anlam Katacak ve Aydınlatacak Altın Sözler ve Şiirler

3. Gönül Atlası

4. İyilik Yağmurları

5. Empati Yağmuru

6. Doğanın Hikmeti

7. İnsanlığın Aynası

8. Geleceğin Ağacı Geçmişin Köklerinde

9. Kalemle Dirilmek

10. Adaletin Sessiz Çığlığı

11. Mukaddes Kudüs Yaralı Gazze

12. Dijital Çağda Girişimcinin Yol Haritası

13. Tefekkür Vadisi