Menemen’de Betonlaşma Tartışması ve Altyapı Sorunları Bu Büyüme Ne Kadar Sürdürülebilir

Savaş Yılmaz

Menemen, son yıllarda ciddi bir fiziki dönüşüm sürecinden geçiyor. İlçenin birçok noktasında peş peşe yükselen çok katlı binalar ve genişleyen yeni yerleşim alanları, kağıt üzerinde bir 'büyüme' ve 'modernleşme' göstergesi olarak sunuluyor. Ancak vitrine yansıyan bu gelişme tablosu ile sokaktaki vatandaşın deneyimlediği günlük gerçeklik ne yazık ki birbiriyle uyuşmuyor. Menemen’de bir yanda modern konut projeleri yükselirken, diğer yanda yetersiz çevre düzenlemeleri, deforme olmuş yollar ve kronikleşen elektrik kesintileri yaşamı zorlaştırıyor.

 

Haftada bir günü bulan ve bazen 10 saate kadar uzayan elektrik kesintileri, artık geçici birer arıza olmaktan çıkıp bölgedeki altyapı kapasitesinin mevcut yoğunluğu taşımakta zorlandığının açık bir göstergesi haline gelmiştir. Şehir planlamasında temel kural, nüfus yoğunluğu artmadan önce altyapının buna hazır hale getirilmesidir. Menemen'deki mevcut tablo ise akıllara şu haklı soruyu getirmektedir: İlçedeki imar ve planlama kararları, kentin altyapı gerçekleri ve uzun vadeli ihtiyaçları gözetilerek mi alınıyor, yoksa fiziki planlama ile koordinasyon eksikliği mi yaşanıyor?

 

Kamuoyunda oluşan genel algı ve huzursuzluk da göz ardı edilmeyecek boyutlardadır. Vatandaşlar, yüksek kat izinlerine sahip büyük bütçeli projeler hızla yükselirken; aynı sokaklardaki elektrik şebekelerinin yenilenmemesini, yolların dar ve bakımsız kalmasını, otopark sorunlarının çözümsüz bırakılmasını haklı olarak eleştiriyor. Ortaya çıkan bu durum, kamu yararı odaklı ve adil bir şehir planlamasından ziyade, plansız fiziki büyümenin getirdiği yükün vatandaşa yansımasına neden oluyor. İnsanlar artık sadece yeni binalar değil; sosyal donatı alanlarıyla, sağlam altyapısıyla yaşanabilir ve modern bir kent vizyonu talep ediyor.

 

Ayrıca Menemen'in bazı mahalleleri ve bölgelerine tüm yatırımlar kaymışken, bazı bölgelerine ise küçücük parklar dışında ve çocukların, yetişkinlerin nefes alabileceği hiçbir şey yok. Tüm Menemen'in mi belediyesiniz, yoksa bir zümrenin veya bir bölgenin mi diye halk soruyor.

 

Üstelik Menemen’in aktif deprem kuşaklarına yakınlığı bilinen bir gerçekken, bazı bölgelerde 14-15 kata varan yapı izinlerinin verilmesi kamuoyundaki endişeleri daha da derinleştiriyor. Deprem riskinin bu kadar yüksek olduğu bir coğrafyada, zemin yapısının ve kat yüksekliği kararlarının bilimsel ve şeffaf gerekçelerle, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde kamuoyuyla paylaşılması hayati önem taşımaktadır.

 

Menemen’in büyümesine, ekonomik ve fiziki olarak gelişmesine hiç kimsenin itirazı yoktur. Ancak bu büyümenin planlı, adil, şeffaf ve her şeyden önemlisi halkın yaşam kalitesini düşürmeyecek şekilde yönetilmesi bir zorunluluktur. Şehircilik, sadece yeni binalar inşa etmekten ibaret değildir; o binalarda yaşayacak insanların kesintisiz enerjiye, nitelikli yollara ve güvenli bir çevreye ulaşmasını sağlamaktır.

 

Bugün Menemen’de yükselen sadece yapılar değil; şeffaflık, denetim ve hesap verebilirlik adına toplumun her kesiminden yükselen haklı sorulardır. Kent yönetiminden ve ilgili idarelerden beklenen en temel görev, bu sorunlara kalıcı çözümler üretmek ve kararları şeffaflıkla kamuoyunun bilgisine sunmaktır.