“Bir Tek Seni Sevdim Lafı” Yalan mı Olacak?


  • Oluşturulma Tarihi : 26.02.2026 08:53
  • Güncelleme Tarihi : 26.02.2026 08:53

“Toplum, emeğin güneşi etrafında dönmediği sürece dengesini bulamaz.” Karl Marx

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) “Evlenme ve Boşanma İstatistikleri 2025 Raporu” Şubat 2026’nın son haftasında yayınlandı. Buna göre; evlenen çiftlerin sayısı 2024 yılında 569 bin 983 iken, 2025 yılında 552 bin 237 olmuş. Yani azalmış. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı 2025 yılında binde 6.43 olarak gerçekleştiğini öğreniyoruz. Boşanan çiftlerin sayısı 2024 yılında 188 bin 963 iken, 2025 yılında 193 bin 793 olduğu rapor edilmiş. Yani artmış. Yazık ki ne yazık!

Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı; 2025 yılında binde 6,43 olarak gerçekleşmiş. Kaba boşanma hızı da 2025 yılında binde 2.26 olarak belirtilmiş. Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de ilk evlenme yaşının arttığı görülüyor. Ortalama ilk evlenme yaşı 2025 yılında erkeklerde 28,5 iken kadınlarda 26,0 olmuş. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise: 2,5 yaş olarak rapor edilmiş.

Toplam evlenmeler içinde, yabancı kişiler ile evlenmeler incelendiğinde; yabancı damatların sayısı 2025 yılında 5 bin 347 olup, toplam damatların %1.0’ını oluştururken, yabancı gelinlerin sayısı 28 bin 646 olup, toplam gelinlerin %5.2’sini oluşturmuş. Yani gelinler fark atmış. Suriyeli-Afgan ve Alman damatlar ile, Suriyeli- Özbek ve Faslı gelinlerin ilk üç sırada yer aldığı özellikle vurgulanmış. Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2025 yılında 193 bin 793 çift boşanırken, 191 bin 371 çocuk velayete verilmiş. Bu çocukların geleceğini siz düşünün! Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiğinin altını çizelim. Çocukların velayetinin 2025 yılında %74.6’sı anneye, %25,4’ü babaya verilmiş.

Kısaca “Sosyoekonomik Çürüme” arttıkça, buna paralel olarak kutsallanan evlilik kurumu da bundan nasibini almış. BİR TEK SENİ SEVDİM sözü yalan mı çıkacak. Her alanda çürüme devam etmekte, bizler elimizde cep telefonlarıyla devamlı paylaşım yapıp, DU BAKALİ ne olacak diye hayıflanıyoruz. Daha öncede yazdım; çürümenin önlenmesi sadece mitingler ile yeterli olmayıp, tüm halk kesimleriyle birleşik mücadeleyi yaygınlaştırmak şarttır. Sözlerimi bizim kuşağın çok sevdiği güzel bir ezgi ile bitireyim. Bizlere bu güzelim eseri kavuşturan Mehmet Koç ile bizlere benimseten Ali Asker ustalarımıza sonsuz teşekkürler.

“Şu Metrisin Önü Bir Uzun Alan

Bir Tek Seni Sevdim Gerisi Yalan

Senin Hasretindir Hücreme Dolan

Bir Tek Seni Sevdim Gerisi Yalan

Gerisi Yalan

Hücremdeyim Hasretinle Yanarım

Senin İçin Her Gün Her Gün Ağlarım

Kanım Hep İçime Akar Kanarım

Beni Anlamadın Ona Yanarım

Ona Yanarım …”

Sevgiler…

“Bir Tek Seni Sevdim Lafı” Yalan mı Olacak?
Dr. Mustafa Torun
Yazarımız Kim ?

Dr. Mustafa Torun