Sayfa Yükleniyor...
Fenerbahçe için ligin 32 haftalık genel değerlendirmesini yapacak olursak;
Y. Malatyaspor maçı, sarı lacivertli ekibin şampiyonluk yolunda neden bir türlü istediği yerde olamadığını gösteren, tüm sezona referans olarak gösterebileceğimiz bir maçtı adeta!
Sezona büyük umutlarla başlayan, 20’nin üzerinde futbolcuyu kadrosuna katarak büyük bir değişime giden Fenerbahçe’de sezonun sonlarına bu şekilde gireceği ön görülemezdi herhalde.
Son iki sezonda hüsrana uğrayan, 2014 yılından bu yana şampiyon olamayan Fenerbahçe’nin, lig şampiyonluğunu bu sene göğüslemesi için kesenin ağzını sonuna kadar açtı Başkan Ali Koç.
Pelkas, Valencia, Samatta, Perotti… Yurt dışında belli bir kariyer edinmiş oyuncular sezonun ilk yarısı dalgalı performans sergileyince, Mesut Özil, İrfan Can gibi yıldız oyuncular da kadroya takviye edildi fakat çare olamadı takımın kötü gidişatına.
Erol Bulut ile yolların ayrılıp, Emre Belözoğlu ile anlaşılması küçük bir umut yaratsa da Emre ile çıkılan iki maçta, Erol Bulut’lu dönemi aradı Fenerbahçeli taraftarlar.
Denizlispor maçında Samatta’nın golü olmasaydı belki de Emre ilk maçtan eleştiri oklarının odağı haline gelecekti.
Fakat son iki maçta Emre’nin oynattığı futbolun, Erol Bulut’un oynattığı futboldan da geride olduğunu gördük.
Sezon içinde bir de yönetimin, takımın sorunlarını çözmek yerine geçmiş yıllardaki şampiyonluklara odaklanması bir büyük yanlış daha oldu maalesef.
Türkiye’de 1959’dan önce de futbol vardı ama Süper Lig’de şampiyonluk sayıları belirli bir kurumun (TFF), belirli bir yıl (1959) organizasyon oluşturup takımları yarışa sokması ve bu yarışta kim birincilik elde ederse şampiyonluk sayısının artmasına göre dizayn edilmiş bir ligdi.
1959’dan önce kulüp tarihleri için çok değerli şampiyonluklar da olabilirdi ve kimse bu şampiyonlukların değerine elbette ki dil uzatamazdı.
Fakat iki farklı oyun oynayıp, diğer oyundaki başarıların bu oyunda da geçerli kabul edilmesini istemek, hele ki bu kadar sorunla boğuştuğunuz bir senede, bana oldukça anlamsız geldi.
(Bu arada Fenerbahçe’nin 1959 öncesi şampiyonluklar ve başarılar elde eden oyuncularını saygıyla andığımı da belirtmek isterim)
Ve şu an da takımın içinde bulunduğu durum da sözlerimin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor!
Takımın bu durumuna da en çok Fenerbahçe taraftarı üzülüyor. Bu duruma en büyük tepkiyi de Ünlü Piyanist Fazıl Say verdi sanırım: “Kaç milyon Fenerbahçeliyiz dostlar? 35 milyon? Kaç yıllık çile bu? Siz söyleyin? Bu durum? Ruhsuzluk, vizyonsuzluk, inançsızlık ve hatta yeteneksizlik! Ne bu? Ve bu 'çile' niye seyredilsin ki?”