Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi, kültürel mirası bilimsel bakış açısıyla ele alan bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. “Canlı Bilimi Perspektifinde Kültür, Tarih ve Gastronomi Söyleşileri” kapsamında gerçekleştirilen “Asmadan Gelen Lezzetler” başlıklı programa, EÜ Etnografya Müzesi Müdürü Doç. Dr. Dilek Maktal Canko, EÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Yaşa, akademisyenler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
EÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’ndan Ar. Gör. Dr. Asiye Esra Eren Erenoğlu’nun moderatörlüğünde düzenlenen söyleşide, Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Uzman Biyolog Fatma Belgin Aşıklar konuşmacı olarak yer aldı. Etkinlikte, Anadolu’nun köklü bağcılık geçmişi çerçevesinde asmanın yaprağından koruğuna kadar farklı kullanım alanları ayrıntılı biçimde ele alındı.
BAĞCILIĞIN BİNLERCE YILLIK MİRASI VURGULANDI
Söyleşide bağcılığın tarihsel gelişimine dikkat çeken Uzm. Biyolog Fatma Belgin Aşıklar, “ ‘Asmadan Gelen Lezzetler' adlı çalışmamızla, bağcılığın binlerce yıllık köklü geçmişine ve Anadolu’nun bu konudaki eşsiz birikimine ışık tutmayı amaçladık. Arkeolojik veriler, bağcılığın M.Ö. 6600’lü yıllara uzandığını ve Anadolu topraklarından İtalya ve Fransa’ya kadar yayıldığını bize gösteriyor. Hititlerden Osmanlı’ya uzanan bu süreçte, atalarımız üzümü; pekmez, pestil ve kuru üzüm gibi katma değerli ürünlere dönüştürerek bu kültürü yaşatmışlardır. Bizler de Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü olarak, Atatürk’ün vizyonuyla kurulan bu kurumda, gen bankamızdaki bin 500 farklı üzüm çeşidini koruyarak ve bilimsel çalışmalarla geliştirerek bu mirası geleceğe taşımaya devam ediyoruz. Enstitümüz, 1924 yılından beri ülke ve dünya pazarlarına kaliteli üzüm çeşitleri üretmek, inovatif ürünlerin geliştirilmesinde öncü olmak ve ekolojik ve tarımsal sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Manisa, Türkiye'nin en büyük üzüm üreticisi ili ve kuru üzüm üretiminde ve ihracatında dünyada önemli bir yere sahip” ifadelerini kullandı.
ÜZÜMÜN MUTFAKTAKİ ÇOK YÖNLÜ KULLANIMI ANLATILDI
Üzüm ve asmanın mutfak kültüründeki yerini aktaran Aşıklar, “Asmadan Gelen Lezzetler kitabımda üzümden elde edilen geleneksel ürünler ve asmanın her köşesinin kullanıldığı çok geniş bir yemek yelpazesi yer alıyor. Bu lezzet yolculuğuna başlarken sınırlı sayıda tarifle karşılaşacağımı düşünmüştüm. Ancak araştırmalarım derinleştikçe asmanın her parçasının değerlendirildiği 280 farklı reçeteye ulaştım. Anadolu insanının yaratıcılığı ve israf etmeme kültürüyle; kahvaltılarda şifa niyetine tüketilen pekmezli yumurtadan Osmanlı saray mutfağının incisi Mutancana’ya, ekşili çorbalardan balıkla, etle veya vişneyle hazırlanan 40 çeşit sarmaya kadar muazzam bir zenginlik ortaya çıkmış. Kimi zaman koruk suyu salatalara ve 'terleme'ye lezzet vermiş, kimi zaman bir tek üzüm tanesi bile ziyan edilmeyerek şerbetlere dönüştürülmüş. Kitapla, asmanın filizinden çekirdeğine kadar her zerresinin mutfağımızda nasıl bir sanat eserine dönüştüğünü belgelemek istedik” diye konuştu.
Programın sonunda Doç. Dr. Dilek Maktal Canko tarafından Ar. Gör. Dr. Asiye Esra Eren Erenoğlu, Uzm. Biyolog Fatma Belgin Aşıklar ve Prof. Dr. İhsan Yaşa’ya katkılarından dolayı teşekkür belgesi takdim edildi.