Çin’e ihracat 3 milyar doları aştı

Türkiye’nin Uzak Doğu ülkelerine ihracatı 2025 yılında yüzde 2,7 artarak 7 milyar 986,8 milyon dolara ulaştı; bölgeye en fazla ihracat 3 milyar 12,5 milyon dolarla Çin’e gerçekleştirildi.

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Güncelleme Tarihi :
  • Kaynak : AA
Çin’e ihracat 3 milyar doları aştı haberinin görseli

Türkiye’nin Uzak Doğu ülkelerine ihracatı geçen yıl artışını sürdürdü. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Bangladeş’ten Vietnam’a uzanan 20 ülkeyi kapsayan Uzak Doğu pazarına yapılan ihracat, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 2,7 artarak 7 milyar 986,8 milyon dolara ulaştı. Bölge ülkeleri arasında Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülke ise 3 milyar 12,5 milyon dolarla Çin oldu. Çin'i, 798,3 milyon dolarla Pakistan, 686,4 milyon dolarla Güney Kore, 649,8 milyon dolarla Japonya ve 538,9 milyon dolarla Malezya izledi.

ÜLKELERE GÖRE İHRACAT DAĞILIMI

Söz konusu dönemde Türkiye’den Vietnam’a 424,7 milyon dolar, Endonezya’ya 421,9 milyon dolar ve Bangladeş’e 409,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Tayland’a yapılan ihracat 257,1 milyon dolar, Singapur’a 250,8 milyon dolar, Tayvan’a 179 milyon dolar, Filipinler’e 150,2 milyon dolar, Moğolistan’a ise 95,5 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Sri Lanka’ya 71,5 milyon dolar, Kamboçya’ya 25,8 milyon dolar, Myanmar’a 7,5 milyon dolar, Laos’a 5,6 milyon dolar ve Brunei’ye 2 milyon dolarlık ihracat yapılırken, Doğu Timor’a gerçekleştirilen dış satım 97,9 bin dolar seviyesinde kaldı. Kuzey Kore’ye ise bu dönemde ihracat yapılmadı. Aynı dönemde Çin’e yapılan ihracatta madencilik sektörü 1 milyar 642 milyon dolarla ilk sırada yer aldı. Pakistan’a 164,4 milyon dolarlık tekstil ve ham maddeleri ihracatı gerçekleştirilirken, Güney Kore’ye 143,2 milyon dolarlık madencilik ürünleri gönderildi. Malezya’ya 131,4 milyon dolarlık mücevher ihracatı yapılırken, Japonya’ya ise 115,9 milyon dolarlık su ürünleri ve hayvansal mamuller ihraç edildi.

- REKLAM -

“TÜRKİYE İÇİN BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUK”

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye–Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Reha Denemeç, Asya-Pasifik bölgesinin son yıllarda küresel üretim ve tüketimin ana merkezi olarak öne çıktığını belirtti. Denemeç, son 10 yılda küresel ekonomik büyümenin yaklaşık yüzde 60’ının bu bölgeden kaynaklandığını, dünya nüfusunun yüzde 40’ının da Asya-Pasifik coğrafyasında yaşadığını kaydetti. Küresel ticaretin, sermayenin, üretimin ve yüksek teknolojinin ağırlık merkezinin doğuya kaydığına dikkat çeken Denemeç, Türkiye’nin bu dönüşümün dışında kalamayacağını vurguladı. Denemeç, “Bu süreçte Türkiye’nin Asya-Pasifik’te yer alması bir tercih değil, artık bir gereklilik haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.  Türkiye’nin bölgeye yönelik ihracatındaki artışın, kapsamlı ve uzun vadeli bir vizyonun sonucu olduğunu dile getiren Denemeç, küresel ticarette belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde bu yükselişin büyük önem taşıdığını söyledi. Denemeç, söz konusu artışın Türk firmalarının Asya-Pasifik pazarlarında daha kalıcı, uzun vadeli ve stratejik bir anlayışla konumlanmaya başladığını gösterdiğini ifade etti. Bölgeye yapılan ihracat artış hızının, Türkiye’nin toplam ihracat artışı olan yüzde 4,5’in üzerinde seyrettiğine işaret eden Denemeç, mevcut performansın yeterli olmadığını da vurguladı. Denemeç, bölge ülkeleriyle sahip olunan potansiyel ve iş birliği imkânları dikkate alındığında, çok daha yüksek ticaret hacimlerine ulaşılabileceğini sözlerine ekledi.

reha denemeç

- REKLAM -

“DIŞ TİCARET HACMİNİ DENGEYE KAVUŞTURMALIYIZ”

Reha Denemeç, küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye’nin güçlü olduğu sektörlerle bu zincirler içinde daha etkin bir şekilde yer almasının büyük önem taşıdığını vurguladı. DEİK olarak Asya-Pasifik ülkeleriyle mevcut dış ticaret açığının dengelenmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Denemeç, ikili ticaret hacmini daha sürdürülebilir ve dengeli bir yapıya kavuşturmayı hedeflediklerini söyledi. Bu kapsamda bölge ülkelerinden Türkiye’ye nitelikli yatırımların çekilmesi, turist sayısının artırılması ve üçüncü ülkelerde ortak projelerin hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Denemeç, enerji, ulaştırma ve lojistik, teknoloji, turizm, altyapı ve kalkınma projeleri gibi alanlarda önemli fırsatlar bulunduğuna dikkat çekti. Asya-Pasifik bölgesine verilen önemin somut göstergelerle ortaya konulduğunu dile getiren Denemeç, Ticaret Bakanlığı’nın 2026 Hedef Ülkeler listesinde yer alan 60 ülkenin 13’ünün bu bölgeden seçildiğini, ayrıca Uzak Ülkeler Stratejisi kapsamındaki 18 ülkenin 11’inin yine Asya-Pasifik coğrafyasında yer aldığını aktardı. Bunun, Türkiye’nin bölgeyle ticari ilişkileri geliştirme ve ihracatı artırma konusundaki kararlılığını ortaya koyduğunu belirtti. Denemeç, Dışişleri Bakanlığı’nın “Yeniden Asya Girişimi” vizyonunun da bölge ülkeleriyle çok boyutlu ilişkilerin geliştirilmesini hedeflediğini vurgulayarak, bu vizyonu desteklediklerini ve iş dünyasının öncülüğünde ticari diplomasi faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi. İş konseyleri aracılığıyla düzenlenen karşılıklı ticaret heyetleri, farkındalık toplantıları ve yerel muhatap kurumlarla kurulan güçlü ilişkilerin, ihracattaki artışın arkasındaki temel unsurlar arasında yer aldığını sözlerine ekledi.

ASYA-PASİFİK ÜLKELERİ TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK PAZAR

DEİK Türkiye-Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Reha Denemeç, Asya-Pasifik ülkelerinin hem pazar büyüklükleri hem de Türkiye ile çok boyutlu ilişkileri nedeniyle önemli ticaret ortağı konumunda olduğunu vurguladı. Denemeç, Çin ve Güney Kore gibi pazarlarda Türk firmalarının ağırlıklı olarak ham madde, ara malı ve belirli niş ürünlerde rekabet avantajı sağladığını, Japonya ve Malezya gibi pazarlarda ise kalite, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik odaklı ürünlerin öne çıktığını belirtti. Ayrıca Denemeç, enerji, savunma ve havacılık, inşaat ve altyapı, gıda, teknoloji, demir-çelik ve otomotiv sektörlerinde Türk firmalarının bölgedeki önemli faaliyetlerini sürdürdüğünü kaydetti.

- REKLAM -

YÜKSEK KATMA DEĞERLİ VE TEKNOLOJİ ODAKLI ÜRÜNLER ÖNE ÇIKIYOR

DEİK Türkiye-Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Reha Denemeç, mevcut sektörlerin Türkiye’nin geleneksel rekabet gücünü yansıttığını, ancak sürdürülebilir ihracat artışı için yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı ürünlerin payının artırılmasının kritik önemde olduğunu vurguladı. Denemeç, özellikle savunma sanayisi, makine, elektrik-elektronik, yazılım, sağlık teknolojileri ve yeşil dönüşüm odaklı ürünlerin ön plana çıktığını belirterek, “Savunma sanayimizin son yıllarda yüksek teknoloji ile ürettiği ürünler bölgede önemli bir ilgi uyandırmaktadır. Katma değeri yüksek teknoloji ürünleri ve savunma sanayisi ihracatının imalat sanayi ihracatımız içerisindeki payını artırmak için iş konseylerimizle aktif çalışmalar yürütüyoruz” dedi. Denemeç, Türk sanayisinin ve marka algısının Asya-Pasifik bölgesinde güçlendirilmesinin, farkındalığın artırılmasının ve Türkiye’nin bölge ülkelerinin tedarik zincirlerinde tercih edilir hâle gelmesinin öncelikli stratejiler arasında olduğunu kaydetti. Bu yaklaşım sayesinde, bölgenin ithalatında Türkiye’nin payının artırılması hedefleniyor. Denemeç, özellikle Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) ülkelerinin genç nüfusları, hızlı büyüyen ekonomileri ve küresel tedarik zincirlerindeki artan rolünün Türkiye için önemli fırsatlar barındırdığını söyledi. Örneğin Vietnam’da küresel tedarik zincirinin stratejik üretim üssü olma yolunda dev altyapı projelerinin sürdüğünü belirten Denemeç, “Buradaki mega projeler, Türk müteahhitlik ve inşaat sektörünün dünya çapındaki bilgi birikimi ve rekabet gücü için büyük bir fırsat. Sadece ürün satmak değil, bu projelerde yüklenici ve yatırımcı olarak yer almak, Vietnam ile ekonomik ortaklığımızın kalıcı olmasını sağlayacaktır” dedi.

TÜRK FİRMALARI BÖLGEDE DAHA AKTİF ROL ÜSTLENİYOR

DEİK Türkiye-Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Reha Denemeç, Türk firmalarının Asya-Pasifik ülkelerinde ortak üretim, depo, dağıtım ve bölgesel merkezler kurmasının hem yerel pazara erişimi kolaylaştırdığını hem de çevre ülkelere açılım sağladığını belirtti. Denemeç, bu pazarlarda ticaret hacmini artırmak için serbest ticaret anlaşmalarının önemli bir rol oynadığını ifade etti. Ancak bu anlaşmaların Türkiye aleyhine doğurabileceği etkiler ve mevcut dış ticaret açığını artırabilecek sonuçların dikkatle analiz edilmesi gerektiğini vurguladı. Denemeç, Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) gibi yeni nesil bölgesel ve çok taraflı serbest ticaret anlaşmalarının, Türkiye’nin erişim gücünü artırma ve bölgeye dair stratejilerini geliştirme açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Lojistik altyapının güçlendirilmesi, doğrudan deniz ve hava bağlantılarının artırılması ve Türk firmalarının bölgede yatırımcı olarak varlık göstermesinin önemine dikkat çeken Denemeç, “DEİK/Türkiye-Asya Pasifik İş Konseyleri olarak yalnızca ihracatı değil; karşılıklı yatırımı, ikili ticaretin çeşitlendirilmesini ve uzun vadeli stratejik ortaklıkları merkeze alan bir yaklaşımı savunuyoruz. Bu sayede ülkemizin bölge ülkeleriyle ekonomik ilişkileri daha dengeli, sürdürülebilir ve derinlikli bir yapıya kavuşacaktır” dedi. Denemeç ayrıca, ASEAN ile iş dünyası arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesinin ve Türkiye’nin ASEAN Diyalog Ortaklığı sürecine iş dünyası olarak destek vermesinin önemine de işaret etti.

- REKLAM -

Kaynak : AA

Okumaya Devam Et

Aşağı kaydırmaya devam edebilir veya ilgi alanınıza göre seçim yapabilirsiniz.