Sayfa Yükleniyor...
Evlerde izole yaşamın; anksiyete/endişe, sosyal içe kapanıklık, travma sonrası stres bozukluğu, güven eksikliği/depresyon gibi birçok sorunla mücadele eden çocukları ve aileleri tüketmiş olabilir
SULTAN GÜMÜŞ / ÖZEL HABER
Özel Eğitim Öğretmeni, Floortime Terapisti ve Psikoterapist Mine Ağır, ‘yeni normalde çocuk psikolojisini’ ele aldı. Pandemi sürecinde çocuklarda psikolojik sorunların yükselişte olduğunu vurgulayan Ağır, uzun bir karantina dönemini geride bırakan çocuklarda, ciddi bir psikolojik yıpranmanın yaşandığını söyledi. Uzun süre evlerde izole yaşamın; anksiyete/endişe, sosyal içe kapanıklık, travma sonrası stres bozukluğu, güven eksikliği/depresyon gibi birçok sorunla mücadele eden çocukları ve aileleri tüketmiş olabileceğini belirten Ağır, oyun terapisi ile iyileşmenin mümkün olduğunu aktardı. Yeni normalleşme süreci ile birlikte hayatın, kademeli bir şekilde normale döndüğünü söyleyen Ağır, “Tüm tedbirler eşliğinde koronavirüs sürecinden normal hayata geçerken, karantina döneminin ve bundan sonraki sosyal hayatın çocukların psikolojisinde yarattığı yıpratıcı etkiler nasıl tamir edilecek?” diyerek çocukların oyun terapisi ile nasıl normalleşebilecekleri konusunda paylaşımlarda bulundu.
YIPRATICI ETKİLERE YOL AÇTI
Karantina süreçleriyle başlayan ve yeni normal olarak isimlendirilen sürecin, çocuklarda yıpratıcı etkilere yol açtığını kaydeden Ağır, “Tüm dünyayı etkisi altına alan ve hızlıca yaşam şeklimizde değişikleri zorunlu kılan koronavirüs sürecinin etkileri, ülkemizde giderek azaldı ve büyük oranda kontrol altına alındı. Yeni normal olarak adlandırdığımız bu yeni dönemde uzun bir karantina dönemini geride bırakan çocuklarda, ciddi bir psikolojik yıpranma yaşandı. Uzun süre evlerde izole yaşam; anksiyete/endişe, sosyal içe kapanıklık, travma sonrası stres bozukluğu, güven eksikliği/depresyon gibi birçok sorunla mücadelede eden çocukları ve aileleri yıpratmış olabilir. Var olan psikolojik sorunların yanı sıra süreçle birlikte birtakım anksiyete sorunlarıyla da karşılaşılabilir. Tüm bu sorunlarla mücadelede oyun terapisinden faydalanılabilir” dedi.
HUZURSUZ DUYGU DURUMLARI
Yetişkinlerin, başlarına gelen olayların neden-sonuç ilişkisini kavrayıp yaşadıklarını anlamlandırabilirken, çocukların bu şekilde bir anlamlandırma yapamadığını hatırlatan Ağır, “Çocuklar bu süreçte küçük ama çok nitelikli dünyalarına belki de boylarından aşkın sıkıntıları sığdırmaya çalıştılar. Dolayısıyla da yaşadıkları mutsuz, öfkeli, şiddetli, sabırsız, huzursuz duygu durumları, kaygılı davranışlar, fobiler, takıntılı düşünceler vb. durumlara yol açtı. İşte tam burada çocuklar için kurtarıcı gözle baktığımız oyun terapisinin önemi daha da göze çarpar bir hâl aldı. Neredeyse her çocuğun gerek önleyici ve koruyucu olması açısından, gerekse yaralarını sarmak, o masum dünyalarında yer alan yaralayıcı etkileri düzeltmek, tolere etmek ve çocukların öz regülasyonlarını sağlamalarına yardımcı olmak açısından oyun terapisi desteğine başvurmanın tam zamanı” şeklinde konuştu.
OYUN ÇOCUĞU İYİLEŞTİRİR
Çocukların, kendilerini oyun oynarken daha rahat ifade edebildiğini belirten Ağır, “Oyun terapisinde, alanında uzman oyun terapistleri ile çocuklar oyun arayıcılığıyla tedavi edilmektedirler. Nasıl ki yetişkin terapileri konuşma üzerine temelleniyorsa, oyun terapisi de çocuğun dili olan oyun üzerine temellenir. Çocuklar oyun oynayarak iç dünyalarını yansıtırlar ve terapist de oyun aracılığıyla çocuğu iyileştirir” dedi. Ağır, son olarak, “Normalleşme sürecinde, birçok hedefe yönelik normalleşme planlanırken, bunların arasında mutlaka çocukların psikolojisi de olmalı. Yani çocuğun psikolojisinin ele alınması, yaşanılan sürecin negatif etkilerinin düzenlenmesi ve iyileştirilmesi ailelerin hedefi olmalı ve oyun terapisi mutlaka listenin başında yer almalı. Sağlıklı psikoloji, sağlıklı çocuk demek, sağlıklı çocuk demek sağlıklı toplum ve sağlıklı gelecek demek” bilgisini kamuoyuyla paylaştı.
Haber Merkezi