Sayfa Yükleniyor...
Eğitim-Sen 1 Nolu İzmir Şube Başkanı Necip Vardal, okulların 31 Ağustos’ta uzaktan eğitim ile ve 21 Eylül’de de seyreltilmiş yüz yüze eğitim ile açılacak olmasına yönelik olarak, “Bütün sorumluluk veliler, öğrenciler ve okul yönetimine kaldı” dedi
BURCU YANAR/ÖZEL HABER
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un okulların 31 Ağustos’ta uzaktan eğitim ile 21 Eylül’de ise seyreltilmiş yüz yüze eğitim ile açılmasına yönelik olarak yaptığı açıklamanın ardından gözler, okulların, velilerin ve öğrencilerin bu duruma hazır olup olmaması noktasına çevrildi. Eğitim-Sen 1 Nolu İzmir Şube Başkanı Necip Vardal, pandemi sürecinde okulların kapandığı mart ayından bu yana koca bir yaz geçtiğini ve bu süreçte Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından okulların tekrar açılmasına yönelik olarak hiçbir ciddi adım atılmadığını iddia ederek açıklamalarda bulundu.
ÖZERKLİĞİ ZEDELENDİ
Eğitim-Sen 1 Nolu İzmir Şube Başkanı Necip Vardal, “Okulların açılacağı bilgisinin paylaşımından sonra salgında görülen yayılım gün geçtikçe artmaya başladı. Doğal olarak salgın böyle yayılmaya devam ederken okulların açılıp açılmayacağı tartışması bir süredir eğitimciler ve veliler arasında sürüyordu. MEB aslında bu tartışmayı eğitim sendikalarıyla, veli örgütleriyle ve alanında uzman bilim insanlarıyla birlikte bir iş birliği içinde sürdürebilirdi ancak sürdürmedi” dedi. En son yapılan bilim kurulu toplantısına dikkat çeken Vardal, “Yapılan açıklamalar bilim kurulunun özerkliğinin zedelendiğini gösteriyor. Aslında MEB’in almış olduğu bir karara bilim kurulu meşru bir zemin hazırladı diye düşünüyorum. Bu açıdan da bilim kurulunun özerkliğinin zedelendiğini düşünüyorum. Burada daha çok burada özel okulların, sermaye çevrelerinin gözetildiğini düşünüyorum. Elbette şu doğrudur; pandemide pozitif vakaların bin 200’lerde olduğu bir dönemde okulların açılmasının çok ciddi riskleri olduğunu söylemek mümkün” diye konuştu.
ÇALIŞAN AİLELERİ RAHATLATMAK İÇİN
Bugünkü veriler ışında değerlendirmelerde bulunan Necip Vardal, “Uzaktan eğitim ile başlanıp yüz yüze eğitime geçilip geçilmeyeceği tartışması ile birlikte böyle bir süreci uygun ama eksik olarak değerlendiriyorum. Okul öncesi ve 1.- 2. sınıfların eğitime başlaması ile ilgili mesele biraz da çalışan aileler ile ilgili bir durum olarak gözüküyor. Küçük çocukları olan ebeveynlerin çocuklarının okullarda eğitime katılarak onların biraz da çalışma koşullarının rahatlatılması şeklinde düşünülen bir öneri olarak görüyorum” ifadelerine yer verdi. Vardal, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Elbette bu çocukların salgın koşullarında hijyen, mesafe ve maske gibi konularda çok ciddi sıkıntılar yaşanacağı da bir gerçektir. Koca bir yazı geçirdik, bakanlık bu süreçte okullarda ciddi bir çalışma içerisine girmedi. Bu bizim açımızdan çok büyük bir eksikliktir. Eğitim-Sen’in okulların mevcut durumu ve açılıp açılmayacağına ilişkin bir çalıştayı var. Alanında uzman bilim insanlarının da katıldığı bu çalıştayda çıkan en önemli sonuç: Bakanlığın pandemi döneminde okulların açılmasına dönük ciddi bir hazırlık yapılmadığı noktasındadır.”
EK BÜTÇE VE PERSONELE İHTİYAÇ VAR
Bu konu hakkında Sağlık Bakanlığı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayınlanmış olan iki tane kılavuz olduğuna da dikkat çeken Vardal, “Her iki kılavuzda incelendiğinde bütün sorumluluk, öğrencilere, velilere ve okul yönetimlerine bırakılmış durumda. Hijyen, dezenfektan ve temizlik konusunda bir hazırlık gerekiyorsa bunun için bir bütçeye ve ek personele ihtiyaç var. Bakanlık bu konuda okullara ek bütçe konusunda bilgi paylaşımında bulunmadı. Eğitimciler için asıl olan şey yüz yüze eğitimdir. Bu bizim vazgeçilmezimizdir. Uzaktan eğitim ve diğer yöntemler ise tamamlayıcı olan durumlardır. Salgının kontrol altına alındığı bilimsel yöntem, demokratik katılım ve toplumsal mutabakat esas alınarak açıklandığında MEB tarafından gerekli tüm önemlerin alındığı koşullarda elbette okulların açılması ve yüz yüze eğitime başlamak bizim en büyük dileğimizdir” diye belirtti.
Haber Merkezi