Cemil Tugay öncülüğünde kurulan konsey ve kurullar aracılığıyla İzmir’in kalkınma sürecinde yeni bir dönem başlıyor. Daha önce Turizm, Tarım ve Çevre, Yapay Zeka, Zeytin, Körfez-Ekoloji, Su ve Arkeoloji başlıklarında oluşturulan yapılara bir yenisi daha eklenirken, Gastronomi ve Gıda Tüketimi Konseyi ilk toplantısını gerçekleştirdi.
İzmir’i gastronomi ve gıda alanında öncü bir merkez haline getirme hedefiyle kurulan konsey, ilk buluşmasını Kültürpark Çetin Emeç Toplantı Salonu’nda yaptı. Toplantıya İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratlarının yanı sıra akademisyenler, bilim insanları, kamu temsilcileri ve iş dünyasından çok sayıda isim katıldı.
İZMİR’İN GIDA SİSTEMİ MASAYA YATIRILDI
Toplantıda kentin gıda sistemi kapsamlı şekilde ele alınırken, tarımsal üretim ile tüketim arasındaki ilişki, farklı paydaşların katkılarıyla değerlendirildi. Ortak bir bilgi zemini oluşturulması amacıyla yeni adımlar atılması kararlaştırıldı.
Konseyin temel hedefinin sürdürülebilirlik, ekonomik kalkınma ve toplumsal refah arasında güçlü bir bağ kurmak olduğu ifade edilirken; İzmir’in tarım altyapısı, köklü gastronomi kültürü ve coğrafi avantajlarının bu süreçte belirleyici rol oynayacağı vurgulandı. Ayrıca konseyin dört ana çalışma başlığı “Kent-Bölge Gıda Sistemi”, “Gıda Okuryazarlığı”, “Gastronomi ve Ekonomik Kalkınma” ile “İklim Krizi ve Dayanıklı Gıda Sistemi” olarak açıklandı.
“KENDİ YOL HARİTASINI OLUŞTURMASINI İSTİYORUZ”
Başkan Tugay, oluşturulan konseylerin amacının yalnızca belediye çalışmalarına destek vermek olmadığını belirterek, “Amacımız belediyenin çalışmalarına destek sağlamak değil; şehrin kendi politikalarını ve yol haritasını oluşturmasına katkı sunmaktır. Herkesin bir araya geldiği, birbirini duyduğu ve anlayarak birlikte iş ürettiği bir ortam kurmak istiyoruz. Belediyeye katkı verilmesinden ziyade, İzmir’in kendi yol haritasını belirlemesi bizim için önceliklidir. Kısaca ‘Nasıl bir yol haritamız olmalı?’ sorusunu birlikte konuşmak üzere sizleri davet ettik” dedi.
GIDA OKURYAZARLIĞI VE SAĞLIK VURGUSU
Gıda okuryazarlığının giderek daha kritik bir başlık haline geldiğine dikkat çeken Tugay, gastronominin yalnızca kültürel değil, sağlık ve çevreyle de doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti. Türkiye’de son 15 yılda özellikle diyabet başta olmak üzere çeşitli hastalıklarda artış yaşandığını dile getiren Tugay, bu durumun beslenme alışkanlıklarıyla bağlantılı olabileceğini söyledi.
Obezite, kanser ve Alzheimer gibi hastalıklardaki artışın da benzer şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tugay, gıda tüketiminde bilinçsizliğin israfı artırdığına dikkat çekti. Organik atıkların kompost olarak değerlendirilmesi ve Bokaşi yöntemiyle dönüştürülmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade eden Tugay, kentte üretim ve tüketim arasındaki bağın güçlendirilmesine yönelik planlar üzerinde çalıştıklarını söyledi.
“BİZ HİKAYELERİ OLAN BİR ŞEHİRİZ”
İzmir’in üretim potansiyeline rağmen gıda tedarikinde dışa bağımlı bir tablo ortaya çıktığını belirten Tugay, “İzmir ürettiği gıdayla kendine rahatlıkla yetebilecek bir şehir. Ama verilere baktığımızda gıdanın İzmir’e yüksek oranda şehir dışından geldiğini görüyoruz. Daha uzun süre bozulmadan kalsın diye ürünlerin genetiği ile oynanıyor, erken hasat yapılıyor, ayrıca uzaktan geldiği için artan maliyet sorunları yaşıyoruz. Bu şehir kalkınmak zorunda, Türkiye kalkınmak zorunda. Bunun sağlanması için yatırımların da doğru yapılması lazım. İzmir’in tarihsel sürecine baktığımızda İzmir her zaman ticaret, tarım şehri olmuş. Tarımın olması İzmir’i liman üzerinden ticaret şehri yapmış. Turizm var. Arkeoloji ve gastronomi önemli. Elbette tanıtımla ilgili sorunumuz var. Bunların üzerine gitmeliyiz” dedi.
“İZMİR’İ NEREDEN ALDIK NEREYE BIRAKTIK”
Toplumsal sorumluluk vurgusu yapan Tugay, “Bizler üzerimize düşeni yapanlar mı olacağız, görmemeyi, anlamamayı, çalışmamayı tercih eden, sorunları sonraki nesillere bırakan insanlar mı olacağız? Herkes belli konumlarda geçici durumda. Dünyayı, ülkeyi, İzmir’i nereden aldık, nereye bıraktık? Bu; medeniyet, akıl, vicdan, sorumluluk işidir. Böyle görünmesini bekliyor ve diliyorum. Başladığımız noktadan daha ileri gitmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
KONSEYLERLE KALKINMA MODELİ
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde oluşturulan konsey ve kurulların; iklim krizi, ekonomik dönüşüm ve toplumsal eşitsizlikler gibi çok boyutlu sorunlara çözüm üretmesi hedefleniyor. Kamu, özel sektör ve akademiyi bir araya getiren bu yapılar, kentin kalkınma yol haritasını ortak akılla belirlemeyi amaçlıyor.
Bu kapsamda daha önce kurulan konseylerin ardından Gastronomi ve Gıda Konseyi ile Yapı Teknolojileri Konseyi de hayata geçirildi.
GENİŞ KATILIMLI YAPI
İzmir Büyükşehir Belediyesi birimleri ile birlikte İzmir Planlama Ajansı, İzmir Kalkınma Ajansı, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerinin yer aldığı konseyin, düzenli toplantılarla çalışmalarını sürdüreceği belirtildi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın