Sayfa Yükleniyor...
Zonguldak Devrekli Gazeteci Yazar ve Şair İbrahim Tığ ile konuştuk. Tığ, Zonguldaklı şair Rüştü Onur üzerine 12 yıl çalışarak 4 eser verdi. Farklı yazım türünde eserleri de bulunan yazar aynı zamanda ‘Şehir’ Edebiyat dergisini yayınlıyor
ONURHAN ALPAGUT-RÖPORTAJ
Zonguldak Devrekli Gazeteci Yazar ve Şair İbrahim Tığ ile edebiyat üzerine konuştuk. Oldukça faal olan yazar ilk şiirini 1986’da Kıyı Edebiyat dergisinde yayınladı. İlk kitabı 1994 senesinde ‘İlk Yaz Vurgunu’ adıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde çıktı. Farklı edebi türlerde eserler de yayınlayan Tığ, ‘Bölge Haber Gazetesinin’ de imtiyaz sahibi. Aynı zamanda ‘Şehir’ Edebiyat Dergisini çıkartıyor.
Bize kısaca kendinizden söz eder misiniz?
Devrek’in Bakırcılar Köyü’nde doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimini Devrek’te, Yükseköğrenimini Dicle Üniversitesinde “mimar” olarak tamamladım. Evliyim 2 çocuk babasıyım. 34 yıldır gazetecilik yapıyorum, köşe 13 basılı eserim var. 2000’e Doğru Dergisi, Cumhuriyet ve Aydınlık (günlük) gazeteleri ile Anadolu Ajansı’nda muhabirlik yaptım. 1994 yılında Devrek’te, Günlük Bölge Haber Gazetesi’ni kurdum ve halen bu gazetenin sahipliğini ve yazarlığını yapıyorum. Sürekli Basın Kartı sahibiyim. Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN), Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (FIJ) ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesiyim.
Yazıyla olan maceranız nasıl başladı?
Ben halen İzmir’de yaşayan Eleştirmen-Yazar Mehmet Bilen’in, Devrek’te öğrencisi oldum. O bize sürekli dergi ve kitap okuturdu. Belli bir birikimden sonra da yazmaya başladım, bu şiir ve yazılarım buradaki yerel gazetelerde yayınlandı. Daha sonra ürünlerim Kıyı, Karşı, Gerçek Sanat, Aykırı Sanat, Milliyet Sanat, İnsancıl, Tay, Tan (Yugoslavya), Ortam (KKTC), Türkstar (Almanya), Ünlem, Damar, Eski Edebiyat, Biçem, Şehir, Sözcükler, Varlık, Yaklaşım, Evrensel, Berfin Bahar, Keşke, Yeni E vb. sanat edebiyat dergiler de yer buldu.
İlk eserinizi ne zaman yayınladınız? Kısaca kitaplarınızdan söz eder misiniz?
İlk şiirim de 1986 yılında Kıyı Edebiyat dergisinde yayımlandı. İlk kitabım da “İlk Yaz Vurgunu” 1994 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yayımlandı. Derleme çalışmalarım oldu, öykü, şiir ve araştırma alanlarında eserler verdim. Devrekli şair Rüştü Onur üzerine 12 yıl çalıştım ve ortaya 4 eser koydum. Eserlerim, İlk Yaz Vurgunu (Şiir-1994), Neler Gizliyor Adın (Şiir-1998), Karabayır (Öykü-2005), Yitik Zaman Düşleri (Şiir-2006), Rüştü Onur, Yaşamı, Sanatı, Eserleri (Araştırma-2010), Rüştü Onur: Mektubun Avcumda (Mektup-2013, Rüştü Onur: Sanatı / Yaşamı ve Eserleri-2014, Sarıaylar (Şiir-2014), Rüştü Onur: Benim Şeker Yavrum (Araştırma-2015), Kiraz Aldım Dikmeden/ Devrek Türküleri (Derleme-2017), Sur ve Sır (Şiir-2018), Aldım Dikmeden/ Devrek Türküleri-2 (Derleme-2019), Söğe (Öykü-2019) ve Kiraz Aldım Dikmeden/ Devrek Türküleri-2 (Derleme-2019). Derleme diyorum, bölgemizin kültürünü yansıtan mani, yerel ağız ve türkülerini 8 yıl köy köy dolaşarak derledim.
Kitap fuarlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? İzmir TÜYAP’a katıldınız mı? Katıldıysanız İzmirli okurlar hakkında gözlemleriniz nedir?
Evet birkaç kez İzmir Fuarı’na davetli olarak katıldım. İmza ve söyleşi etkinlikleriydi bunlar. İzmir kültür ve sanatı ağır basan bir şehir. Türkiye’nin yüz akı illerinden biri. İzmirliler kitap, dergi okumayı seviyorlar, bu da çok mutlu edici bir yön. Dolup taşan İzmir Fuarı’na ilginin yoğun olması büyük bir sevinçtir ülkemiz adına. Aydınlık ve tam da istediğimiz gibi Cumhuriyet kenti. Sizler aracılığıyla selamlarımı iletiyorum o güzel İzmirlilere.
Yeni bir kitap hazırlığınız var mı? Sizce yeterince okuyor muyuz?
Elbette, yeni şiir ve deneme dosyalarım var. Yayınlanmayı bekliyor. Ülke olarak okuyan bir toplum değiliz. Aziz Nesin’in dediği gibi “Türkiye’de her 3 kişiden 4’ü şair.” , okumuyor insanımız, gencimiz, doktorumuz, öğretmenimiz, kısacası her kitle… zaten okuyan bir toplum olsaydık, bu güzelim ülke bu hale gelir miydi? Atatürk’ün ve bilimin ışığında çok daha ileriye gitmiş olurdu ülkemiz. Okumuyoruz, ama yazanı çok bu ülkenin. İnternet sitelerinde 5-6 bin şair, yazar adı geçiyor. Ama Türkiye’de yayınevleri şiir kitabı basmıyor, işin özü bu.
Şehir dergisini yayınlıyorsunuz. Dergide yer alan isimleri nasıl seçiyorsunuz? Nasıl bir içeriğe sahip? Ne kadar süredir yayınlanıyor?
Devrekli şair Rüştü Onur, 12 Eylül 1940 tarihinde dostu Necati Cumalı’ya yazdığı mektubunda, “Ey benim mektupları ile huzur bulduğum ve avunduğum kardeşim. Şehir’de buluşacağız. Her ne pahasına olursa olsun Şehir çıkacak… Şehir okuyucu kitlesinin karşısına yeni bir atmosferle çıkacak” diyordu. Ancak Rüştü Onur, çıkarmayı çok istediği “Şehir” dergisini, ömrü yetmediği için çıkaramamıştı. Onun bu isteğini bir hemşerisi olarak kendime vasiyet kabul edip, sevgili dostlarım Fahrettin Koyuncu ve Orhan Tüleylioğlu katkılarıyla Aralık 2004’te çıkarmaya başladım. 140. sayıya ulaştı. Kaliteli, yayımlanmaya uygun bulduğumuz eserlere de dergimizde yer veriyoruz. Dergimizin bir amacı da Anadolu’da söyleyecek sözü olan, topluma bir şeyler vermeyi ilke edinmiş herkesin dergisi olmasıdır. Özellikle taşrada yaşayan sesini yeni yeni çıkarmaya başlayan genç şair ve yazarlarımıza kapımızı açıp onların seslerinin edebiyatımıza karışmasını sağlamak, onları kucaklamaktır. Bu amaçla Anadolu’daki genç şair yazar kardeşlerimizin ürünleri bizleri yakından ilgilendiriyor. Onların sesi, gözü olmayı sürdürüyoruz, örnek mi? Murat Boğurcu, Özgür Boz, Kuzey Genç, Çağın Özbilgi, Taner Cindoruk, Narin Yükler, Mesut Akatay, Seyit Çelik, Yunus Sarıgül, Serkan Kılıç, Sertaç Çıralı, İdris Sezgin, Sedat Sezgin, Engin Hamamcı, Emrah Ateş bunlardan birkaçı.
Türkiye’de dergicilik ne aşamada? Maddi ve manevi ne gibi zorluklar ile karşılaşıyorsunuz? Genel anlamda Türkiye’de ne gibi sorunlar var?
Evet, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar hiç de iç açıcı değil. Bu her alanda olduğu gibi edebiyat alanına da yansıyor. Bu yüzden büyük bir okul olan Kıyı Dergisi, Beşparmak, Afrodisyas Sanat gibi önemli edebiyat dergileri birkaç yıl önce yaşamlarını sonlandırdı. Edebiyat Nöbeti çıkıp çıkmayacağını okurlarına sordu, şu anlık devam ediyor. Birkaç sayılık dergiler çıkıyor yaşamlarını devam ettiremiyorlar bu dergiler, gerçekten zor. Şehir’in böyle bir sıkıntısı yok. Bizim burada günlük gazetemiz var ve onun tesislerinde basıyoruz Şehir’i. Dolayısıyla maliyetini daha aza indirmiş oluyoruz. Biliyorsunuz Rüştü Onur 22 yıl yaşadı. Şehir dergisinin de hedefi 22 yıl. 22. yılın sonunda Şehir’e sonlanmış olacak. Böylece Rüştü Onur’un yaşamıyla özdeşleşmiş olacak.
Haber Merkezi