Amfizem hastaları için cerrahisiz yeni tedavi seçenekleri

Amfizem hastalarına cerrahi gerektirmeyen coil ve valv tedavileri umut oluyor. Doç. Dr. Nuran Katgı, bu yöntemlerle akciğerlerin daha verimli çalıştığını ve nefes darlığında belirgin rahatlama sağlandığını vurguladı.

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Güncelleme Tarihi :
  • Kaynak : BÜLTEN
Amfizem hastaları için cerrahisiz yeni tedavi seçenekleri haberinin görseli

Akciğerlerdeki hava keseciklerinin geri dönüşü olmayan şekilde hasar görmesi sonucu ortaya çıkan amfizem, hastalarda şiddetli nefes darlığına yol açarak yaşam kalitesini ciddi biçimde düşüren önemli bir solunum yolu hastalığı olarak biliniyor. Günümüzde, cerrahi müdahale gerektirmeyen coil ve valv tedavileri, hastalar için yeni bir umut sunuyor. Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Nuran Katgı, cerrahisiz yöntemlerle akciğerlerin daha verimli çalışmasının sağlanabildiğini ve hastaların nefes darlığında belirgin bir rahatlama yaşadığını aktardı.

Akciğerdeki kalıcı yapısal hasar sonucu hava keseciklerinin genişlemesi ve solunum kapasitesinin giderek azalmasıyla ilerleyen amfizem, hastaların günlük yaşamını ciddi şekilde kısıtlayan önemli bir solunum yolu hastalığı olarak öne çıkıyor. Geleneksel cerrahi yöntemlerin yanı sıra, son yıllarda bronş içinden kesisiz olarak uygulanan coil ve valv tedavileri, özellikle cerrahiye uygun olmayan hastalar için yeni bir umut olarak değerlendiriliyor. Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nuran Katgı, bu modern yaklaşımların hava tuzaklanmasını azaltarak akciğerin daha etkin çalışmasını sağladığını ve hastalarda belirgin nefes rahatlaması sunduğunu vurguladı.

- REKLAM -

Doç. Dr. Nuran Katgı, “Son yıllarda, amfizem tedavisinde cerrahi dışı, daha hedefe yönelik yöntemler ön plana çıkmaktadır. Özellikle cerrahiye uygun olmayan ya da cerrahiden kaçınan hastalar için geliştirilen bronkoskopik volüm düşürücü yöntemler, güncel tedavi seçenekleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. Coil (spiral) tedavisi ve endobronşiyal valv uygulamaları, kesi gerektirmeden bronkoskopi yoluyla uygulanan cerrahisiz yaklaşımlar olarak dikkat çekmektedir. Bu işlemler, hasarlı akciğer alanlarının solunum üzerindeki olumsuz etkisini azaltmayı ve daha sağlıklı bölgelerin daha etkin çalışmasını hedeflemektedir” diye konuştu.

CERRAHİYE UYGUN OLMAYAN HASTALAR İÇİN GÜVENLİ BİR SEÇENEK

Bronkoskopik volüm düşürücü işlemlerin, özellikle ileri evre amfizem tanısı bulunan ve optimal ilaç tedavisi ile solunum rehabilitasyonuna rağmen nefes darlığı devam eden hastalarda gündeme geldiğini dile getiren Doç. Dr. Nuran Katgı, “Bunun yanı sıra açık cerrahi açısından yüksek risk taşıyan, ileri yaşta olan veya ek hastalıkları nedeniyle cerrahiye uygun bulunmayan hastalar için önemli bir tedavi alternatifi oluşturmaktadır. Ayrıca akciğer nakli için sıra bekleyen hastaya vakit kazandırmak için de iyi bir yöntemdir. Hasta seçimi, multidisipliner bir değerlendirme süreci sonunda, bireysel klinik özellikler dikkate alınarak yapılmaktadır” dedi. Söz konusu yöntemlerin hastalığı ortadan kaldırmadığını ancak semptom kontrolü sağlayarak, yaşam kalitesini iyi bir noktaya taşımada önemli rol oynadığını dile getiren Doç. Dr. Nuran Katgı, “Bronkoskopik volüm düşürücü yöntemler, amfizemin temel patofizyolojik sorunlarından biri olan hava tuzaklanmasını azaltmayı hedefler. Aşırı şişmiş ve solunuma katkısı azalmış, bununla birlikte sağlıklı akciğer dokusunun da genişlemesini engelleyen akciğer bölgelerinin etkisinin azaltılmasıyla, diyafram ve solunum kaslarının daha verimli çalışması sağlanır. Bu durum klinik olarak hastalara nefes darlığında azalma, efor kapasitesinde artış ve günlük aktivitelerde daha rahat hareket edebilme şeklinde yansır” sözlerini kaydetti. Doç. Dr. Nuran Katgı, “Bronkoskopik yöntemler, açık cerrahiye kıyasla daha düşük komplikasyon riski, daha kısa hastanede yatış süresi ve daha hızlı iyileşme süreci sunmaktadır. Özellikle cerrahi sonrası risklerin yüksek olduğu hasta gruplarında, daha güvenli ve daha konforlu bir seçenek olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca kesi gerektirmemesi, hastaların günlük yaşama daha kısa sürede dönebilmesine olanak tanır” dedi.

- REKLAM -

“HER AMFİZEM HASTASI COIL TEDAVİSİ İÇİN UYGUN DEĞİL”

Her amfizem hastasının coil tedavisi için uygun olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Nuran Katgı, hastanın akciğer dokusunun yapısı, eşlik eden hastalıklar ve genel solunum kapasitesinin mutlaka detaylı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Nuran Katgı, “Uygun hasta seçimi ve işlemin deneyimli ellerde gerçekleştirilmesi, tedavinin başarısını belirleyen en önemli faktörler arasında yer almaktadır” dedi. Coil tedavisinin hangi amfizem tiplerinde tercih edildiğini hakkında da bilgi veren Doç. Dr. Nuran Katgı, “Coil tedavisi, akciğer hasarının daha yaygın ve homojen dağılım gösterdiği amfizem tiplerinde tercih edildiği gibi en iyi etkisi bölgesel hasarlı, heterojen amfizem tipinde görülür. Akciğerin yalnızca tek bir bölgesinin değil, geniş alanlarının etkilendiği hastalarda coil tedavisi, solunum mekaniklerini genel olarak iyileştirmeyi amaçlayan etkili bir seçenek sunmaktadır” diye konuştu. Öte yandan akıllı tel olarak da adlandırılan spirallerin işlevine değinen Doç. Dr. Nuran Katgı, “Akıllı tel olarak da adlandırılan spiraller, bronkoskopi sırasında akciğer dokusu içine yerleştirildikten sonra kendi doğal şeklini alarak kendi ekseni etrafında kıvrılır. Bu kıvrılma etkisi, hasarlı ve aşırı şişmiş akciğer alanlarının hacmini azaltır. Böylece akciğer dokusu daha kompakt hale gelir, hava hapsi azalır ve solunum mekanikleri daha dengeli çalışmaya başlar” dedi. 

“VALV VE COIL TEDAVİSİ HASTAYA ÖZEL SEÇİLİYOR”

Valv tedavisi hakkında da bilgi veren Doç. Dr. Nuran Katgı, ‘valv mi, coil mi?’ sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Endobronşiyal valv tedavisi, akciğer hasarının belirli bir bölgede yoğunlaştığı amfizem hastalarında daha uygun bir seçenektir. Hedeflenen akciğer bölgesinin anatomik özellikleri ve solunum üzerindeki etkisi, hasta seçiminde temel kriterler arasında yer alır. Valv tedavisinin başarılı olabilmesi için hedeflenen akciğer bölgesine yan yollardan hava girişi olmaması gerekir. Çünkü tedavideki asıl amaç hasarlı bölgeyi mekanik olarak tıkama yoluyla hava girişinin engellenmesi, sekresyon çıkışına izin verilmesidir. Kollateral ventilasyonun varlığı, valv uygulamasının etkisini azaltan en önemli faktörlerden biridir. Bu nedenle işlem öncesi yapılan detaylı değerlendirmeler, tedavi başarısı açısından kritik öneme sahiptir. Valv mi yoksa coil mi uygulanacağına; amfizemin akciğer içindeki dağılımı, kollateral ventilasyon durumu ve hastanın genel klinik özellikleri değerlendirilerek karar verilir. Bazı hastalarda valv tedavisi daha uygunken, bazı hastalarda coil uygulaması daha iyi sonuçlar sağlayabilir. Valv uygulaması sonrasında hedeflenen akciğer bölgesinde hacim küçülmesi sağlanır. Bu durum, daha sağlıklı akciğer alanlarının solunuma daha etkin katılmasına olanak tanır. Sonuç olarak nefes darlığında azalma, efor kapasitesinde artış ve yaşam kalitesinde iyileşme gözlenir.”

- REKLAM -

Kaynak : BÜLTEN

Okumaya Devam Et

Aşağı kaydırmaya devam edebilir veya ilgi alanınıza göre seçim yapabilirsiniz.