Bitki çayları ile iyi olun

Kilo sorunu olan pek çok kişinin zayıflama amacıyla kullandığı bitki çayları yarar yerine zarar verebiliyor. Diyetisyen Derya Zünbülcan, bitki çayları hakkında genel bilgiler vererek, hangi hastalıkta hangi çayın tüketilmesi gerektiğini anlattı


  • Oluşturulma Tarihi : 20.03.2016 08:53
  • Güncelleme Tarihi : 20.03.2016 08:53
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Bitki çayları ile iyi olun

EMİNE YALÇIN

Diyetisyen Derya Zünbülcan, bitki çaylarındaki bileşenlerin birbiriyle ve kullanılan ilaçlarla etkileşime girebileceğini ifade ederek, kullanılan ilaç varsa bir uzmana danışmadan bitki çayının tüketiminden kaçınılması gerektiğini vurguladı.

Çayın, yaklaşık beş bin yıldır keyifle yudumlanan en eski ve en basit şifa kaynaklarından biri olduğunu söyleyen Diyetisyen Derya Zünbülcan, Çince ‘chai’ kelimesinden gelen çayın, demlendiği bitkinin sahip olduğu yüzlerce farklı antioksidan, fitokimyasal bileşikler, mineral ve vitaminler sayesinde soğuk algınlığından koruduğunu, öksürüğü hafiflettiğini ve kişinin kendisini yeniden iyi hissetmesini sağladığını ifade etti.

HER BİTKİNİN İÇERDİĞİ AKTİF MADDE FARKLI

Zünbülcan, bitki çayı demlerken dikkat edilmesi gereken en önemli şeylerden birisinin demlenen bitkiyi tanımak olduğunu belirterek, her bitkinin içerdiği aktif maddenin farklı olduğunu söyledi. Zünbülcan, “Bu nedenle önerimiz bilinmeyen karışımların yapılmaması, çayların tek başına tüketilmesidir. Yaza girmeden fit olmak, metabolizmasını çalıştırmak isteyenler için yeşil çay, limon kabuğu, tarçın karışımı evde hazırlanabilecek en doğal ve kolay karışımlardan biridir. Herhangi bir sağlık problemi olan kişiler bu karşımı uzmana danışmadan tüketmemelidir” diye konuştu.

YARARDAN ÇOK ZARAR VERİR

Bitki çayının sağlığa katkı sağlayabilmesi için demlendiği sürenin ve sıcaklığın önemli olduğuna da dikkat çeken Zünbülcan, “Olması gerekenden uzun demlenen çaylarda içerisinde bulunan sağlığa yararlı bileşikler yüksek sıcaklığa olması gerekenden fazla maruz kalır. Bu da bitki çayının sağlığa yarardan çok zarar vermesine neden olur” şeklinde konuştu.

GÜNDE 2-3 FİNCAN

Zünbülcan, hamilelik döneminin özel bir süreç olduğunu, yanlış bitki çayı kullanımının bebekte hasara, kimi zaman da düşmeye neden olabileceğini belirterek, hamile olan kişinin bitki çayı kullanmadan evvel mutlaka bir uzmana danışması gerektiğini tavsiye etti. Zünbülcan, “Aşırı bitki çayı tüketimi karaciğer hasarı başta olmak üzere birçok sağlık sorununa neden olabilir. Sağlık problemi ile karşılaşmamak için bitki çayı tüketiminin günde 2-3 fincanı geçmemesine dikkat edilmelidir” ifadelerini kullandı.

HANGİ HASTALIKTA HANGİ ÇAY TÜKETİLMELİ

Zünbülcan, hangi hastalıkta hangi çayın tüketilmesi gerektiğini ise şu şekilde sıraladı:

“Adaçayı: Soğuk algınlığında, boğaz iltihaplarında, gaz ve şişkinlik gibi mide ve barsak sistemi sorunlarında etkilidir. Farenjit, ginjivit gibi rahatsızlıklarda gargara amaçlı kullanılmaya müsait uçucu yağlar içerir. Hamileler adaçayından uzak kalmalıdır.

Anason: Soğuk algınlığı şikâyetlerini giderir, bulantı hissinin bastırılmasını sağlar, emziren annede süt arttırır. Sabah akşam bal ile hazırlanan anason çayı öksürükte balgamı sökmek için birebirdir.

Ayva: Anason gibi öksürükte kullanılan bir başka şey ayvadır. İçerdiği siyanogenetik gilikozitler sayesinde öksürüğü durdurucu etkisi vardır. Ihlamur ile birlikte kaynatılırsa boğazın yumuşatılmasını sağlar. Aşırısı zehirlenmelere yol açabileceği için kullanım miktarına dikkat edilmelidir.

Ekinezya: Üst solunum yolu enfeksiyonundan korunmak ve tedavisine yardımcı olmak amacıyla kullanılan önemli bir bitkidir. İçerisinde bulunan kafeik asit, klorojeik asit, çeşitli uçucu yağ asitleri, glikoprotienler, alkamitler ile virüslerin öldürülmesinde etkilidir. Adaçayı ve ekinezya ile hazırlanan gargara boğazda iyi bir dezenfektan görevi görür.

Kuşburnu: Önemli bir C vitamini kaynağı olan kuşburnu böbrek taşının düşürülmesinde, soğuk algınlığının hafifletilmesinde, kilo kontrolünde önemlidir. Soğuk algınlığından korunmak için günde 1-2 fincan kuşburnu çayı içmelidir.”

Haber Merkezi