6 Eylül 2026, Pazar 12:56
32°C İzmir

Uzmanından kritik uyarı: Sigara içmeyenler de risk altında

Sigara kullanmayan kişilerde de görülebilen akciğer hastalıklarına dikkat çeken Doç. Dr. Nuran Katgı, hava kirliliği, mesleki maruziyetler ve ev içi kirleticilerin akciğer sağlığı üzerindeki etkilerine karşı uyararak, “Ne içtiğimiz kadar, ne soluduğumuz da önemli” mesajı verdi

  • Oluşturulma:
  • Kaynak: BÜLTEN
Uzmanından kritik uyarı: Sigara içmeyenler de risk altında haberinin görseli
6 dk okuma süresi

Sigara kullanımı, akciğer hastalıkları açısından en önemli önlenebilir risk faktörleri arasında yer alırken, hiç sigara içmeyen kişilerde ortaya çıkan hastalıklar çevresel koşulların da göz ardı edilmemesi gerektiğini gösteriyor. Astım, kronik hava yolu hastalıkları, interstisyel akciğer hastalıkları ve akciğer kanseri gibi ciddi sağlık sorunlarının sigara kullanmayan kişilerde de görülebildiğine dikkat çeken Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nuran Katgı, hastaların değerlendirilmesinde sigara öyküsünün yanı sıra çevresel ve mesleki maruziyetlerin de sorgulanması gerektiğini belirtti.

“SİGARA KULLANMAYANLARDA DA GÖĞÜS HASTALIKLARIYLA KARŞILAŞABİLİYORUZ”

Sigara kullanmamanın akciğerleri korumak adına atılabilecek en önemli adımlardan biri olduğunu vurgulayan Katgı, buna rağmen sigara kullanmayan kişilerde de çeşitli göğüs hastalıklarıyla karşılaşılabildiğini ifade etti. Bu hastalarda hava kirliliği, iş ortamındaki zararlı maddeler, ev içindeki kirleticiler, kullanılan yakıtlar, radon, genetik yatkınlık ve daha önce geçirilen bazı solunum yolu hastalıklarının önemli risk unsurları arasında bulunduğunu söyledi. Doç. Dr. Nuran Katgı, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ancak klinik pratikte hiç sigara kullanmamış kişilerde de göğüs hastalıklarıyla karşılaşabiliyoruz. Bu hastalarda sigara dışındaki risk faktörleri sorgulandığında hava kirliliği, mesleki maruziyetler, ev içi kirleticiler, kullanılan yakıtlar, radon, genetik yatkınlık ve geçirilmiş bazı solunum yolu hastalıkları gibi pek çok etken karşımıza çıkabiliyor.”

AKCİĞER SAĞLIĞINDA YALNIZCA SİGARA ÖYKÜSÜ YETERLİ DEĞİL

- REKLAM -

Özellikle büyük kentlerde yaşayan insanların uzun yıllar boyunca farkında olmadan düşük yoğunlukta ancak sürekli çevresel kirleticilere maruz kalabileceğini belirten Katgı, bu nedenle akciğer sağlığı değerlendirilirken yaşam ve çalışma koşullarının da dikkate alınması gerektiğini dile getirdi. Katgı, “Bu nedenle artık akciğer sağlığını değerlendirirken yalnızca ‘Sigara içiyor musunuz?’ sorusunu sormak yeterli değil. ‘Nasıl bir çevrede yaşıyorsunuz, hangi havayı soluyorsunuz, işiniz nedir ve gün içinde ne tür kirleticilere maruz kalıyorsunuz?’ soruları da önem kazanıyor. Sigarasız yaşam çok önemli bir koruma sağlıyor ancak akciğer sağlığının tek belirleyicisi değil” dedi.

İNCE PARTİKÜLLER AKCİĞER DOKUSUNA KADAR İLERLEYEBİLİYOR

Hava kirliliğinin önemli bileşenlerinden biri olan PM2.5 partiküllerinin son derece küçük boyutları nedeniyle solunum sisteminin doğal savunma mekanizmalarını aşarak akciğerlerin daha derin bölgelerine ulaşabildiğini aktaran Katgı, uzun süreli maruziyetin vücutta inflamatuvar süreçleri tetikleyebileceğini söyledi. Bu tür maruziyetlerin hava yollarında aşırı duyarlılık, epitel hasarı ve akciğer dokusunda kronik inflamatuvar değişikliklere yol açabileceğini belirten Katgı, PM2.5'in etkilerinin yalnızca solunum sistemiyle sınırlı kalmayabileceğine de dikkat çekti. Çok küçük partiküllerin neden olduğu inflamasyonun dolaşım sistemi üzerinden kardiyovasküler sağlığı da etkileyebileceğini ifade etti. Uzayan sıcak hava dalgaları, kuraklık ve orman yangınlarının da ince partikül miktarını artırarak hava kirliliğine bağlı maruziyeti yükseltebildiğini kaydeden Katgı, özellikle kentlerde yaşayanların bu risklere karşı daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.

TRAFİK, İŞ ORTAMI VE KENT YAŞAMI RİSKİ ARTIRIYOR

- REKLAM -

Hava kirliliğinin bireysel tercihlerle tamamen önlenemeyen, geniş toplum kesimlerini etkileyen bir sağlık sorunu olduğunu belirten Katgı, özellikle yoğun trafik bölgelerinde yaşayan ve çalışanların daha fazla risk altında olabileceğini söyledi. Katgı, bu konuda şu değerlendirmede bulundu: “Bir insan sigara içmemeyi seçebilir, sigara içilen bir ortamdan uzaklaşabilir ancak yaşadığı şehrin havasını solumamayı seçemez. Bu nedenle bireysel düzeyde sigara daha yoğun bir toksik maruziyet oluştururken, hava kirliliği toplum düzeyinde çok geniş bir sağlık yükü yaratabiliyor. Özellikle yoğun trafik bulunan caddelerde yaşayanlar, uzun süre trafikte kalanlar, açık havada çalışanlar ve egzoz emisyonlarına mesleki olarak maruz kalanlarda toplam maruziyet daha fazla olabiliyor.”

HAVA KALİTESİ DE GÜNLÜK YAŞAMIN PARÇASI OLMALI

Hava kirliliğinin oluşturduğu sağlık sorunlarının başlangıç aşamasında belirgin ve özgül belirtiler vermeyebileceğini söyleyen Katgı, boğazda yanma ve tahriş, kuru öksürük, gözlerde yanma, burun şikâyetleri, göğüste sıkışma, hırıltı ve özellikle eforla ortaya çıkan nefes darlığının dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında bulunduğunu belirtti. Hava kalitesinin de hava durumu kadar yakından takip edilmesi gerektiğini ifade eden Katgı, sözlerini şöyle tamamladı: “Hava durumuna bakar gibi hava kalitesine de bakmak, alışkanlık haline getirilmeli. Hava kalitesinin kötü olduğu günlerde özellikle açık havada uzun süreli ve yoğun egzersizi sınırlamak yararlı olabilir. Yoğun trafik bulunan bir ana caddenin kenarında koşmak yerine araç trafiğinden uzak bir parkta veya daha sakin bir güzergâhta yürümek maruziyeti azaltabilir. Ev içi hava kalitesi de göz ardı edilmemeli. Sigara içmek, katı yakıtlar, yoğun duman oluşturan yanma kaynakları ve yetersiz havalandırma iç ortam partikül yükünü artırabilir. Öte yandan hava kirliliğinin yalnızca bireyin kendisini korumasıyla çözülebilecek bir sağlık problemi olmadığını unutmamak gerekiyor. Temiz enerji kullanımı, trafik ve emisyonların azaltılması, toplu taşımanın geliştirilmesi, şehir planlaması ve hava kalitesinin düzenli izlenmesi gibi toplumsal politikalar asıl belirleyici adımlardır. Akciğer sağlığını korumak için yıllardır ‘sigara içmeyin’ diyoruz. Buna artık bir cümle daha eklememiz gerekiyor: Ne içtiğimiz kadar, ne soluduğumuz da önemli.”

Kaynak: BÜLTEN

İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.