Emekli öğretmen Dilek Işık, yıllarca yorgunluk sanarak yaşadığı şiddetli çarpıntıların aslında SVT (Supraventriküler Taşikardi) kaynaklı bir ritim bozukluğu olduğunu 50’li yaşlarında öğrendi. Nabzının zaman zaman 224’e kadar çıktığı ataklar sonrası Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay kontrolünde yaklaşık dört yıl ilaç tedavisi gören Işık, son yaşadığı şiddetli atağın ardından korktuğu için ertelediği ablasyon işlemine karar verdi. Başarılı geçen girişimsel tedavi sonrası sağlığına kavuşan Dilek Işık, uzun süredir ertelediği hayallerine ilk adımını atarak seyahat planı yaptı.
“KALBİM BİR SAAT BOYUNCA 200’ÜN ÜZERİNDE ATIYORDU”
SVT hastalığına ilişkin yaşadıklarını aktaran Dilek Işık, şu ifadeleri kullandı: “Geriye dönüp baktığımda tanı almadan önce yaşadığım olayların da SVT olduğunu fark ettim. Nefes alamama, şiddetli kalp çarpıntısı… Kalbimin ayak parmağımda attığını hissettiğim zamanlar oldu. Ama ben bunları ‘Hep yorgunluktur geçer’ diye yorumluyordum. Normalde emekli öğretmenim ama aynı zamanda çiftlikte çalışıyorum. Her akşam yattığımda gün içinde kalp çarpıntılarını yoğun hissettiğimde hep yorgunluğa bağladım. Ta ki 3-4 yıl kadar önce… Çok güçlü bir atak yaşadım. Tesadüfen de hastaneye yakın bir yerdeydim. Hastaneye ulaşıp muayene edildiğimde kalp atış hızımın 224’e çıktığı görüldü. Kalbim bu hızda dakikalarca atıyordu. İlaç vererek sakinleştirdiler ve orada tanı aldım. Aldığım tanı sonrası hekim arayışına girdim ve Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay’ı buldum. Yıllardır onun takibi altındayım. Bu süreçte küçük ataklar vardı ama iki hafta önce yeniden büyük bir atak yaşadım. Tesadüf bu ya o gün de Medicana’da kontrolüm vardı ve bir şekilde acile yetişebildim. Kalbim bir saat boyunca 200’ün üzerinde atıyordu. Bunun üzerine ablasyon uygulamasına karar verdik.”
“ABLASYON İŞLEMİ SONRASI KALP ATIŞIM 50’YE İNDİ”
Ablasyon işlemi sonrasında kalp atış hızının 50’lere indiğini paylaşan Dilek Işık, hastalık sürecinde yaşadığı sorunları aktardı. Dilek Işık, “Ben 4 yıl önce aslında ablasyon olmak istedim ama korktum. Bir aksilik olursa diye. Bunları düşününce böyle yaşarım gibi geldi. Ataklar deprem gibi geçiririm diye düşündüm. Korkudan erteledim. Ama korkacağım bir şey olmadığını yaşayınca gördüm. Bilseydim 4 yıl önce bu işlemi olurdum. Bu hastalıkta en rahatsız edici şey nefes alamamak, atak yaşamak sonrasında bitkin de bırakıyor. Umarım bundan sonra yaşamam” dedi. Hastalık nedeniyle ertelediği hayallerini artık gerçekleştirebilmenin sevincini aktaran Dilek Işık, “Benim hayalim çiftçi olmak, çiftliğim var. Bu tanıyı aldıktan sonra işlerimi yavaşlatmak zorunda kaldım. Bizzat kendim çalışamadım başında bir yere giderken tedirgin gidiyorsunuz. Eşim hiçbir yere tek başıma göndermemeye başladı. Şimdi de bilet aldık, yurt dışına tatile gideceğiz. Artık daha özgür bir yaşamım olacağını umuyorum. Yeni bir başlangıç olarak görüyorum” ifadelerini kullandı.
“PANİK ATAKLARDA TANSİYON YÜKSELİR STV’DE DÜŞER”
Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, Dilek Işık’ın geçirdiği supraventriküler taşikardi (SVT) hastalığına ilişkin bilgi verdi. Uzm. Dr. Oskay, “SVT toplumda kalp damar hastalığı kadar bilinmeyen; çok fazla tanısı olmayan bir hastalık. Bu hastalıkta özelikle kalbin aniden 60-70 hızdan 200’lü hızlara kadar yükselmesi; kişinin bayılmasına, bu nedenle bir beyin kanaması geçirmesine, kişinin kalp spazmı geçirmesine, tekrarlayan ataklarda kalp yetmezliği geçirmesine neden olan bir durum oluşturabiliyor. Kitaplarda yılda 3-4 atak denir ama ilk atakta bile kalp spazmını tetikler nitelikteyse ablasyon önerilmelidir. Ablasyon ‘yok etme’ demek. Ablasyon işleminde kalpte fazladan bulunan sinir lifine müdahale ediliyor. Çok incelikli bir işlem çünkü olması gereken sinir lifini nakış işler gibi ısı verip ortadan kaldırmak gerekiyor. Sonrasında testleri tekrarlıyoruz. İşlemi itibariyle anjiyografi ile karıştırılıyor. Kasık bölgesinden giriyoruz, kasıkta ana toplardamarı kullanıyoruz. Anjiyo gibi bilekten yapılamıyor. İşlem sırasında hastanın bilinci açık olabiliyor. İşlem sonrasında da hastayı tercihen bir gece yatırmakta fayda var. Kesisi yok. Hasta işlem sonrası günlük rutinine devam edebilir. Sonrasında ilaçsız olarak gözlemliyoruz” açıklamasını yaptı. SVT’nin panik atak gibi hastalıklarla karıştırılabildiğini ve de çoğu hastanın tanı konulmadan yaşadığını belirten Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, özellikle hastalığın panik atakla farkına dikkat çekti. Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, “SVT’nin panik ataktan farklı hiçbir neden olmadan başlar. Doğal akışta her şey çok yolundayken de başlayabilir. Panik atak genelde yarım saat içinde sonlanır. Ama SVT’lerde atağın ne kadar süreceğini ve acile gitmeden ilaç almadan sonlanamayacağını bilmek gerekiyor. Bu farkındalığı yaratıp acile başvurulması en doğrusu. Panik ataklarda tansiyon yükselir ama SVT’de tansiyon düşebilir” dedi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın